Öğrenilmiş Çaresizlikten Öğrenilmiş İyimserliğe



Psikoloji ve eğitimde çok konuşulan konular vardır. Bunlardan bir tanesi de öğrenilmiş çaresizlik. Üzerinden deneyler yapılan, makaleler yazılan bir konu. Kısaca tanımlayacak olursak, öğrenilmiş çaresizlik, başarısızlıkla neticelenen girişimlerden sonra başarmaya olan inancın kaybolması, basit amaçlarda bile başarısızlık tedirginliğiyle girişimde bulunmama hali olarak ifade edilebilir. Öğrenilmiş çaresizlik durumu insanın hayatını bir çok açıdan olumsuz yönde etkiler. Ancak bu yazımda öğrenilmiş çaresizlikten çok bahsetmeyeceğim. Bir bakıma öğrenilmiş çaresizliğin karşılığı olabilecek öğrenilmiş iyimserlikten bahsedeceğim. 

Psikoloji ve eğitimde çok konuşulan konular vardır. Bunlardan bir tanesi de öğrenilmiş çaresizlik. Üzerinden deneyler yapılan, makale...

2017'ye Doğru Hayaller, Dilekler ve Hedefler #Mim



Bir senenin daha sonuna yaklaştığımız şu günlerde blogger arkadaşlarımız bir mim başlamış. Daha Mutlu Yaşam blogunun yazarı, Yurdagül Çelik bu mimde beni mimlemiş. Kendisine çok teşekkür ediyorum. Mim yazısını buradan okuyabilirsiniz.


İşte Sorular😉👇👇
  1.  Kimse mükemmel değildir ama yine de eksikleri düzeltmek mümkün. Huylu huyundan geçmez mi dersin? Yoksa şu huyumu değiştirsem hiç fena olmaz mı? Nedir o huyun? 2017 için kendinde değiştirmek istediklerin neler?. 
Mutlaka kimse mükemmel değildir. Hepimin iyi-kötü, zayıf-güçlü yanları var. Bazılarını değiştirmek mümkün olmazken bazıları biraz gayret ile değişebilecek şeyler. Kendimle alakalı değiştirmek istediklerim çok az oluyor; şöyle ki, her geçen günle beraber bazı huylarımın kendiliğinden ve ben farkında olmadan değiştiğini hissediyorum. Zamanın getirmiş olduğu tecrübeler bazı huylarımı otomatik olarak değiştiriyor. 2017 senesi için düşünecek olursam, son zamanlarda biraz atalet içerisindeyim. Bu tembellik ve atalet sürecinden kurtulmaya çalışıyorum. 2017 için kendimdeki ataleti, enerji ve coşkuyla değiştirmek istiyorum.
  1. Meşhur Alaaddin'in Sihirli Lambası oldu ya kucağına düştü. Ve tabi ki 3 dilek hakkı verdi. Dikkatli düşün, klavyenden çıkan her cümleyi gerçeğe dönüştürebilir. Ne dilerdin?
Duanın gücüne inanan biri olarak, dileklerimi dualarımda dile getiriyorum. Ama hayatımıza neyin, nereden geleceği çok belli olmuyor, bazı zamanlarda. Gün olur, bir mucize ile uyanırım ve dileklerime ulaşmak hatta tercih etmek mümkün olur. Öyle bir durum olursa üç dileğim; iman çizgisinde bir hayat, sağlıklı ömür, doğal mekanlarda ailemle sakin bir hayat. 
  1. Şimdi gerçek hayata dönüyoruz, evin, çocukların, kendin, kedin.. için yeni yılda neler yapmak var aklında? Şimdiden düşünelim ki, yeni yıl kapıda hazırlıksız yakalanmayalım :)
2017 için tayin planları yapıyorum. MEB’de çalışan bir Psikolojik Danışman ve Rehber öğretmenim ve 4 senedir Kars'tayım. Yaz tatili ile tayin düşünüyorum. Gezi planlarımda var ama netleşmiş değil henüz. Atanacağım yere göre gezi planlarım şekillenmiş olacak.

