Ana içeriğe atla

Ebul Hasan El Harakani Hazretleri

Facebook/KarsFotoğrafKulübü sayfasından alınmıştır.

Kars'ta yaşadığım bir kaç sene boyunca en sevdiğim yerlerden biri Evliya Cami ve Hasan Harakani Hazretleri türbesi idi. Canım sıkıldığında, boş vakitlerimde öylesine gidip ruhumu dinlendirdiğim bir mekan. Cami ve türbe yanyana. Yanlarında eski mezarlarda var. Cami Osmanlı Döneminde Lala Mustafa tarafından yapılmış. Gene aynı gümlerde Hasan Harakani’nin kabri bulunup, caminin yanına türbe yapılmış. 

Ebul Hasan el Harakani Hazretleri, Anadolu’nun manevi mimarlarından olup, Türklerin akın akın Anadolu’ya geldiği günlerde yola çıkanlardan. Selçuklular’ın Anadolu’ya adım attığı devirlerde O da hem kılıcı ile hem de ilmi ile mücadele edenlerden. Ebul Hasan Harakani Hazretleri’nin çok sayıda talebe ve hafız yetiştirdiği, kapısına geleni boş çevirmediği, sofrasından fakirlerin eksik olmadığı, dergahının her daim açık olduğu bilinmektedir.  
Tasavvuf ehli bir çok kişinin kabri Orta Asya bölgesinde olmasında rağmen, Ebul Hasan el Harakani Hazretleri kabri Türkiye’de olan büyük velilerden biri. Anadolu’nun manevi mimarlarından olup, türbesi sürekli olarak il dışından bazen ülke dışından gelen ziyaretçileri ağırlamakta. 

Ebul Hasan el Harakani Hazretleri Çağrı Bey döneminde Anadolu’ya gelmiş. Gazneli Mahmut ile Tuğrul ve Çağrı Beyler ile görüştüğü, Gazneli Mahmud’u Hindistan içlerine, Tuğrul ve Çağrı Beyleri de batıya yani Anadolu’ya ilerlemeleri doğrultusunda desteklediği zikredilmektedir. Selçuklu ordularında savaşlara katılmış, 1033 senesinde Kars Yahniler Dağı’nda savaşırken şehit olmuştur. 

Sözlerinden

"Bir mümin kardeşini sabahtan aksama kadar incitmeyen kimse, o gün aksama kadar Peygamber Efendimizle yaşamış olur. Eğer bir mümin kardeşini incitirse, Allahü Teâlâ onun o günkü ibâdetini kabûl etmez."abul buyurmaz."

"Türkistan'dan Şam'a kadar olan sahada birinin parmağına batan diken, benim parmağıma batmıştır, birinin ayağına çarpan taş, benim ayağıma çarpmıştır. Onun acısını ben de duyarım. Bir kalpte üzüntü varsa, o kalp benim kalbimdir."

''Gönlünüz hüzünlenince bunu ganimet biliniz. Çünkü insanlar sıkıntılarının bereketiyle bir yerlere gelirler.''


''Yeryüzünde gezen nice kimse vardır ki, ölüdür; yeraltında yatan nice kimse vardır ki, diridir.''


Yorumlar

  1. çok iyiydi bu yazın. hem de bir insanı tanımış oldum :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler. Coğrafyamızdaki gönül insanlarından biri.

      Sil
  2. Bilmediğim bir eren idi öğrenmiş oldum. Ayrıca sözleri de etkileyeci...

    YanıtlaSil
  3. Ne güzel insanlar yaşamış topraklarımızda. Bursa'da da Üftade Hazretleri vardır. Gidince yüreğiniz hafifler, huzur bulursunuz. Olur da yolunuz düşerse...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Topraklarımızın her bir köşesi güzel insanların hatıralarıyla dolu. Bursa'ya yolum düşerse Üftade Hazretleri aklımda inşallah :9

      Sil
  4. Sözleri çok etkileyici.Doğu felsefesini de yansıtıyor.Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayatının da sözleri kadar etkileyici olduğu anlatılıyor :)

      Sil
  5. 1 ve 3. Sözlerini ayrı bir sevdim. Bu hayat anlayışıyla bir çok kisiye ışık kapisi olmustur. Ellerinize saglk

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sayısı bilinmeyecek kadar çok insana ışık kapısı olduğuna inanıyorum :)

      Sil
  6. Camiler ve türbeler huzur yeridir. İnsan hiç huzur bulmadığı kadar huzur bulur, kimi zaman iç hesaplaşmalara gider. Fotoğraf gel, diyor. Ziyaretime buyur da bir fatiha oku, iki dua et dercesine... Yolun düşerse Mersin`in Tarsus ilçesinde olan peygamber mezarına muhakkak uğra. Hz. Danyal, bereket peygamberi...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gittiğim yerlerde mübarek zatların türbelerini ziyaret etmeyi severim. Tarsus'a yolum düşerse Hz. Danyal'ın kabrini de ziyaret ederiz inşallah :)
      Değerli yorumunuz için teşekkürler...

      Sil
  7. Allah c.c. onlardan razı olsun. Şefaatlerine de nail olalım inşaallah.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.