Ana içeriğe atla

TavsiyeKitap: Doğru Bilinen Yanlışlar(10)



Çocuk Eğitiminde Doğru Bilinen Yanlışlar
Adem Güneş
Timaş Yayınları
182

Arka kapaktan; ‘Çocuk eğitimi, çocuğu ceza ve mükafat ile adam etmek değil, onun dostluğunu kazanabilme becerisidir. Bu beceriyi elde edebilen yetişkinlerdir çocuklarını eğitebilenler… Çocuk, baskı ve zorlamalar karşısında sindirildikçe değil, ebeveynine güvenle tutunabildikçe kişiliğini geliştirir.’

Adem Güneş ülkemizde önemsediğim pedagoglardan bir tanesi. Çocuk gelişimi ve çocuğun kişilik kazanması sürecinde farklı bakış açılarıyla dikkatimi çekiyor. Bu kitabı da detaya girmeden, her kesime hitap edebilecek tarzda kitaplarından biri. Toplamda 26 bölümden oluşan kitap, çocuk gelişimi hakkında farklı konulara kısa kısa temas ediyor. Bu kısa temaslar okuyucu sıkmadan, ana mesajı verebilecek nitelikte. 
Kitap ‘Embriyo Psikolojisi’ bölümü ile başlıyor. Anne karnından itibaren psikolojik karakterin oluşmaya başladığını ifade eden yazar, hamilelik sürecinden itibaren dikkatli olunması gerektiğini ifade ediyor. İkinci bölüm ise, doğumdan sonraki ilk saatlerin anne-çocuk bağları açısından önemini vurguluyor.
Daha sonraki bölümlerde ise, ‘Anne Sütü’, ‘Yeterli Düzeyde Sevgi Göstermek’, ‘Çocuk Eğitimi ile Çocuk Terbiyesi’, ‘Çocuklukta Oyunun Önemi’, ‘Sanal Oyunların Mahiyeti’, ‘Öfke Kontrolü ve Vicdan Eğitimi’, ‘Tuvalet Eğitimi’, ‘Cinsel Eğitim yerine Mahremiyet Eğitimi’ gibi konular tartışılıyor. 
Yazar, Çocuk Eğitimi ve Çocuk Terbiyesi bölümünde çocuk terbiyesinin önemine değiniyor. Çocuklara eğitim vermeden önce, terbiyenin lüzumunu gözler önüne seriyor. Eğitimli yankesici, hırsız ve benzerlerinin bu yolla azalacağını ima ediyor.
Oyunun tartışıldığı bölümde ise, yetişkinler tarafıdan ciddiye alınmasa da oyunun çocuğun nazarında önemli bir iş olduğu, çocuğun bu yolla hayata dair birçok şeyi öğrenciliği vurgulanıyor.
En fazla dikkatimi çeken bölüm ise, Cinsel Eğitim yerine Mahremiyet Eğitimi bölümü. Bu bölümde yazar, mahremiyet eğitiminin cinsel eğitimden daha faydalı olabileceğini savunuyor. Bu savını destekleyen en önemli temel ise, cinsel eğitimin toplu olarak verilmesi, mahremiyet eğitiminin ise bireye özel olarak ihtiyaçları doğrultusunda verilmesi. Bunun yanısıra Rusya başta olmak üzere bazı ülkelerin zararlı olduğunu gördükleri için cinsel eğitimden vazgeçtiklerini söylüyor.
Kitabın ebeveynler başta olmak üzere ailelerle çalışan eğitimciler için faydalı olabileceğinin düşünüyorum.


Takipte Kalın! 



Yorumlar

  1. not aldım önemli bir kitap olmalı...teşekkürler...

    YanıtlaSil
  2. Teşekkür ederiz Arif Bey. Adem Güneş iyi bir referans.

    YanıtlaSil
  3. Eğitim dışarıdan kitap yazmakla olmuyor saha çok farklı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka sahada işler daha zor. Fakat farkındalık ve bakış açısı itibariyle kitaplar faydalı oluyor.

      Sil
  4. Kenara kaydedildi, kızımız yolda en kısa sürede okumalı...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Doğum Öncesi süreçe de kitapta yer verildiğine göre hemen başlanabilir.

      Sil
  5. Güzel bir kitap belli ki, bence insanı anlamaya çalışmakla başlar her türlü eğitim. Bu konuda da güzel kaynaklardan biri gibi duruyor okumak isterim. Herkesinde okuması gerekiyor, özellikle anne ve anne adayları için ekmek ve su gibi olmalı bu kitaplar... Tabii babalar da aynı durumda ama toplumda kadının eğitimi büyük bir kalkınma faktörü olduğunu düşünüyorum... Teşekkürler.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Anne ve babaların her ikisi de okumalı. Herkese hitap eden bölümler var :)

      Sil
  6. Bu guzel Bilgiler için tesekkurler takibe aldım (takip etkinliği vesilesiyle siz de bloğunu takip ederseniz sevinirim)

    YanıtlaSil
  7. Hocam bu tür kitapları tüm anne babalar okumalı. Çok önemli yerlere değinmiş kitap.

    YanıtlaSil
  8. Notlarım arasına aldım

    YanıtlaSil
  9. Çocuk eğitimi ile ilgili güzel bir kitap tanıtımı yapmışsınız, çok teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Güzel bir başucu kitabı önerisi. Adem Güneşin bazı konferanslarını dinlemiştim biraz ütopik gelmişti çünkü maalesef kitaplardaki gibi çocuk yetiştirmek çok zor. Tabi ki gene de elimizden geleni yapıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnsan dair hiçbir şey kitapta yazanlarla anlaşılmaz/yapılmaz. Fakat çocukları anlamak için bu kitaplar önemli.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.