TavsiyeKitap: Ana-Baba Rehberi (3)


Okul Öncesi Dönemde Ana-Baba Rehberi
Çamlıca Çocuk
Elif Koca-Seval Erden

Beş kitaptan oluşan bir rehber set. Her kitap ebeveynlere çeşitli konularda bilgiler veriyor. Detaya inmeden temel bilgileri içeren kitaplar. En çok oyun ve oyuncaklar hakkında olan 4. kitabı sevdim. Kitaplar anne-babaların çocuklarını daha iyi tanımaları, gelişim özellikleri ve problemlerinin çözümü noktasında kendilerini geliştirmeleri gayesiyle hazırlanmıştır.
  • 1. Kitap: Okul Öncesi Dönemin Önemi

Okul öncesi dönem çocukların özellikleri, her yaş için bilişsel gelişim, motor gelişim, duygusal ve sosyal gelişim özellikleri ve yaş grupları için örnek etkinlikler ebeveynler için faydalı olacaktır. Özellikle bilişsel gelişim için ilk 6 yaş çok önemlidir. Bu bakımdan bu dönemde çocuklarını iyi tanıyan anne-babalar çocuğun potansiyelini ortaya çıkarmada etkili olacaklardır. Okul öncesi dönem çocuklar için Türkçe, Müzik, Matematik, Drama ve Hareket etkinlikleri kitabın güzel olan kısımlarından. 

  • 2. Kitap: Aile Ortamının Rolü

Anne-baba tutumları, iletişim ve olumlu disiplin, iletişim engelleri bu kitapta anlatılan konulardan. Bana göre kitabın en güzel bölümü, olumlu disiplin sağlamak için verilen bilgiler. Çocuğun özdenetim kazanması da verilen örnekler ile etkili bir şekilde anlatılmış. Olumlu disiplin ilkeleri kısaca şunlar: kararlılık, kesinlik, süreklilik, sakinlik, ödüllendirme. 

  • 3. Kitap: Aile İçi Sağlıklı İletişim

Başarılı iletişim için neler yapılmalı, Çocukta kişilik gelişimi, İstenmeyen Davranışlarla Baş Etmek, Kardeş Kıskançlığı bu kitabın konuları arasında. Çocuğu dinlemek, çocuğun kendini  ifade etmesine imkan vermek bu kitabın en önemli vurgularından biri. Kardeş kıskançlığını önlemek için neler yapılabileceği de maddeler halinde sıralanmış. 

  • 4. Kitap: Oyun ve Oyuncak Seçimi

Oyunun çocuk gelişimine verdiği olumlu etkiler çok fazla. Bilişsel gelişimden dil gelişimine, fiziksel gelişimden motor becerileri gelişime, sosyal gelişimden duygusal gelişime… her gelişim alanı için oyun ve oyuncaklar çok önemli olmaktadır. Her yaş grubu için hangi oyuncaların daha uygun olacağının anlatılmış olması da güzel. Mesela 2-3 yaş aralığı için uygun oyuncaklar şu şekilde sıralanmış: sallanan at, bisiklet, çekiçle çakılan tahta çiviler, büyük legolar, plastik bloklar, küçük puzzle, oyuncak telefon, kazıcı, taşıyıcı oyuncaklar. 

  • 5. Kitap: Çocuk Kitapları


Çocukların kitapla ilk tanışmaları nasıl olmalıdır? Yetişkinliğe geçişte kitapla ilk tanışmanın önemli olduğu artık biliniyor. Çocuğun kitabı tanıması, sevmesi, hikaye ve masalların dünyasına atacağı adımlar kitap okuma alışkanlığı için çok önemlidir. Çocuk kitapları nasıl olmalıdır? Nelere dikkat edilmelidir? sorularının cevapları bu kitapta. Kitabın boyut, kapak, cilt, kağıt, sayfa düzeni, resimler gibi fiziki özellikleri; karakter, konu, anlaşılırlık gibi içerik özellikle nasıl olmalıdır? Hangi yaş grubu için ne tür kitaplar daha faydalı olur? Bu sorulara cevap veriliyor. Mesela, içerik olarak çocuğun anlayabileceği somut bir anlatım, öcü, canavar, tecavüz gibi olumsuz ve travmatik olabilecek kelimelerin olmaması çocuk kitapları için önemli olan temel noktalardandır.

