Ana içeriğe atla

Her Gün Huzursuzluğumuz Biraz Daha Artıyor.



Hepimizin şikayetçi olduğu hususlardan biri: huzursuzluk. İçimde bir sıkıntı var ama ne olduğunu bilemiyorum? diyenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Sebebini bilemediğimiz huzursuzluklar, sebepsiz sıkıntılar ahvalimize tesir ediyor. Belki endişe çağında yaşamanın huzursuzluğuyla karşı karşıyayız. Belki de Sadi Şirazi’nin(1) dediği gibi endişe insanın vazgeçilmez bir parçası. Bu yüzden huzursuzluğumuz fazla, bilemiyorum.
Hayatımızdaki değişikliklerin, topraktan betona doğru kayan yaşam alanımızın, samimi ilişkilerden resmi ilişkilere geçişin.. Bir çok amilin neticesi olabilir huzursuzluğumuz?

Kendinizi sebepsiz sıkıntılardan ve huzursuzluktan muzdarip hissediyorsanız, kendinizi sorgulamanızın vakti gelmiş demektir:


  • En son ne zaman karşılık beklemeden bir yardım eli uzattınız herhangi birine?
  • İhtiyaç duyduğu bir anda tanımadığınız birine yardım ettiğiniz oldu mu?
  • Herhangi bir günün sonunda gününüzün nasıl geçtiğini düşündünüz mü?
  • Hiç sessizliğin sesini dinlediniz mi?
  • Çağlayan suların, sallanan ağaçların, cıvıldayan kuşların sesini dinlediğiniz oldu mu? 
  • Gözlerinizi içinize döndürüp hayaller kurduğunuz oldu mu?
  • Çimlere uzandınız mı kaygısızca?
  • Kirlenme korkusu olmadan toprakla oymadınız mı? 
  • Ya da toprağın üzerine çıplak ayakla bastınız mı?
  • Kurbağaların vraklamaları geldi mi kulaklarınıza yada ibibik kuşlarının sesleri?
  • Karıncayı incitmemek için adımlarınıza dikkat ettiğiniz oldu mu?
  • Bir kuzuyu kucağınıza aldınız mı hiç?
  • Martılara, kuşlara yem attığınız oldu mu?
  • Mahallenin yaşlıları ve çocuklarına muhabbetle selam verdiniz mi hiç?

Dipnot

(1) Bir sohbet esnasında sormuşlar Sadi Şiraziye, İnsan nedir? diye. Tek damla kan hudutsuz endişe diye cevap vermiş. ayrıntılar için tıklayın.

Yorumlar

  1. Üzerinde düşünülmesi gereken güzel sorular...

    YanıtlaSil
  2. "Karıncayı ezmemek için adımlarınıza dikkat ettiğiniz oldu mu?" Olmadı be reis olmuyor da. Hepimiz resmileşiyoruz ve bu dünyanın sadece insanlar için var olduğunu sanıyoruz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Haklısın kardeşim. Hepimiz de bencilleşiyoruz aynı zamanda. Başka insanları yada canlıları dikkate almadan sadece kendimiz için yaşıyoruz.

      Sil
  3. Çok doğru ve önemli bir konu. Hepimizin başında var bu durum. Arada kontak kapatmak gerekiyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet.Arada kontak kapatıp kendimizi yenilemek önemli.

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.