Ana içeriğe atla

Şişirilmiş Benlikler

'Ben var ya; Hem RABBİNİ, Hem de haddini bilen insana hayranım..!’ (Hz. Ömer r.a)

‘Ben yaptım, ben ettim, bensiz bu iş olmaz...' Hepimizin çokça kullandığı kelimeler. Modern Çağ'ın şişirdiği, kendisine lüzumundan fazla önem atfeden benlikler. Bir sorun olarak görülen kendine güven eksikliği...
Bu eksikliği gidermek için enjekte edilen sözler, insanların kendine güvenini artırma maksadı güden uygulamalar. Halkın tabiriyle insanlara gaz vermek. Bunların neticesi olarak olduğundan farklı davranan, kendini mevcut durumdan çok yüksekte gören insanlar... Dozu fazla kaçırılmış ilaçlar misali, kendine güvenmekten ziyade şımarık ve haddini bilmez, olduğundan fazlasıymış gibi davranan insanların yetiştiği bir çağ. İnsanın kendine güveni tam, özgüveni yüksek olmalı kesinlikle. Fakat bu özgüven kişileri şişirmemeli, olduğundan fazlasıymış gibi göstermemeli.
Modern Çağ'ın modern insanları: her işte mahir, ancak hiç bir işte amil olmayan insanlar. Her türlü bilgide alimliği var iken, her konuda cahilliği bulunan; her şeyi yapabilecek özgüvene sahip olup, bunun yanı sıra hiç bir şey yapmayan, yapamayanlar. Teorik olarak her bilgiye hakim, pratikte hiç bir işten anlamaz. Laf var icraat yok, fail var fiil yok kabilinde ilerleyen vakit.
Narsist benliklerinin sevilme-övülme ihtiyaçlarına köle olan ve benliklerinin kölesi olduklarının farkında olmayıp özgürlük tellallığı yapan sözde özgürlük budalaları. Benliklerini esareti altına alan narsizmin farkında olmayıp ‘her birey değerlidir’ düşüncesinin ardına sığınarak kendilerini ‘bulunmaz hint kumaşı’ zannedenler. Aynanın karşısında eriyiveren saatler, aynaya baktıkça güzelliğine hayran kalan insanlar. Bu hayranlıktan yola çıkarak herkesin de kendine hayran olduğu, ya da hayran olması gerektiği düşüncesi. Hayran olunmadığı zamanlarda kendini kötü hissetme, her şeyi yapabilecek kapasitesi (?) var iken kendini iyi hissetmeye gücü yetmeme hali. Bu algıların en önemli neticesi: mutsuzluk. ‘Ben bu işi havada-karada yaparım’ deyip ‘duvara toslayanlar’ ya da ayna karşısında hayran kaldıkları benliklerine bekledikleri ilgiyi göremeyip depresyona girenler... Burnu havada gezip beklentisi yüksek olanlar, ve karşılan(a)mayan beklenti neticesinde mutsuzluğa düşenler... Durum vahim.

İnsanların en önemli uğraşlarından biri: huzur arayışı. Huzura ulaşmak ise ancak kendini bilmek, kendini olduğu gibi kabul etmekle mümkün. 

Yorumlar

  1. Günümüz tavan ego insanını ne güzel dile getirmişsiniz, tebrik ederim.. Diğer yazılarınız şimdiden merak uyandırdı bünyemde. Teşekkürler paylaşımlara devam :)

    Bu yeni blogger'ı da takibe alırsanız, karşılıklı yorum desteği olabiliriz, teşekkürler iyi çalışmalar..

    lovviez.blogspot.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsanlara dair gözlemlerimi dile getirmeye çalıştım. Teşekkür ederim.
      Size de iyi çalışmalar.

      Sil
  2. Çook güzel bir yazıydı.İyi ki farkettim sizi.Kaleminizi çok beğendim.Başarılar dileklerimle.Ece ablanız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İyi dilekleriniz için teşekkür ederim. Henüz yeni sayılırım blog dünyasında. Kalem döndürmeye çalışıyoruz :)

      Sil
  3. Tam benim kafadan bir yazı olmuş kardeşim :)
    http://www.samettutal.com

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazıyı beğenmenize sevindim. Kafanıza uyacak yazılarımın devamı gelir inşallah :)

      Sil
  4. 2016 neyse bence 2018 içinde yazınız geçerlidir diye düşünüyorum Emeklerinize sağlık güzel yazı olmuş :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.