Okul Öncesi Dönemde Ana-Baba Rehberi Çamlıca Çocuk Elif Koca-Seval Erden Beş kitaptan oluşan bir rehber set. Her kitap ebeveynl...

Güne Nasıl Başlıyorum? #Mim

Merhaba, kaç gündür sadece okumakla iktifa ettiğim güne nasıl başlıyorum mimine bende katılıyorum. Mavi ve Edebiyat blogundan Bay Müdo beni de mimlemiş. Okumak isterseniz Onun yazısı şurada.
Güne karla uyandık..
Aslında güne başlamakla alakalı tam bir rutinim yok. Bazen yaptığım şeyleri bazen yapmadığım oluyor. Genelde güneş doğmadan evvel kalkmaya çalışıyorum. Şu sıralar yaşadığım yerde güneş 07:10 civarında doğuyor. Ben de 06:45-07:00 gibi kalkmış oluyorum. Kişisel temizlik ve bir kaç esneme hareketinden sonra, biraz etrafa bakınıyorum. Pencereyi açıp bir kaç dakika temiz hava eşliğinde kuş sesleri dinlemeye özen gösteriyorum.)Gerçi son bir kaç gündür ortadan kayboldular. Bahara kadar da gelmezler herhalde.) Sonrasında bazen kitap, bazen dergi okuyorum. Bazen de bloglara göz atıyorum.
Bu arada eşim ve oğlum(26 aylık) kalkmış oluyor. Ben oğlumla oyun oynarken eşim kahvaltı hazırlıyor, beraber kahvaltı yapıyoruz. Her sabah evde kahvaltı yapmayı çok önemsiyorum. Kahvaltının mutlulukla alakası olduğuna inananlardanım.
https://sizvebiz.blog
Kahvaltıdan sonra bir kaç dakika daha oğlumla vakit geçirip, saat 08:50 gibi işe gitmek üzere evden çıkıyorum. 
Öyle zannediyorum ki, çoğu kişi bu mimi yaptı. Henüz yapmamış olan ve yapmak isteyen herkesi mimliyorum :)
***
Mevzu güne başlamak olunca çok sevdiğim bir şiiri paylaşmadan geçemeyeceğim: 


  Selam Ver - Üstün Dökmen

Yola çıkınca her sabah

  Yola çıkınca her sabah
  Bulutlara selam ver
  Taşlara,atlara,otlara,kuşlara

  İnsanlara selam ver.
  Ne görürsen selam ver,
  Sonra çıkarıp cebinden aynanı,
  Bir selamda kendine ver
  Hatırın kalmasın el gün  yanında
  Bu dünya da sen de varsın
  Üleştir dostluğunu varlığa
  Bır kısmı senide sarsın.


Merhaba, kaç gündür sadece okumakla iktifa ettiğim güne nasıl başlıyorum mimine bende katılıyorum. Mavi ve Edebiyat blogundan Bay Müdo beni ...

Dünyanın Düzeni ve İnsanların Huzuru Nasıl Sağlanır?

Dünya düzeni ve insanlar

Abraham Maslow tarafından ortaya atılan İhtiyaçlar Hiyerarşisi teorisi ile alakalı yazımda İslam alimlerinden Maverdi’nin de insanların ihtiyaçları hakkında görüş beyan ettiğini söylemiştim. Ebul Hasen el Maverdi Türkçe karşılığı ‘Din ve Dünya Edebi Hakkında Yüce Gayeler’ olan ‘Kitabu’l-Buğyetü’l-Ulya fi Edebi’d-Dünya ve’d-Din’ isimli kitabında ictimai ve şahsi huzur için lazım olan şartları tafsilatlı bir şekilde izah etmiştir.
Yüce Hedefler Kitabı

Maverdi, insanın huzurunun ictimai ve şahsi şartlar bağlı olduğunu ifade eder. İctimai ve şahsi huzur karşılıklı olarak birbirini etkilemektedir. Bu bağlamda hem şahsın hem de ictimai düzenin oluşması, huzurun sağlanması için bazı şartların olması lazımdır. Maverdi, bu şartları iki bölümde değerlendirmektedir. Birincisi, Dünyanın düzeni ve insanların huzuru için lazım olan şartlar; ikincisi insanların şahsi huzur ve saadetleri için lazım olan şartlar. Maverdi’nin bu değerlendirmesi Abraham Maslow tarafından ortaya atılan ihtiyaçlar hiyerarşisi ile benzerlik göstermektedir. Maslow şahsi ve ictimai şartlar farkı gözetmese de kuramı içerisindeki ihtiyaçların karşılanması şahıs ve toplumu karşılıklı olarak ilgilendirmektedir.

