Ana içeriğe atla

TavsiyeKitap: Olmak Cesareti(13)

Olmak Cesareti
Kemal Sayar
Kapı Yayınları
264 sayfa


Hayat Teselli Bulmaktır, Hüzün Hastalığı gibi kitaplarıyla tanıdığım Kemal Sayar psikolojiye farklı açılardan bakmamı sağlayan bir yazar. Kendisi bir psikiyatr olan Kemal Sayar, insan varoluşunun anlamlandırılması meselesi üzerine yoğunlaşıyor. Batı psikolojisinden alınan kavramları kültürel kodlarımıza uygun hale getirip kullanması ile de güzel bir çalışma yaptığını düşünüyorum.

Kemal Sayar'ın bu yazıda ele alacağımız Olmak Cesareti kitabı, 'Var olmak cesaret ister' ana temasıyla okuyucuya buluşuyor. Kitapta yer alan 33 konu başlığı dört ana başlık etrafında kategorize edilmiş: Hayatın Tam Ortasında, Sınırları Zorlamak, Olguların Dili, Tıbbın İçinden Tıbbın Ötesine.

Hayatın Tam Ortasında ana başlığıyla sunulan birinci bölümde Sayar, hayatın içinde insanın durumunu ele alıyor. Bu bölümde, bebeklikte oluşan bağlanma ihtiyacı ile başlayan yolculuk, ölüme kadar gidiyor. Teknolojinin, biyolojinin gelişimi ile gerçeklik algısının kayboluşuna vurgu yapan Sayar, kitaba ismini veren Olmak Cesareti isimli yazıda bizi cesaret gösterip kendi benliğimizle var olmaya davet ediyor.

İkinci bölümün ana başlığı Sınırları Zorlamak. Bu bölümde Sayar, kainatın aşk üzere yaratıldığından dem vurarak bizi aşka davet ediyor: derin anlamlarıyla aşkı kavrayıp, aşk ile yaşamaya. Tartışılan diğer başlıklar ise şunlar: psikolojinin sınırları zorlayan durumları, deha ve delilik, kaosta hayat.

Üçüncü bölüm Olguların Dili ana başlığını taşıyor. Bu bölümde dikkatimi çeken yazılar var. Sayar, ergenlik dönemini tartıştığı bölümde günümüzde ergenliğin çalkantılı geçmesinin temel sebebini, ergenlerin toplumla ve hayatla bütünleşmeden uzak kalmalarına bağlıyor. yetişkinliğe ilk adımı attıkları dönemde ergenler, hayata dair gerçek sorumluluklar alamıyorlar, bu durum çalkantılı bir ergenlik geçirmelerine sebep oluyor. Kemal Sayar'ın bu görüşüne katılıyorum. Zira, ergenlik dönemi ve öncesinde hayattan soyutlanmayan, hayata dair sorumlulukları olanların ergenlik dönemini daha az problemle atlattığı biliniyor. Bir diğer önemli yazıda ise Turgut Uyar'ın Göğe Bakma Durağı şiirine atıfta bulunan Sayar, mevcut kentleşme anlayışıyla şehirlerde göğe bakma duraklarının gerçeğe dönüştüğünü/dönüşeceğini ifade ediyor.

Son bölümde tıbbın yöneldiği alana dair tartışmalar mevcut. Ülkemizde günübirlik tartışmalar sürerken, birçok ülkenin gen savaşları yaptığını bu bölümde okuyoruz. Gen savaşları için harcanan yüksek rakamlar hayret verici nitelikte. Sayar, bu gen savaşlarının insanlığı Huxley'in Cesur Yeni Dünya'da çizdiği distopyaya götürmesi endişesini taşıyor.


Takipte Kalın! 

Yorumlar

  1. Yazardan haberim yoktu, tanıtım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  2. Artık psikolojik kitaplarla daha sık karşılaşır olduk.Anladığım kadarıyla konuların felsefik boyutu da işlenmiş. Genetik üzerine yapılan çalışmaların psikolojik açıdan ele alınması ilginç bir tartışma başlatacak gibi. Tanıtım için teşekkürler:)

    YanıtlaSil
  3. Kemal Sayar'ın kitaplarını severek okurum. Özellikle Kemal Sayar'ı tanımak isteyenler için "Hayat Teselli Bulmaktır" kitabını tavsiye ederim. Çünkü bu kitabında önceki kitaplarda yer alan seçme yazılar bulunmakta. Olmak Cesareti de benim için bazı kitaplarının gerisinde kalsa da beğenerek okumuştum.
    Hatırlattınız. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  4. Diğer bölümlere de merakla baktım ama anne oluşumdan mütevellit ergenlikle ilgili kısımda gözlerimi aça aça okumuşum. Analiz ve tespite kesinlikle katıldım.

    Paylaşım için teşekkürler

    YanıtlaSil
  5. Böyle bir kitapta genetiğin de ele alınması ilginç. Genelde kişisel gelişim ağırlıklı oluyorlar ki sevmem ben o türü. Demek ki yazar biraz farklı yaklaşmış.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kemal Sayar kişisel gelişim üzerine yazmıyor genelde. Hayatı ve insanı anlamak üzerine vurgu yapıyor diyebilirim.

      Sil
  6. Kitaplarla aram çok iyi değil şu sıralar. Tavsiye için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  7. Felsefi ve psikolojik kitaplar benim de ilgimi çeker. Kemal Sayar’ın kitaplarından hiç okumadım. Dünyanın sevgi üzerine kurulması ve aşk üzerinde durulması, diğer yandan ergenlik ile ilgili konuları içermesi de ayrıca ilgimi çekti. Tanıtım için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. Paylaşımın faydasını şöyle görüyorum. Böyle bir kitaptan haberdar olmak ve yeni birşeyler keşfetmek için yeni yeni yazarlar ve kitaplar tanımak . Sayenizde böyle bir kazancımız oldu, teşekkürler.

    YanıtlaSil
  9. Şu kısa yazıyı okuduğumda bile baya karmaşık bir kitap olduğu fikri doğdu ama öğretici bir kitaba benziyor daha önce yazarın adını bir çok kez duydum fakat kitaplarından okuma fırsatım olmadı. Güzel ve geniş kapsamlı bir tanıtım ve özet olmuş olmak cesareti adlı kitap okunabilir kitaplar arasında gibi duruyor teşekkürler.

    YanıtlaSil
  10. Ergenlik dönemi üzerine böyle çalışmalar dikkate alınıp ona göre eğitim verilse keşke.

    YanıtlaSil
  11. Var olmak gerçekten cesaret istiyor. Not aldım kitabı teşekkürler ☺️

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.