Ana içeriğe atla

Dişi Kurdun Rüyaları - Cengiz Aytmatov I KitapYorum(7)


Şu günlerde Cengiz Aytmatov okuyorum. Toprak Ana, Cemile, Sultanmurat, Elveda Gülsarı ve son olarak Dişi Kurdun Rüyaları. İlk dört kitap savaşın getirdiği acıları, yokluğu, sefaleti, yaşam mücadelesini ve bütün bu meşakkatli hayatın ortasında aşk hikayelerini anlatıyor. Dişi Kurdun Rüyaları ise daha farklı, modern insanın kendinden olanlara, hayvanlara ve doğaya verdiği zararları ustaca bir dille eleştiriye tabi tutuyor. Daha iyi bir yaşam parolası ile daha kötü bir dünyaya sebebiyet veren insanlar, tüketme hırsı ile tükenen hayatlar, yok oluşlar. Bu bakımdan diğerlerine nazaran daha çok sevdiğimi söyleyebilirim.

Kitapta, hayatta kalma mücadelesi veren, yaşadığı yerler insanlarca talan edilen, yavruları insanlarca öldürülen bir kurt ailesinin yaşadıkları anlatılıyor: Dişi kurt Akbar ile erkek kurt Taşçaynar. Yuva olarak seçtikleri her yer insanlarca yok edilir. Yavrularının cansız bedenlerini arkada bırakarak başka diyarlara giderler. Ama modern hayatta onlara yer yoktur. Onlar gibi diğer hayvanlara da. Aytmatov, insanların kendi istek ve ihtiyaçları için kainatın dengesini bozduklarını gözler önüne serer. 
Farklı hikayeler arasında dişi kurdun yaşadıklarıdır ortak olan: insanlar değişir, olaylar değişir, hepsinde de kötü iyiye galip gelir.

Kitaptan alıntılar

Korunmaya alınmış, sit alanı ilân edilmiş olsun olmasın, tereddütsüz yakacaklardı o bölgeyi. İnsanoğlu, çıkarı uğruna yerküreyi bir limon gibi sıkabilirdi.

İnsan için en güç olan, her gün insan olarak kalmasıdır.

İnsan hayatı her an, büyük devletlerin savaşı başlatmaları veya bundan sakınmaları şıklarına sıkı sıkıya bağımlıdır.

Uzay boşluğunda dönüp duran dünyamız da kanlı dramların gösterildiği sahneden başka bir şey değildir.

Ey kurtların ilahesi Börü-Ana! Bana iyi bak. Karşında ben varım, ben Akbar.Bu soğuk dağlarda karşına dikilen benim.Yapayalnız, talihsiz Akbar...

Yorumlar

  1. Merhaba! :) Blogunuzu yeni keşfettim ve takibe aldım. Sizide kendi bloguma beklerim,takip ederseniz mutlu olurum 💎 www.nurundelidolublogu.tk 💎

    YanıtlaSil
  2. "Dişi Kurdun Rüyaları" ilgimi çekti..ilginç bi kitaba benziyo..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Farklı bir kitap. Bir kurt ailesinin yaşadıkları ile bir kaç farklı hikayenin birleşiminden oluşuyor kitap.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.