  1. Dünyanın Düzeni ve İnsanların Huzuru İçin Lazım Şartlar:

Dünya huzurunun ve düzenin sağlanması için insanların tam bir iman ile hükümlerine bağlanabilecekleri bir dinin varlığı: İnsanlığın bekasını ve medeniyetin devamını sağlayacak dini hükümlere uyarak yaşamak huzuru ve düzeni sağlayacaktır.
Güçlü, kuvvetli, işleri yürütebilecek bir idareci: Güçlü bir idarecinin varlığı ictimai düzen için çok ehemmiyet arz etmektedir. Güçlü, meselelerin halledilmesinde muktedir kişilerin idareciliği huzuru artıracaktır. (İnsanlar farkında olarak yahut olmayarak ictimai huzuru çoğunlukla güçlü bir idarecinin varlığı ile eşdeğer olarak görmektedir. Hayretle karşıladığımız bir durum olan zalim idareciye sadakat insanların güçlü bir idarecinin varlığı ile alakalı olabilmektedir.)
Hiç bir ayrım yapmaksızın insanlığın tamamına şamil olan adalet ve hakkaniyet: İdareci güçlü olup adalete riayet ettiği takdirde ictimai huzur kendiliğinden gelecektir. İnsanlar arası ayrışmalar değil, kaynaşmalar ön plana çıkacak; insanlar arasında sevgi ve dostluk bağları kuvvetlenecektir.
Genel emniyet ve güven: İnsanların kendilerini emniyette hissetmeleri huzurun olması için önemli şeylerdendir. Endişe ve korkudan uzak, kendini emniyette hisseden insanlardan oluşan toplumda huzur ve düzen sağlanacaktır.
Geçim darlığını önleme: İnsanların geçim sıkıntısı yaşamalarını engellemek, fiyatları asgari düzeyde tutup insanlara kolaylık sunmak devletin vazifeleri arasındadır. Geçim darlığı olmadan ihtiyaçlarını karşılayabilen insanlar arasında muhabbet daha fazla olacaktır. Herkes ihtiyacını giderebildiği takdirde haset problemi ciddi oranda azalacaktır.
Ömrü aşan ulvi hedefler: Son olarak ulvi hedefler insanlar için tam bir huzur kaynağıdır. Maddi hesaplar gütmeyen, günlük meşgalelerden sıyrılıp ulvi hedefleri sahiplenmek hem şahsi huzur için hem de ictimai huzur için önemlidir.

  1. İnsanların Şahsi Huzur ve Saadeti İçin Lazım Olan Şartlar:

İtaatkar bir nefs: Tatmin olan bir nefsin varlığı insanın huzuru için çok önemlidir. Nefsin arzularının sonu yoktur. Bu bakımdan nefsin kontrol altına alınması huzur için önemlidir.
Temiz dostluk: Sosyal varlık olması itibari ile insan diğer insanlar ile münasebet içerisinde hayatını devam ettirir. İnsanın kendine yakın hissedeceği dostlarının varlığı, kendini iyi hissetmesi için lazımdır.
Mal ve sermaye: İnsanın geçimini sağlayacak, ihtiyaçlarını karşılayacak derecede sermayesinin olması lazımdır.



Dünya düzeni ve insanlar Abraham Maslow tarafından ortaya atılan ‘ İhtiyaçlar Hiyerarşisi ’ teorisi ile alakalı yazımda İslam aliml...

Köpeğin Dişleri



Medine sıcağı ortalığı kasıp kavurmaktadır. Her zamankinden daha sıcak, daha kasvetli bir hava vardır. İkindi namazından sonra Kainatın Efendisi(sav) ikindi sonrasının serinliğini hissedebilmek maksadıyla şehrin dışına doğru yürümek ister. Yanında ashabı olduğu halde şehrin dışına doğru yürümeye başlarlar. Sokakları, evleri geçtikten sonra vahanın serinliği hissedilmeye başlar.
Yavaş adımlarla ilerledikleri sırada ağır bir koku havayı doldurmaya başlar.  Yolun kenarında bir köpek leşi, üstünde uçuşan böcekler.  Sıcak havanın da tesiriyle koku ağırlaştıkça ağırlaşır. Ashab elleriyle burunlarını kapatıp adımlarını hızlandırır. Bu esnada Peygamberimizde(sav) her zamanki sükunet hali hakimdir. Yüzünü ashabına döner ve köpeği işaret eder, köpeğin inçi parlayan dişlerini göstererek; ‘Bakın’ der ‘ne kadar güzel, şu bembeyaz dişlerin güzelliğine bakınız... ve düşününüz.


