Büyük Adamların Yazısı

Okuyup büyük adam olma hayalleri süslerdi hep, çocukluğumun düşlerini: okuyacak, büyük adam olacaktım. Derslerim iyiydi o zamanlar; kuş uçmaz, kervan geçmez köyümüzün öğretmensiz okulunda çalışkan sıfatıyla nitelenen birkaç öğrencisinden biriydim.

Okuyup büyük adam olma hayalleri süslerdi hep, çocukluğumun düşlerini: okuyacak, büyük adam olacaktım. Derslerim iyiydi o zamanlar; kuş...

Sözde İnsan





‘Şu adem dedikleri, 
 Ayak ile baş değil. 
Adem manaya derler, 
Suret ile kaş değil.’ 
Kaygusuz Abdal


‘Şu adem dedikleri,   Ayak ile baş değil.  Adem manaya derler,  Suret ile kaş değil.’  Kaygusuz Abdal

Mutluluk


Dert yanmakla geçti onca zamanlar
Dert yandık, sitem ettik, laf ettik
Bazen gerilere baktık, bazen ileri
Şimdiki zamanı es geçtik

Dert yanmakla geçti onca zamanlar Dert yandık, sitem ettik, laf ettik Bazen gerilere baktık, bazen ileri Şimdiki zamanı es g...

Şişirilmiş Benlikler

'Ben var ya; Hem RABBİNİ, Hem de haddini bilen insana hayranım..!’ (Hz. Ömer r.a)

‘Ben yaptım, ben ettim, bensiz bu iş olmaz...' Hepimizin çokça kullandığı kelimeler. Modern Çağ'ın şişirdiği, kendisine lüzumundan fazla önem atfeden benlikler. Bir sorun olarak görülen kendine güven eksikliği...
Bu eksikliği gidermek için enjekte edilen sözler, insanların kendine güvenini artırma maksadı güden uygulamalar. Halkın tabiriyle insanlara gaz vermek. Bunların neticesi olarak olduğundan farklı davranan, kendini mevcut durumdan çok yüksekte gören insanlar... Dozu fazla kaçırılmış ilaçlar misali, kendine güvenmekten ziyade şımarık ve haddini bilmez, olduğundan fazlasıymış gibi davranan insanların yetiştiği bir çağ. İnsanın kendine güveni tam, özgüveni yüksek olmalı kesinlikle. Fakat bu özgüven kişileri şişirmemeli, olduğundan fazlasıymış gibi göstermemeli.
Modern Çağ'ın modern insanları: her işte mahir, ancak hiç bir işte amil olmayan insanlar. Her türlü bilgide alimliği var iken, her konuda cahilliği bulunan; her şeyi yapabilecek özgüvene sahip olup, bunun yanı sıra hiç bir şey yapmayan, yapamayanlar. Teorik olarak her bilgiye hakim, pratikte hiç bir işten anlamaz. Laf var icraat yok, fail var fiil yok kabilinde ilerleyen vakit.
Narsist benliklerinin sevilme-övülme ihtiyaçlarına köle olan ve benliklerinin kölesi olduklarının farkında olmayıp özgürlük tellallığı yapan sözde özgürlük budalaları. Benliklerini esareti altına alan narsizmin farkında olmayıp ‘her birey değerlidir’ düşüncesinin ardına sığınarak kendilerini ‘bulunmaz hint kumaşı’ zannedenler. Aynanın karşısında eriyiveren saatler, aynaya baktıkça güzelliğine hayran kalan insanlar. Bu hayranlıktan yola çıkarak herkesin de kendine hayran olduğu, ya da hayran olması gerektiği düşüncesi. Hayran olunmadığı zamanlarda kendini kötü hissetme, her şeyi yapabilecek kapasitesi (?) var iken kendini iyi hissetmeye gücü yetmeme hali. Bu algıların en önemli neticesi: mutsuzluk. ‘Ben bu işi havada-karada yaparım’ deyip ‘duvara toslayanlar’ ya da ayna karşısında hayran kaldıkları benliklerine bekledikleri ilgiyi göremeyip depresyona girenler... Burnu havada gezip beklentisi yüksek olanlar, ve karşılan(a)mayan beklenti neticesinde mutsuzluğa düşenler... Durum vahim.

İnsanların en önemli uğraşlarından biri: huzur arayışı. Huzura ulaşmak ise ancak kendini bilmek, kendini olduğu gibi kabul etmekle mümkün. 

' Ben var ya; Hem RABBİNİ, Hem de haddini bilen insana hayranım..!’ (Hz. Ömer r.a) ‘Ben yaptım, ben ettim, bensiz bu iş olmaz......