Ana içeriğe atla

Kayıtlar

Dağlar etiketine sahip yayınlar gösteriliyor

Dağ Havası

Boram boram da ğ havas ı , Dört bir yandan esen yeller Rengi boza dönmüş da ğ lar K ış tan haberci rüzgârlar  A ğaçları n rengi bozlak Dökülmüş ler yaprak yaprak  Buz gibi ak ı yor sular Bir yudumda yorgunluklar  Dinginliğe dönüşüyor  Çı plak a ğaçlar üşüyor  Uçuşuyor gökte kuş lar  Önümde zorlu yokuş lar  Yava ş yava ş yürüyorum  Heybetini görüyorum:  Y ı ld ı zda ğı çok heybetli Bir o kadar merhametli  Göklerde mavi bulutlar  Güneş le oyna ş maktalar  Benzi soluk yapraklar ı n  Ba ğ r ı yan ı k topraklar ı n  Topraklar ya ğ mura hasret  Ya ğ mur ki en büyük rahmet  Bir canl ı l ı k her ya ğ murda  Y a ğ mur berekettir yurda  Yaz ı n sonu gelmi ş çoktan  Güzü görmek arkası ndan  Öksüz kalmış tüm ağaçlar  K ış a haz ı r da ğ lar, ta ş lar  Canl ı cansız tüm varlı klar  Her yerde k ış tela şı var Bir ekim ak ş am...

Yürüyorum Dağlara Doğru

Yürüyorum dağlara doğru. Koşturmadan, ağır adımlarla, telaşsız, dertsiz, tasasız. Göğsüme vuran poyraza aldırış etmeden. Yorulmadan, dinlenmeden. Bu dağlar çocukluğuma şahit. Ömrümün baharı olan coşkulu, neşeli günlerime. Adımlarım yeni kuvvet bulmaya başlamışken yürüdüğüm yerler.  Böğürtlen topladığım, hayvan otlattığım, deli poyrazında yandığım, keven ateşinde piştiğim yamaçlar.  Ömrümden birer birer düşen günlere şahitler. Yürüyorum. Doğanın ritmine eşdeğer atıyorum adımlarımı. Ne hızlı, ne yavaş.  Ayaklarımın altında savrulan toprakta hatıralarım yankılanıyor. Her ağaç gölgesinde, demlenen çayların, muhabbetlerin izi.  Her hışırtının ardından elinde bir kucak odun, çalılar arasından sıyrılacak gibi duran bir dostun hatırası. Nerede o eski zamanlar demek geliyor içimden. Kendimce hayıflanıyorum.  Ciğerlerime bir hava akımı doluyor, boşalmayacak hissine kapılıyorum bir an.  Sessizlik tek hakimi şimdi dağların....