Medine sıcağı ortalığı kasıp kavurmaktadır. Her zamankinden daha sıcak, daha kasvetli bir hava vardır. İkindi namazından sonra Kainatı...

Neden Huzursuz Oluyoruz?


İstatistikler depresyon ve mutsuzluk oranlarının arttığını söylüyor bize. Değişen dünyada, modernleştikçe mutsuzluğumuzun arttığı bir gerçek. Peki ne yapıyoruz yahut ne yapmıyoruz da mutsuzluk oranları artıyor?

  • İhtiyaçlar sonsuzdur diye diye tüketimi sınırsız hale getiriyoruz. Tüketerek mutlu olmaya çalışıyor, tüketim çılgınlığı yaşıyoruz.
  • Hüznü ve olağan can sıkıntılarını olumsuz bir durum olarak görüyor, sürekli zevk ve eğlenceli anların peşinde koşuyoruz. Ruhumuzun dinginliğe de ihtiyacı olduğunu es geçiyoruz.
  • Sürekli hız peşindeyiz. Yavaşlamak aklımıza gelmiyor.
  • Anı yaşa(carpe diem) sloganıyla sürekli eğlencel hayaliyle yaşıyor, içinde bulunduğumuz anı dolu dolu yaşamayı ihmal ediyoruz.
  • Etrafımız kalabalıklaşıyor, arkadaşlarımızın sayısı artıyor, lakin içimizi ısıtan dost muahbbetlerinden her gün biraz daha uzaklaşıyoruz. İçimizde kocaman bir yalnızlık büyümeye devam ediyor.
  • Dilediğini yap, özgür ol söylemleri ile her şeyi yapabilme selahiyetini kendimizde görüyor, çoğu zaman kalp kırmaya devam ediyor, gönül almayı aklımıza getirmiyoruz.
  • Her birey biricik ve değerlidir düşüncesiyle kendimizi hayatın merkezine yerleştiriyor, dışımızda bir dünya olduğunu aklımıza getirmiyoruz.

İstatistikler depresyon ve mutsuzluk oranlarının arttığını söylüyor bize. Değişen dünyada, modernleştikçe mutsuzluğumuzun arttığı bir ger...