  1. Piyangodan büyük ikramiye çıksa hepimiz dünyayı gezeriz değil mi? Sen neler yapmak isterdin? Bir de şöyle düşün, o istediklerin için çok  para şart mı? Belki de değildir.
Bu soruya cevabım biraz kısa olacak. Şu ana kadar hiç piyango bileti almadım. Şu an için almayı da düşünmüyorum. Genel olarak hayallerim para ile bağlantılı olmayan şeyler olduğu işin bu tür şeyleri çok düşünmüyorum. 
  1. Para para para. Para harcamadan da gerçekleştirebileceğin hayallerin vardır elbet. Haydi onları da paylaş, bekliyoruz. 
Para olmadan bazı şeyleri yapmak mümkün olmuyor. Ama para olmadan mutlu olmak mümkün. Sıcak, samimi ilişkilerin olduğu aile ve dostlar oldukça para önemini yitiriyor. Huzurlu bir hayatın devamlılığını istiyorum ve o da bedava. Ve bedava demişken Orhan Veli'nin bir şiirini paylaşmadan geçemeyeceğim. 

Bedava yaşıyoruz, bedava;
Hava bedava, bulut bedava;
.....
Kelle fiyatına hürriyet,
Esirlik bedava;
Bedava yaşıyoruz, bedava.


Bu konuda yazmak isteyen, kendini 2017’ye hazırlayan herkesi mimliyorum.

Bir senenin daha sonuna yaklaştığımız şu günlerde blogger arkadaşlarımız bir mim başlamış. Daha Mutlu Yaşam blogunun yazarı, Yurdagül...

Dikkat Dağınıklığı Olanlara Tavsiyeler


Günümüz insanlarının yakındığı hususlardan biri, dikkat dağınıklığı. Kime sorsak, 'dikkatim çabuk dağılıyor, bir işe başlıyorum ama dikkatimi uzun süre veremiyorum' gibi cümleler duyuyoruz.
Dikkat dağınıklığının bir çok sebebi var; yapılan çalışmalar yediğimiz gıdalardan, soluduğumuz havaya kadar bir çok faktörün dikkat üzerinde etkisi olduğunu gösteriyor. Ve öyle ki, dikkatimizi olumsuz etkileyen bazı şeyleri hayatımızdan atmamız mümkün değil.

Bu yazımda dikkat dağınıklığını azaltabilecek bazı zihinsel egzersizler üzerinde duracağım.

  1. Düzenli olarak kitap okumak: Düzenli olarak kitap okumak dikkat süresini artıracaktır. Okuma yaparken önemli yerlerin altını çizme, göz gezdirme gibi yöntemler kullanılabilir.
  2. Sesli okumalar yapmak: Günlük olarak yapılan yüksek sesle kitap okuma egzersizleri dikkat süresini artıracaktır. Aynı zamanda hafızayı da kuvvetlendirir.
  3. Alakasız kelime ezberleri yapmak: Birbiriyle alakalı olmayan kelime ezberleri yapmak dikkat süresinin artmasını sağlayacaktır. Mesela, coğrafya ile alakalı bir terim ezberlenip hemen akabinde tarihten bir kelimenin anlamı öğrenilebilir.
  4. Zihinsel matematik işlemleri: Kağıt-kalem veya hesap makinası kullanmadan zihinden yapılan basit toplama-çıkarma işlemleri dikkat süresini artıracaktır. 
  5. Ritmik sayımlar yapmak: 2’şerli, 3’erli ritmik sayımlar yapmak dikkat süresini artırır.
  6. Birebir çizimler yapmak: Özellikle karmaşık olabilecek şekilleri bakarak ve aynı olacak şekilde çizmeye çalışmak dikkat süresini artıracaktır. (Hattat veya ressamlar çok fazla dikkat problemi yaşamaz.)
  7. Düzenli olarak yazı yazmak: Düzenli olarak yazı yazmak dikkat dağınıklığını azaltacaktır. Çeşitli konularda denemeler, günlükler, özet yazıları dikkat süresini artırır.

