Van Gogh'un 'Yıldızlı Gece' tablosu. Ne zamandır özlemişim bol yıldızlı geceleri. Betonlaşan şehirlerin yıldızların güzelliğini örtmek vazifesi gören ışıklandırmaları arasında geçen gecelerden sonra yıldızların parıldadığı gecelere atıyorum adımlarımı. Çocukluğumun yıldızlı gökleri nereye kayboldu diye zaman zaman hayıflanırdım. Meğer sokak lambaları ve diğer ışıklandırmalar yıldızların görülmesini engellermiş. Şimdi farkediyorum. Hiç düşünmediğim bir şeyi, öğrenmiş oluyorum. Işıklandırmaların nispetle daha az olduğu, cırcır böceklerinin sabaha kadar ötüp durduğu, günün ilk ışıkları ile serçelerin şarkısının başladığı yerlerde; çocukluğumda şahit olduğum yıldızlı geceleri yeniden görmeye başladım. Gecenin maviliği arasında yıldızlar süzülüyor, gökte ay öylece salınıp duruyor. Sırtüstü uzanıyorum, seyre dalıyorum yıldızları. Eskiden olduğu gibi saymak gayretine girişiyorum. Kendimce isimler yakıştırıyorum. Hayaller kuruyorum. Hatıralar gözümün önünden geçiyo...