Ana içeriğe atla

Düş'lenecek Zamanlar


Ömürden bir seneyi daha geride bırakmaya yaklaştığımız şu günlerde, zemheri ayazıyla kavrulurken yanaklarımız, bacalardan tüten dumanlara karışıyor ‘ah’larımız… Hayal ile hatıralar arasında, soğuk Kars gecelerine hapsolan düşüncelerimiz, sessizliğe meydan okurcasına haykırıyor yüreğimize. Sokaklar tipiye mahkum, şehir bembeyaz örtülerle sarılı.

Doğalgaz faturasından endişeyle kat kat elbiselere bürünen üniversiteliler, ertesi gün okulların tatil olması ümidiyle yorgana sımsıkı sarılan liseliler, bahçeye yaptığı kardan adamın hayaliyle uykuya dalan ilkokullu-ortaokullu öğrenciler…
Sobanın başında kestane/patates közlemekle meşgul olanlar, sobanın etrafında ışıldayan gözlerle bekleyen torunlarına eski zamanların dertli hikayelerini anlatan dedeler, nineler… Ve çoğunlukla da, televizyonun karşısında gönüllerinin sükutunu seyreden aileler…

Mevsim zemheri… Hava soğuk… 

Tam düş kuracak vakittir… Gökleri seyre dalıp, gecenin karanlığını aydınlatan soğuğu bir nefese hapsedip düşünecek vakittir: yürek yakan sevdaları, gönülde pişen aşkları, bir ömürlük dostlukları, uzun soluklu arkadaşlıkları, sonu kanla biten düşmanlıkları, tamiri mümkün olmayan kırgınlıkları, telafisi olmayan tüm zamanları...
Meydanları kan gölüne çeviren, ırmakları kan kırmızı boyayan; yiğitlik ve cesaretin yanında zekanın etkili olduğu savaşları…
Ne aşklar yaşandı, ne savaşlar yapıldı… Nice kahramanlıklara, nice hainliklere şahit oldu tarih.
Gönülleri yangın yeri, akılları sarhoş, insanları deli divane eden aşkları… Maşuka ulaşan yolda candan olan aşıkları…
Altınlarını, paralarını koyacak yer bulamayan; mal varlığının hududunu bilmeyen zengin insanları… Nemrutlar’ı, Karunlar’ı… Daha nicelerini…
Ömrü boyunca bir defa olsun midesini doyuramayan garibanları… Bolluk deryasında yoklukla sınanan, esamesi tarihin tozlu rafları arasında kaybolan insanları…
Açlığın, susuzluğun, savaşın koynunda Allah’a sığınanları… Ve bu durumdaki mazlum insanlara sadece seyirci olarak uzaktan bakan bizleri…

Kimler geldi geçti dünyadan? Neler oldu bitti evvel zamanda? Bugünlerin ahirinde neler olacak?

Bugünlerde neler oluyor? Biz bu olanların neresindeyiz?

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.