Ana içeriğe atla

Siddhartha - Hermann Hesse I KitapYorum(2)


Seneler evvel hayretle, tefekkür ederek, bazı cümleleri baştan alarak okuduğum bir kitap: Siddhartha. İnsanın kendini bulmasında etkili olduğunu düşündüğüm kitabı bugünlerde tekrar okudum. Gene hayretle ve derin düşünceler içerisinde. Bazı cümleleri tekrar tekrar okudum, bazılarını uzun uzun düşündüm. Bazılarının altını çizdim. Altını çizdiğim cümlelerin bazılarını burada paylaşıyorum.
Kendini arama yolculuğunda bir insanın hayatı üzerine kurgulanmış kitapta her kelime, her cümle bir bilgenin ağzından dökülmüş gibi duruyor, burada sadece bazı cümlelere yer verebiliyorum.



  • Şimdi onun kendi oğlu için katlandığı acıya babası da o zaman kendisi için katlanmamış mıydı?
  • Bilme denen şeye susadım durdum hep, için sorularla dolup taştı sürekli.
  • Sana ne söyleyebilirim ki, saygıdeğer kişi?” diye cevap verdi Siddhartha.”Olsa olsa kendini aramaya fazla verdiğini mi? Aramaktan bulma fırsatını bir türlü yakalayamayacağını mı?
  • Önemli olan görüşler değildir asla, bunlar güzel ya da çirkin, zekice ya da budalaca olabilir, isteyen benimser, isteyen elinin tersiyle itebilir bunları.
  • Herkes alıyor, herkes veriyor, hayat böyle.
  • Hangi baba, hangi öğretmen yaşamını yaşamaktan, yaşamla kendini pisletmekten, bizzat günahlara girmekten, bizzat o acı içkiyi içmekten, kendi yolunu kendisi bulmaktan alıkoyabildi Siddhartha’yı? Sanıyor musun ki, sevgili dostum, bu yolu yürümekten belki esirgenen biri olabilir?
  • Ne diyorsun, dostum Govinda, acaba doğru yolda mıyız? Acaba bilim denen şeye, esenlik denen şeye yaklaşıyor muyuz? Bir kısır döngü içinde dolanıp duruyor muyuz yoksa –oysa biz çevrim denen şeyden kaçıp kurtulmayı düşünmüyor muyduk?
  • Şimdiye kadar öğrendiğim tek şey, hiçbir şey öğrenemeyeceğim oldu.
  • Yazmak iyidir, ama düşünmek daha iyi; akıllılık iyidir, ama sabretmek daha iyi.
  • Zaman aşılır aşılmaz, zaman düşüncesi kafadan çıkarılır çıkarılma dünyadaki bütün güçlükler, bütün düşmanlıkar silinip gitmiyor mu, yenilgiye uğratılmıyor muydu?
  • Bilgi bir başkasına aktarılabilir, bilgelikse hayır. Bilgelik keşfedilebilir, bilgelik yaşanabilir, bilgelik el üstünde taşıyabilir insanı, bilgelikle mucizeler yaratılabilir, ama bilgelik anlatılamaz ve öğretilemez.
  • Dünya iyi mi, kötü mü, dünyada yaşamak çile midir, sevinç mi, bir yana bırakalım, belki bu önemli değildir o kadar...
  • Kendi hakkımda hiçbir şey bilmeyişim, Siddhartha’nın bana böylesine yabancı, böylesine bilinmez kalışı bir nedenden, bir tek nedenden kaynaklanıyor: Kendimden korkuyordum çünkü, kendimden kaçıyordum!
  • Ölümlü nesneler hızlı bir değişim içindedir, Govinda, biliyorsun bunu.
  • Artık kendini yaşamaktı ona düşen..
  • Unutma ki, sevgili dostum, ölümlüdür görüntüler dünyası, ölümlü, son derece ölümlüdür giysilerimiz, saçlarımız, vücudumuzun kendisi ayrıca.

Yorumlar

  1. Kitap beni aldı götürdü desem yeridir.. Seçtiğiniz bölümler çok etkileyici, insanı içine çekiyormuş resmen..

    Paylaşım çok faydalı, teşekkürler

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Kitap gerçekten çok güzel. Herkesin okuması lazım. Ben ikinci defa okudum sanki ilk defa okuyormuşum gibi aldı götürdü farklı alemlere..

      Sil
  2. 'Yazmak iyidir ama düşünmek daha iyi; akıllılık iyidir ama sabretmek daha iyi' işte bu çok hoşuma gitti. Seçilmiş olan bölümler çok güzel. Ama uzun süredir kitap okuyamayan biri olarak, başlangıç için biraz ağır olabileceğini düşünüyorum. Yine de notumu aldım. Sevgiler,

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler... Başlangıç için ağır olabilir ama okuduğunuzda göreceksiniz ki kitap sizi alıp götürmüş :) Sadece az bir kısmını alabildim. Çok daha anlamlı bölümler var kitapta.

      Sil
  3. Okumak istedigim kitaplardan. Genelde kütüphaneden kitap alip okudugum için her gidiste bulamiyorum 😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Okunası bir kitap olduğu için kütüphanenin çok okunanları arasındadır muhtemelen.

      Sil
  4. "Görüntüler dünyası" çok beğendim bu tabir. Okumak isterim ;)

    YanıtlaSil
  5. Hesse'nin bir başka kitabı okuma listemde , bunu da not alıyorum o halde , teşekkürler...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.