Ana içeriğe atla

Ekim'de Neler Okudum? 2017


Merhabalar, 
Bu yazımda Ekim ayında okuduklarımdan kısaca bahsedeceğim. 

  • Cam ve Elmas, Sadık Yalsızuçanlar: Kitap yazarın bir belgesel çekimi için Kars’ta bulunduğu günleri anlatıyor. Yazarın, Kars’a ilişkin gözlemleri ve Kars’ta medfun bulunan Ebul Hasan Harakani Hazretleri ile kıssaları harmanladığı deneme-günlük tarzı bir kitap. Yazarın bu harmanlamayı iyi yapamadığı kanaati oluştu. Bu durum kitabı karmaşık bir hale getirmiş. Günlük-deneme tarzında yazıldığı için kolay okunuyor.
  • Cahil Hoca, Jacques Ranciere: Biraz felsefik bir kitap. Eğitim ile alakalı. Yazar bir insan bilmediği şeyi öğretebilir varsayımından hareketle yola çıkıyor. Kitap boyunca da temel olarak bu durumu savunan örnekler veriyor. Kitap toplamda beş bölümden oluşuyor. Kitabın kapağında vurgulandığı üzere, yazar beş ders ile zihinsel özgürleşmeyi sağlamayı amaçlıyor. Klasik eğitim uygulamarına farklı bir yaklaşım. 
  • Kilit, Mustafa Necati Sepetçioğlu: Yazar seri kitaplarıyla tanınan biri. Kilit kitabı Anahtar, Kapı, Konak gibi kitaplarla devam ediyor. Fırsat buldukça serinin diğer kitaplarını okumayı da düşünüyorum. Kitap CahilOkurun çekilişinden hediyesiydi. Bu arada O’na tekrar teşekkür etmiş olalım. Kitap Selçuklu Devleti’nin kuruluş hikayesini anlatıyor. Tuğrul ve Çağrı Beyleri, Sultan Alpaslan’ı, Malazgirt’te Bizans’tan Alpaslan’ın ordusuna geçen Türkleri, Selçuklu’nun kuruluşunda Ahmet Yesevi talebelerinin rolünü anlatıyor. Kitabı sevdim.
  • İyi Hissetmek, David Burns: Kitap hakkında ayrıntılı yazı yazmıştım daha önce. Okumak isterseniz şuradan ulaşabilirsiniz. Yazar bir psikiyatrist. Özellikle depresyon olmak üzere çeşitli problemlerin çözümüne dair etkili öneriler sunuyor. Kişisel gelişim türü kitaplara karşı olsam da bu kitabın çok güzel olduğunu düşünüyorum. Gerçekten faydalı olabilecek bir kitap.
  • Hayat, Engin Geçtan: Bu kitapla alakalı yorum yazımı da blogda paylaşmıştım. Şurada. Yazar günlük hayata dair gözlemlerini, insanın çeşitli hallerini ve hayata dair çoğu zaman dikkat etmediğimiz ayrıntıları gözler önüne seriyor. Kitaplarını seviyorum.
  • Osmanlı İmparatorluğunda Hoşgörü Söylemi, Devrim Burcu Eğilmez: Beklentilerimi karşılamayan bir kitaptı. Kitabın yarısından fazlası batılı tarih yazımında hoşgörü ve hoşgörüsüzlüğün teorik temellerini anlatıyor. O yüzden bu bölümler sıkıcıydı. Osmanlı hoşgörüsü/hoşgörüsüzlüğü hakkında Ebussuud Efendi fetvalarından örnekler yer alıyor. Yazar bu fetvaları batılı tarih yazımında hoşgörü teorilerine göre yorumluyor.


Ekim’de okuduklarım bu kadar. Bir sonraki yazımda görüşmek üzere. 



Yorumlar

  1. Maşallah, kitaplar bakımından dolu dolu bir ay olmuş. Rabbim devamını nasip etsin.

    YanıtlaSil
  2. Ne güzel bir okuma ayı olmuş böyle... Keyifli okumaların bol olsun ♥

    YanıtlaSil
  3. Bya verimli bir ay olmuş senin için.Okuduğun kitaplardan ikisini daha önce okumuştum.Umarım kasım ayı da verimli geçer :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakalım kasım ayı nasıl geçecek?
      Teşekkürler..

      Sil
  4. 1 ayda 7 kitap, kıskandım vallahi :))

    YanıtlaSil
  5. Ebusuud efendiyi Muhteşem Yüzyıl'dan hatırlıyorum, merak ettim. Onların hoşgörüsü nasılmış bakalım.:))Çok teşekkürler tanıttığın için.

    YanıtlaSil
  6. hayat dışındakileri duymadım. cam ve elmas bence de iyidir, sevdiğim tür :)

    YanıtlaSil
  7. Ne kadar verimli bir ay olmuş:) maşallah diyelim...

    YanıtlaSil
  8. Hayat ve İyi Hissetmek kitaplarını merak ettim:) Çok güzel dolu dolu bir ay olmuş sizin için :) Ayrıca Kelebeğin Blog Keşif Etkinliğinden geldim. Severek takibe aldım. Ben de sayfama beklerim. Sevgiler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler.. Tabii ki dönüş yapacağım size :)

      Sil
  9. Baya verimli bir ay olmuş sizin için :) İyi hissetmek ve Osmanlı da hoşgörü söylemini çok merak ettim :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi Hissetmek güzeldi. Hoşgörü Söylemi beklentimi karşılamadı. Teşekkürler :)

      Sil
  10. Ne güzel baya kitap okumuşsunuz kitap okumak gibisi yok 😊

    YanıtlaSil
  11. Mustafa Necati Sepetçioğlu'nun Kilit-Anahtar-Kapı kitaplarını okumuştum çok uzun zaman önce.Diğer kitapları duymamıştım.Önerilerilerini için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  12. Alkışlıyorum sizi :) benim elimde ise 2 kitap var ekimden beri.. darısı başıma :)

    YanıtlaSil
  13. Galiba adı duyulmadık yazarların kitaplarını okumak pek iyi bir tercih değil. Ben bilinenleri okuyorum artık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adı duyulmasa da iyi yazan yazarlar olabiliyor. Bazen onlardan da okuyorum :)

      Sil
  14. Çok kitap okuyanlara özeniyorum, tebrikler.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.