Günümüz insanlarının yakındığı hususlardan biri, dikkat dağınıklığı. Kime sorsak, 'dikkatim çabuk dağılıyor, bir işe başlıyorum ama d...

Kırk Yıllık Kani, Olur mu Yani?


Bugün hepimizin çokça duyduğu, kullandığı bir sözün hikayesini anlatacağım. 
Hepimizin bu kadar da olmaz, uzun  zamandan beri bu şekilde devam ederken birden değişmez, manalarında kullandığımız sözlerden biri: 
                                                       ‘Kırk yıllık Kani, olur mu Yani?’

Söz Osmanlı Döneminde yaşayan şair, edib ve katip Tokatlı Ebubekir Kani Efendi’ye aittir. Ebubekir Kani Efendi Tokat'ta şiirle iştigal ederken, devrin yöneticilerinden birinin şiirlerini görmesi ve beğenmesi üzerine İstanbul'a gelir. Sonrasında Ebubekir Kani Efendi çeşitli şehirlerde katiplik vazifesi yapar. Muhtelif şehirlerden sonra vazifesini ifa etmek üzere Bükreş'e tayin olunur. Gene katiplik vazifesi için.

Ebubekir Kani Efendi burada bir Rum kızına sevdalanır. Kız hristiyandır ve şehrin önde gelen hristiyan ailelerinden birine mensuptur. Ebubekir Kani Edendi, aşkından işini yapamaz hale gelir, günlük meşgalelerini unutur. Gel zaman git zaman Kani Efendi, kıza derdini açıklar. Kızın verdiği cevap Kani Efendiyi zor durumda bırakacak cinstendir: 'Dinini değiştirip Hristiyan olursan seninle evlenirim.' Kani Efendi hiç beklemeden ve tereddütsüz nükteli bir şekilde cevap verir: 
                                                  'Kırk yıllık Kani, Olur mu Yani.'



Dipnot:

Yani, o devirlerde  hristiyan erkekler tarafından kullanılan bir isimdir. Kani Edendi bu sözüyle nükteli bir üslup ile 'müslüman biri dininden başka bir dine geçmez, Yani olmaz', bende dinimi ve ismimi değiştirmem demek istemiştir. 

Bugün hepimizin çokça duyduğu, kullandığı bir sözün hikayesini anlatacağım.  Hepimizin bu kadar da olmaz, uzun  zamandan beri bu şeki...

Kars Any Harabeleri


Malazgirt zaferinin Anadolunun kapılarını Türklere açtığını hepimiz biliriz. Ancak Malazgirt öncesinde Alpaslan'ın Ermeni krallığının başkenti olan Ani kentini fethettiğini çok fazla bilmeyiz. Any şehri Ermenistan'a başkentlik yapan, ticaret yolları üzerinde bulunan 100.000'in üzerinde insanın yaşadığı bir şehirdir o zamanlar. Alpaslan'ın fethinden sonra şehir İslamlaşmaya başlamış Anadolunun fethi için bir dönüm noktası olmuştur. Günümüzde harabe vaziyette bulunan Any, Any Antik Kenti yada Any Harabeleri olarak anılmaktadır.

Malazgirt zaferinin Anadolunun kapılarını Türklere açtığını hepimiz biliriz. Ancak Malazgirt öncesinde Alpaslan'ın Ermeni krallığı...

Ey Gafil İnsan



Her maddede ruh, her maddede can 
Her madde Allah'ı anıyor her an 
Gönül gözü ile bakmıyorsa can 
Nasıl görürsün ki ey gafil insan?