Maslow'un İhtiyaçlar Hiyerarşisi Üzerine

İnsanın ihtiyaçlarının neler olduğu hususunda bir çok araştırma yapılmış, birçok fikir ortaya atılmıştır. Doğuda ve batıda ihtiyaçlar hususunda ortaya atılan fikirler arasında en çok bilineni Abraham Maslow tarafından oluşturulan ihtiyaçlar hiyerarşisi teorisidir. İslam alimlerinden Ebü’l-Hasen Maverdi’nin(m.974-1058) insanın ve toplumun ihtiyaçları üzerine söyledikleri de Maslow’un hiyerarşisi ile benzerlik göstermektedir.
Abraham Maslow teorisini ihtiyaçlar hiyerarşisi piramidi adıyla bilinen piramit etrafında şekillendirmiştir. Ona göre piramidin alt basamaklarında temel ihtiyaçlar karşılandıkça üst basamaklara çıkmak için motivasyon oluşacaktır. Ona göre ihtiyaçlar şu şekildedir:
1) Fizyolojik İhtiyaçlar: Maslow’a göre ihtiyaçların en alt ve temel basamağını oluşturur. Yemek, içmek, nefes almak gibi insanın hayatını devam ettirmesini sağlayan ihtiyaçlar bu basamakta yer alır. Bu basamaktaki ihtiyaçlar karşılanmadan üst basamaklara çıkmak mümkün olmayacaktır. Yemek, içmek gibi temel ihtiyaçlarını karşılamayan bir insan için sevgi, onay, statü gibi şeyler ihtiyaç olarak görülmeyecektir. Temelde insan hayatı boyunca bu ihtiyaçlarını karşılamak için çalışacaktır. 
2) Güvenlik İhtiyacı: Piramidin ikinci basamağını güvenlik ve emniyet oluşturur. Fizyolojik ihtiyaçlarını belli bir oranda karşılayan kişi için güvenlik bir ihtiyaç olacaktır. Kişinin endişelerini giderecek olan bir ihtiyaç barınma, korunma gibi ihtiyaçları barındırır. İnsanın dış faktörlerden kaynaklı tehlikelerden korunma endişesi bu basamakta olacaktır. Bu basamakta insan belirsizlik durumlarında tedirgin olur, endişe duyar.
3) Ait Olma ve Sevgi: Bu aşama sosyal ihtiyaçların giderilmesi ile alakalıdır. İnsan doğası icabı sosyalleşmek, başkaları ile etkileşimde bulunmak ihtiyacı duyar. Bir gruba ait olma, evlilik ve çocuk sahibi olma gibi durumlar bu basamağın ihtiyaçları arasındadır. Diğer insanlarla kurduğu etkileşim kişiye ait olma hissi sağlayacak, insan başkalarıyla kurduğu etkileşim vesilesi ile varolduğunu hissedebilecektir. Özetle, fizyolojik ihtiyaçlarını gideren, kendini emniyette hisseden insanlar başkaları ile etkileşim kurarak varolduklarının bilincinde olmak isterler.
4) Saygı(nlık) İhtiyacı: Alt basamakların tamamlanması ile insan saygı ihtiyacı hissetmeye başlar. Bu aşamada insan hem kendisine saygı ve güven duymak ister hem de başkalarının kendisine güvenmesini ister. Kişinin özsaygısı ile etrafındaki insanların kendisine güveni kişi için bir saygınlık göstergesi olur. Mevcut durum bu durumun tersi ise, yani kişinin özsaygısı düşük yahut etrafındakilerin kendisine güveni az ise kişi kendini rahatsız hissedecektir. 
5) Kendini Gerçekleştirme: En üst basamak kendini gerçekleştirme basamağıdır. Alt basamakları tamamladıktan sonra kişi kendini gerçekleştirme ihtiyacı hisseder. Alt basamaklar somut ve açık olduğu için kişi alt basamaktaki ihtiyaçlarını kolay karşılayabilirken, kendini gerçekleştirme ihtiyacı soyut ve belirsizdir. Bu belirsizlik sebebiyle kendini gerçekleştirme ihtiyacını karşılamak zorlaşmaktadır.  Genelde insanlar bu basamağın soyut ihtiyaçlarının farkında bile değildir. Bu bakımdan tamamlanması en zor basamağın bu basamak olduğu söylenebilir. ‘Yediği önünde, yemediği arkasında’, ‘tüm ihtiyaçları fazlası ile tamam’ kişilerin yaşadığı belirsiz huzursuzluk Maslow’un ‘kendini gerçekleştirme’ diye tanımladığı basamakla alakalıdır.

Her basamakta ihtiyaçların fazlası ile karşılanmasından ziyade önemli olan şey ihtiyaçların kafi derecede karşılanmış olmasıdır. Modern insanın en önemli sıkıntılarından biri bu noktada baş göstermektedir. Kendini gerçekleştirme ihtiyacını karşılamakta sıkıntı yaşayanlar, çareyi daha alt basamaklardaki ihtiyaçlarını fazlası ile karşılama yolu ile gidermeye çalışırlar. Mesela, ilk dört basamağı tamamalamış, fakat ‘kendini gerçekleştirme’ ihtiyacını giderememiş biri aşırı yemek tüketmek, alışveriş çılgınlığına takılmak gibi fizyolojik ihtiyaçlar basamağında; obsesif takıntılar yaşayıp kendini güvende hissetmeme gibi güvenlik ihtiyacı basamağında; sevgi ve onay bağımlısı olmak gibi sevgi ve ait olma basamağında; özgüven kaybı gibi saygı basamağında sıkıntı yaşayabilir. 
Günümüz insanı ‘kendini gerçekleştirme’ basamağının soyut ihtiyaçları için düşünmek yerine teknolojik gelişmelerin ve maddi ihtiyaçların tesiriyle alt basamaklara dönüş yapmaktadır. Kendine yetenden çok fazlasını biriktirme gayreti, alışveriş bağımlılığı, teknoloji, oyun ve internet bağımlılığı, çeşitli madde bağımlılıkları ‘kendini gerçekleştirme’ arayışları olarak yorumlanabilir.

