Ana içeriğe atla

Masal ve Hayatın Hikmeti-İktibas#3


Günümüz dünyasında bilginin artmasına karşılık bilgeliğin azaldığı görüşü hakim. Dünyaya dair bilgimiz artıyorken kendimize dair farkındalığımız yahut dünyanın anlamına dair bilgeliğimiz azalıyor. Bu durumun bir çok sebebi olabilir. Asıl sebep olmasa da en önemli sebep bir kızılderili atasözünün ifade ettiği gibi, 'hikmeti değil bilgiyi arar*' oluşumuz. Bu sebeplerden biri de, çocukluğumuzun gecelerini süsleyen masalların yerini sayıları, renkleri öğrenme telaşının almış olmasıdır. Masallar hayatın hikmetine dair çok şey katıyor çocukların zihinlerine. Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir kitapta bu konuya dair bir paragraf vardı:

Masal çocuğun kulağına hayatın hikmetini fısıldar. Bunun bilimsel bilgi ile uzaktan yakından ilgisi yoktur. Bu bülbül sesi, su şırıltısı, bulut gülümsemesi, kuzu melemesi gibi bir şeydir. Uğurböceğinin parmak uçlarında gezinip aniden uçmasıdır. Hayat dediğimiz şey ise zaten kuzukulağı, patlangaç mısır ve reçel kavanozundan oluşmuştur; tadılır, anlaşılır. Mustafa Kutlu, Hüzün ve Tesadüf, syf-27

* Bahsi geçen kızılderili sözü: 'Günümüzde insanlar bilgiyi arar oldu, hikmeti değil. Oysa bilgi mazidir, hikmet ise gelecek' Amerika Yerlisi Lumbee Kabilesi

© 2018 I Arif Öztürk

Yorumlar

  1. Bilgi kirliliğinden duygulara yer kalmadı. İnsanlar robot gibi olmaya başladılar. İçgüdüsel olarak yani yaratılış itibariyle gülüp ağlıyorlar ama neden üzüldüklerini ve mutlu olduklarının farkında değiller.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnanılmaz derecede bilgi kirliliği var maalesef. Doğru ile yanlış olanı ayırmak bile zor hale geldi.

      Sil
  2. Masalı ben de çok önemsiyorum.Yeni yeni masallar öğrenmek gerek...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kesinlikle masal öğrenmeyi bende önemsiyorum :)

      Sil
  3. Çocuklara masal anlatmayı çok severim. Anlatırımda ama daha çok onların anlayabileceği şekilde bilge insanların yaşamış olduğu mücizevi olayları anlatmayı daha çok seviyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Masalların en özel tarafı bilgelik hikayeleri içeriyor olmaları :) Yorum için teşekkürler

      Sil
  4. Masal... O kadar severek dinlerdim ki. Torunuma neredeyse okula başlayana kadar anlattım. Bu konuda hem şanslıydım, hem de torunumu bu tattan uzak bırakmamış oldum. Zaten çocukluğumuzda aldıklarımızın önemli olması bundan. Bilgi gerekli tabii ama düşünce dünyamızı hiç boş bırakmamalı. Ben bilhassa uyumadan evvel çok düşünürüm. Yaratılışımızı, hikmetlerini...
    Konu çok güzeldi Arif, düşüncene ve emeğine sağlık.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ece Abla teşekkür ederim. Çocukluk döneminde masal dinlemek önemli bir ayrıcalık.

      Sil
  5. Bilgi artıyor fakat onu ayıklayıp verimli yerlerini kullanacak insan yok denecek kadar az.

    YanıtlaSil
  6. Çocukken hiç masalları sevmezdim. Şimdi imgeleme yanım çok zayıf. Çocukların ellerinden tabletler alınıp, kitaplar verilmeli. Bu güzel yazı için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Samet. Epeydir yoksun buralarda.Özlettin kendini :)

      Sil
  7. Bilgi artıkça bilgisizlik çoğaldı gerçekten. Arkamıza bakmaktan önümüzü göremiyoruz maalesef.

    YanıtlaSil
  8. hep öğreniyoz bişiler ama bilmiyoz di miiii sadece bilgi istifliyozz :)

    YanıtlaSil
  9. çocukların masallar,hikayeler yerine sadece aşırı uçlu bilgilerle büyütülmeleri çocukların hayal dünyasını da kıtlaştırıyor olmalı..çok üzücü bi durum..önemli bilgilerdi emeğinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hayal dünyası ile doğrudan alakalı bir durum :) Katkı için teşekkürler.

      Sil
  10. Salt bilgi yüzeysel kalıyor. Manayı arayan yok.

    YanıtlaSil
  11. Bildiğimizi sandığımız ama bilmediğimiz bir konu daha...Farkındalık sağladığınız için teşekkürler Arif bey .

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.