Huzuru her zaman kendinde ara 
Bedene ruh veren rabbinde ara 
Dikmişsin gözünü çok uzaklara 
Nasıl bulursun ki ey gafil insan?

Dokuz ay karnında taşıyan anan 
Hem can olmuş sana hem de canan 
Takdir etmedikçe rahmeti, Rahman 
Nasıl yaşarsın ki, ey gafil insan?

Yükselmişsin ama en son rütbeye 
Bilmezsin yolculuk nerden nereye 
Evrende kurulu bu nizam niye 
Nasıl düşünmezsin ey gafil insan?

Soruyor ya Veysel, o büyük üstad: 
Dünyaya gelmende ne idi maksad 
Bilmiyorsan eğer ahreti vuslat 
Nasıl görürsün ki ey gafil insan?

Sanırsın galiba ölüm çok uzak 
Asla bilemezsin ne kadar uzak 
Tecelli edince kaderi mutlak 
Mutlaka olursun ey gafil insan?

Kula kulluk etmek, en büyük hata 
Kuldan medet ummak en büyük hata 
Kulsun, kulluğunu bilmemek hata 
Nasıl bilmezsin ki ey gafil insan ?

Her maddede ruh, her maddede can  Her madde Allah' ı an ı yor her an  Gönül gözü ile bakmı yorsa can  Nas ıl görürsün ki ...

Aynalar Koridorunda Aşk - Mustafa Ulusoy l KitapYorum(3)



İz bırakan kitaplar listemde bu kez Mustafa Ulusoy’un Aynalar Koridorunda Aşk adlı romanı var. Aynalar Koridorunda Aşk, üniversitede bir hocamın tavsiyesiyle edindiğim, üzerinde düşünerek iki defa okuduğum etkileyici bir kitap. 


Günlük hayata dair meşgalelerimizi, insanlardan beklentilerimizi, hepimizin yaşadığı duyguları farklı açılardan ele almış yazar. İnsanlara ilişikin gözlemlerini ustalıkla kaleme dökmüş ve sevme/sevilme duygularını düşündüren ve sorgulayan bir dille ifade etmiş. Aşk insanın kalbini doldurmaya yeter mi? sualine cevap olabilecek nitelikte olaylar, duygusal karmaşalarımız hakkında kendimizi sorgulamamıza yol açıyor:
           
          Gerçekten seviyor muyuz?
          Sevilmek için mi seviyoruz?
          Sevdiğimiz için mi seviliyoruz?
          Aşk bizim için ne anlam ifade ediyor?

Kitaptan Alıntılar:

  • Aşk başkasının dünyasında var olmaktır.
  • Var olanın varlığını hissetmeyince yokluktan farkı kalmıyordu.
  • Yıldızlar gece çıkıyor. Yıldızları görmek isteyen insan geceye razı olmalı. Hayatın yıldızlarına ulaşmak istiyorsan, içindeki geceye razı olmalısın.
  • Modern çağın kabusu kötü izlenim bırakmak.
  • Sırça bir nesnenin yere düşünce parçalandığı gibi parçalanır aşklar. Aşk camdan bir nesnedir. Çok kolay kırılır ve insanı kolaylıkla kırılganlaştırır, elemde bırakıp acı çektirir. Aşk acı çekmektir, Mavi(isim). Bu kadar masum bir duygu, an olur insanın en temel acı kaynaklarından biri haline gelir. Aşkı taşımak zordur.
  • Değerli olduğunu bilemeyen biri asla sevemez, daima sevilmek ister
  • Yaşamakta değil, görünmekle meşguldüler
  • Bir insan başka birinin kalbini doldurabilir mi sence?
  • Hayatın başı ve sonu anlaşılmadan ortası anlaşılmaz.

İz bırakan kitaplar listemde bu kez Mustafa Ulusoy’un Aynalar Koridorunda Aşk adlı romanı var. Aynalar Koridorunda Aşk, üniversitede ...