Günümüz Türkiye’sinin en önemli problemlerinden biri bu durum: Lafa gelince çoğunluğun doğru söylemesi, icraata gelince ise çoğunluğun yanlış davranması. İmam-ı Azam Ebu Hanife’ye bir çocuk getirirler. Çocuğun bal yemeden duramıyor, bala karşı alerjisi olduğu için vücudunda yaralar çıkıyormuş. Ana-baba üzüntü içerisinde İmam-ı Azam’a durumu anlatırlar: 'Nice hekimlere gittik, nice tedbirler aldık, fakat nafile. Ne tedavi imkanı bulduk, ne de çocuğu bal yemekten vazgeçirebildik. Nihayet, tavsiye üzerine size geldik.' İmam-ı Azam çocuğun ailesini dinledikten sonra, ‘kırk gün sonra gelin’ der. Aile zaten gergin bir haleti ruhiye içerisindedir. İmam’ın anlam veremedikleri ‘kırk gün sonra gelin’ cümlesine içten içe öfkelenirler. Başka çare yok diyerek kırk gün sonra çocukla beraber gelirler. İmam-ı Azam çocukla kısa bir görüşme yaptıktan sonra müşfik bir eda ile çocuğa ‘bundan sonra bal yeme evladım’ der. Sonra da çocuğun ailesine, ‘tamam gideb...