***
Yararlanılan Kaynaklar:
Doğan Cüceloğlu, İnsan ve Davranışı, Remzi Kitabevi
Jerry M. Burger, Kişilik/Psikoloji Bilminin İnsan Doğasına Dair Söyledikleri, Kaknüs Yayınları

İnsanın ihtiyaçlarının neler olduğu hususunda bir çok araştırma yapılmış, birçok fikir ortaya atılmıştır. Doğuda ve batıda ihtiyaçlar husus...

Leyla ile Mecnun

Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var
Âşık-ı sâdık menem Mecnûn’un ancak adı var.
                                                                Fuzuli
(Bende Mecnun’dan daha çok aşıklık yeteneği vardır. Sevgide sadakat gösteren âşık benim, Mecnun’un ancak adı var.)

Leyla ile Mecnun, dillere destan bir aşk hikayesi. Kendinden vazgeçecek kadar aşık olan Kays, bu aşk ile Mecnun olur. Leyla'ya olan aşkı onu önce çöllere salar, sonra Mecnun'a döndürür. Haklarında türlü hikayeler anlatılır, şiirler yazılır, türküler bestelenir. Muhakkak yazılanlar arasında en önemlisi Fuzuli'nin yazdığıdır. Fuzuli’nin yazdığı Leyla ile Mecnun’u çok sevdiğimden belki de bana öyle geliyor. 

Çoğumuzun taliplisi olduğu bir aşktır Leyla ile Mecnun aşkı. Talebimizin fazlalığınca da azdır cesaretimiz. Leyla olmak, Mecnun olmak cesaret ister. Leyla ile Mecnun'un aşkı nispetinde aşklar günümüzde var mıdır? bilemesem de, yazılan şiirler, türküler gönül dünyamızın nice aşklara gebe olduğunu, hakiki aşklara duydugumuz özlemi gözler önüne seriyor. Buyrun, Leyla ile Mecnun’a atıfta bulunan bir kaç türkü ve bir şiir:

Erkan Oğur - Kerpiç Kerpiç Üstüne


Bora Öztoprak - Başkadır Başka

Aşık Veysel - Mecnunum Leyla mı Gördüm


Neşet Ertaş-Öldürme Ben


Mecnun'un Ancak Adı Var - Fuzuli


Mende Mecnûn’dan füzûn âşıklık isti’dâdı var Âşık-ı sâdık menem Mecnûn’un ancak adı var.                                               ...

Ekim'de Neler İzledim? 2017

Hükümet Kadın 2
Bazen daha önce izlediğim filmleri tekrar izlerim. Bu da öyle oldu. Film ilk filmden 10 yıl öncesinde geçen olayları anlatıyor. Çocukları eğitiminden başka şey düşünmeyen Xate kocasının beklenmedik şekilde hapise girmesiyle seçimler için kolları sıvar. Karşısında Faruk vardır. Aralarında geçen seçim yarışı bazen komik bir hal alır, bazen düşündürür. Film bir dönemin panaromasını sunmaktadır.

İftarlık Gazoz 
Olaylar Ege kasabalarından birinde geçmektedir. İlkokul öğrencisi Adem yazı çalışarak geçirmek ister. Gazozcu rolünde oynayan Cem Yılmaz’ın çırağı olarak çalışmaya başlar. Ramazan ayı yaz günlerine denk gelmiştir ve Adem oruç tutmak istemektedir. ailesinin ve ustasının karşı koymasına rağmen oruç tutmak ister. Ancak günün sonlarına doğru serap görmeye başlar.

Bir matematik dahisinin şizofreni ile mücadelesini anlatan film. John Nash genç yaşta başarılar yakalayan bir matematik dahisidir. Ancak sosyal iletişim konusunda zayıftır, bencildir, özgüveni çok yüksektir. Şizofreniye yakalanır. Şizofreni ile mücadelesi izlenmeye değer.

Hachıko 
Gerçek bir olaydan hareketle yapılan film bir köpeğin(Hachıko) sadakatını anlatmaktadır. Her akşam tren istasyonunda sahibinin karşılayan Hachıko sahibinin ölümünden sonra da senelerce aynı yerde sahibini bekler. Gerçekten mükemmel bir sadakat. Hüzünlenerek izlediğim bir film.

