Ana içeriğe atla

TavsiyeKitap: Asyanın Kandilleri

Şimdilerde belirsiz silüetlerin ardından ziyaretçilerini selamlayan Asya şehirleri bir zamanlar ilmin ve bilimin beşiği konumundaydılar. Burada yanan kandiller o devirde olduğu gibi bugünümüzü de aydınlatmaya devam ediyor. İbni Sina, İmam Buhari, Kaşgarlı Mahmud ve daha nice ilim ehli zat bu şehirlerde dünyaya geldiler. Belki göremediğimiz, önemsemediğimiz, dikkatlerimizden uzakta kalan bir hakikat bu. Ne çabuk unutmuşuz. 
Bunları Halime Toros tarafından kaleme alınan Asyanın Kandilleri'ni okurken düşünüyorum. Asyanın Kandilleri, şehir şehir dolaştırıyor okuru. İlmin peşinde koşan zatların ardından silik hatıralarını seyreyliyoruz sanki.
Kitap üç bölümden oluşuyor: İlk bölümde edebiyat, tıp, İslam, musiki gibi alanlarda çalışmalarıyla ismi bugünlere ulaşan; Kaşgarlı Mahmud, İbni Sina, İmam Buhari, Abdülkadir Meragi ve başka zatların hayatını belgesel tadında takip etmek mümkün. Nitekim, kitabın bu bölümü TRT'de Asyanın Kandilleri ismiyle belgesel olarak yayınlanmış.
İmam Buhari'nin hadis peşinde geçen ömrü, Yusuf Has Hacip'in Divanı, Abdülkadir Meragi'in musiki çalışmaları, Ali Şir Nevai ile Hüseyin Baykara'nın dostluğu... Bazen savaşların gölgesinde, bazen bolluk ve ferah içinde yapılan çalışmalar ile ilim erbabı nice zatın hayatından kesitler ustalıklı bir dil ile anlatılmış.
İkinci bölüm Buhara, Şam, Semerkant, Rey ve daha fazla şehir hakkında gezi notlarından oluşuyor. Halime Toros ilk bölümde hayatını anlattığı zatların doğduğu, büyüdüğü, ilmin peşinde koştuğu şehirleri gözlerimizin önüne getiriyor. Bir zamanlar kalabalık, bereketli, ilme beşik olan şehirlerin şimdiki hali yüreğimizde burukluk bırakıyor. Çünkü, o eski dağdağalı günlerden eser kalmamış bu şehirlerde.
Üçüncü bölüm, 'Evvel Zaman İçinde, Yitik Zamanın Peşinde..' başlığı ile okuru tarihi bir yolculuğa çıkarıyor. Kronolojik bir sıra ile tarihte önemli olayların sıralandığı bu bölüm, tarihin hızlı bir özeti niteliğinde. Bu bölüm ayrıca, ilk bölümde anlatılanları tamamlıyıcı bir özellik taşıyor.

Kitabın Künyesi
Asyanın Kandilleri
Halime Toros
Hece Yayınları
360 sayfa.
Arka Kapak Yazısı:
Özbeklere göre evrendeki iki büyük yoldan biri olan İpek Yolu üzerinde sekizinci yüzyıldan başlayarak görkemli kentler yükseliyor birbiri ardına..
Kütüphaneler, medreseler, rasathaneler, şifahaneler ve ulu mabedler..
Sultanlar ve varlıklı insanlar kitap toplamak için uzun yolculuklara çıkıyorlar.
Fethedilen ülkelerden cizye yerine kitap istiyor halifeler.
Çarşılarda dini-felsefi- bilimsel tartışmalar yapılıyor.
Bağdat ve Şam’ın görkemli rasathanelerinde ise astronomi çalışmaları...
Öyle bir meşaledir ki yanmaya başlayan, her meraklı zihin bu ateşten kendine düşen payı alır.
Ve her büyük deha, bu ateşe kendi "kor"unu bırakır.
Asya’nın Kandilleri, hem uygarlık ateşine kendi ‘kor’unu bırakan büyük üstadların hikâyesini anlatıyor, hem de bizim hikâyemizi.

Yorumlar

  1. Selam,annemi kaybettim.Bu ara zorlukla bakıyorum bloglara.O yüzden geç ziyaret edebildim sizi...

    YanıtlaSil
  2. biyografi türü yani çok severim yaa saoool :)

    YanıtlaSil
  3. Okunması gerekenlerden. Çok teşekkürler👍😊🤚

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.