Ana içeriğe atla

Mahallenin Çocukları


Güneşli bir bahar ikindisinde sokak ortasında top oynayan çocuklara ilişti gözüm. Bahar yelleri tatlı tatlı yüzümü okşamadayken çocukları görebileceğim bir noktaya geçip oturdum, kaldırım üzerine. Komşuluk kültürünün varlığını devam ettirdiği, herkesin birbirini tanıdığı mahallemizde yün çırpıyor mahallemizin kadınları, sokağın öbür ucunda.

Tüm benliğimle çocuklara odaklanmışım. Hatıralar mı sürükledi beni çocukları izlemeye, çocukluk günlerime duyduğum özlem mi bilemiyorum. Dertsiz- tasasız, gamsız oyunlar oynadığım günler çok uzaklarda şimdi. Hepsi de hayallerden ve hazin hatıralardan ibaret. Enerji yüklü vücutlarıyla bir o yana bir bu yana koşup durmada çocuklar. Saf ve temiz yüreklerini taşıdıkları bedenlerinde yorgunluk emareleri, şakaklarında ter damlaları... coşkuyla top koşturmaya devam etmedeler. Yoldan gelip-geçen arabalar homurdanmalarına yol açsa da, ‘Gol’ diye bağırdıkları vakit coşkuyla haykırıyorlar: homurdanmalarından eser kalmıyor. Yüreklerine sığmayan coşkuları dışarıya taşıyor, gözlerinden ışık huzmeleri yayılıyor. Coşkularını hiç kaybetmeden saatlerce devam ediyor oyunları. Bağırıp-çağırmalar, küfürlü konuşmalar... duvarlarda yankılanıyor.

Güneş, ışıklarını çekip almadayken şehrin üzerinden, yorgun ayaklarına ağır gelmeye başlamış vücutları. Yüzlerindeki ter damlaları üzerine tozlar yapışş, yüzleri toz-toprak içinde. Ne anlama geldiğini bilmedikleri küfürlü kelimeler oyun esnasında olduğu gibi oyun sonrasında da ağızlarından dökülüyor. Söylemek istedikleri her cümlenin başına ya da sonuna küfürlü bir/birkaç kelime eklemeyi ihmal etmiyorlar. Alışkanlık haline getirdikleri küfürlü kelimeler, kurdukları her cümlenin yüklemi durumunda: Her cümlede bulunan ortak nokta.

Masum bakışlarının ardında saf bir yürekleri olduğuna kanaat getirdiğim çocuklar anlamını bilmedikleri küfürleri çokça kullanıyor. Çocuk ya işte; ne görürse büyüklerden, aynını yapıyor. Büyüklerin çokça ve hoyratça kullandıkları kelimeleri çocuklar da kullanmaya başlamışlar, ne yazık! 

Yorumlar

  1. Maalesef çok doğru bir noktadan yakalamışsınız. Küfür ve argo konuşma o kadar yayıldı ki küfürsüz konuşan adam yok gibi. :(

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.