Deli Deli Olma
Tarık Akan’ın oynadığı film Kars’ta geçiyor. Rus yönetimi tarafından Kars’a sürgün edilen Malakan’ların hayatta kalanlarından biridir Tarık Akan. Köyde kimilerince dışlanan, kimilerince sevgi-saygı gören yalnız bir adam olarak yaşar. Yaşamının son demleri yalnızlık, yoksulluk ve hastalık ile geçer. Beğenerek izledim.



Hükümet Kadın 2 Bazen daha önce izlediğim filmleri tekrar izlerim. Bu da öyle oldu. Film ilk filmden 10 yıl öncesinde geçen olayları a...

Ekim'de Neler Okudum? 2017


Merhabalar, 
Bu yazımda Ekim ayında okuduklarımdan kısaca bahsedeceğim. 

  • Cam ve Elmas, Sadık Yalsızuçanlar: Kitap yazarın bir belgesel çekimi için Kars’ta bulunduğu günleri anlatıyor. Yazarın, Kars’a ilişkin gözlemleri ve Kars’ta medfun bulunan Ebul Hasan Harakani Hazretleri ile kıssaları harmanladığı deneme-günlük tarzı bir kitap. Yazarın bu harmanlamayı iyi yapamadığı kanaati oluştu. Bu durum kitabı karmaşık bir hale getirmiş. Günlük-deneme tarzında yazıldığı için kolay okunuyor.
  • Cahil Hoca, Jacques Ranciere: Biraz felsefik bir kitap. Eğitim ile alakalı. Yazar bir insan bilmediği şeyi öğretebilir varsayımından hareketle yola çıkıyor. Kitap boyunca da temel olarak bu durumu savunan örnekler veriyor. Kitap toplamda beş bölümden oluşuyor. Kitabın kapağında vurgulandığı üzere, yazar beş ders ile zihinsel özgürleşmeyi sağlamayı amaçlıyor. Klasik eğitim uygulamarına farklı bir yaklaşım. 
  • Kilit, Mustafa Necati Sepetçioğlu: Yazar seri kitaplarıyla tanınan biri. Kilit kitabı Anahtar, Kapı, Konak gibi kitaplarla devam ediyor. Fırsat buldukça serinin diğer kitaplarını okumayı da düşünüyorum. Kitap CahilOkurun çekilişinden hediyesiydi. Bu arada O’na tekrar teşekkür etmiş olalım. Kitap Selçuklu Devleti’nin kuruluş hikayesini anlatıyor. Tuğrul ve Çağrı Beyleri, Sultan Alpaslan’ı, Malazgirt’te Bizans’tan Alpaslan’ın ordusuna geçen Türkleri, Selçuklu’nun kuruluşunda Ahmet Yesevi talebelerinin rolünü anlatıyor. Kitabı sevdim.
  • İyi Hissetmek, David Burns: Kitap hakkında ayrıntılı yazı yazmıştım daha önce. Okumak isterseniz şuradan ulaşabilirsiniz. Yazar bir psikiyatrist. Özellikle depresyon olmak üzere çeşitli problemlerin çözümüne dair etkili öneriler sunuyor. Kişisel gelişim türü kitaplara karşı olsam da bu kitabın çok güzel olduğunu düşünüyorum. Gerçekten faydalı olabilecek bir kitap.
  • Hayat, Engin Geçtan: Bu kitapla alakalı yorum yazımı da blogda paylaşmıştım. Şurada. Yazar günlük hayata dair gözlemlerini, insanın çeşitli hallerini ve hayata dair çoğu zaman dikkat etmediğimiz ayrıntıları gözler önüne seriyor. Kitaplarını seviyorum.
  • Osmanlı İmparatorluğunda Hoşgörü Söylemi, Devrim Burcu Eğilmez: Beklentilerimi karşılamayan bir kitaptı. Kitabın yarısından fazlası batılı tarih yazımında hoşgörü ve hoşgörüsüzlüğün teorik temellerini anlatıyor. O yüzden bu bölümler sıkıcıydı. Osmanlı hoşgörüsü/hoşgörüsüzlüğü hakkında Ebussuud Efendi fetvalarından örnekler yer alıyor. Yazar bu fetvaları batılı tarih yazımında hoşgörü teorilerine göre yorumluyor.


Ekim’de okuduklarım bu kadar. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. 



Merhabalar,  Bu yazımda Ekim ayında okuduklarımdan kısaca bahsedeceğim.  Cam ve Elmas , Sadık Yalsızuçanlar: Kitap yazarın bir be...