Ana içeriğe atla

Bloggerde Bir Sene



Herkese merhabalar… 

Acaba nasıl olur?’ sorusu zihnimi meşgul ederek adım attığım blogger dünyasında bir seneyi tamamladım. 2016’nın ilk günlerinde biraz tedirgin, biraz acemice bir hal içerisinde blogumu kurdum ve ilk yayınımı paylaştım. İlk yayınımı görmek isterseniz, buraya tıklayabilirsiniz.

Blogdaki ilk günlerimde özellikle teknik konularda yaşadığım problemlerin ümidimi kırdığı zamanlar oldu. 4 ay gibi bir süre blogumu kendi haline bıraktım: yazı eklemedimi takip etmedim vs. Sonraları, bir şeyler yazma isteğinin ihtiyaca dönüştüğü günler yaşadım. Döndüm yeniden blogda yazmaya. Bu defa daha istekli, daha araştırmacı olarak işe koyulduğum için problemleri çözmek daha kolay oldu.

Blogdaki ilk devrelerim daha çok deneme mahiyetinde geçti. Bugüne kadar süregelen ikinci devrede ise blog dünyasında bloga, insanlara, hayata dair yeni şeyler öğrenerek; blog dünyasına gerçekten adım attım.  Tabi bu süre zarfında da kişisel yoğunlukluklarımdan dolayı bloggerden uzak kaldığım zamanlar oldu.

İkinci devre günlerimde yeni bloglar keşfederek, yeni insanlar tanıyarak, yeni yazılar yazarak yolculuğa devam ettim. Keşfettiğim bloglar vesilesi ile yeni şeyler öğrendim, olaylara bakış açımı sorguladım. Hayat ve hayatım üzerine düşündüm. 

Neticede bugünlerdeyim.

Baktığım zaman insan ve hayata dair hala öğreneceğim çok şey var. Blog hususunda hala acemiliklerim var. Biraz acemi, biraz meraklı, biraz yorgun blogda yazmaya devam ediyorum. 


Bloggerde bir seneyi tamam ettiğim şu günlerde blog temamı güncelledim. Belki eskisi daha iyiydi ama ara ara yenilenmek de lazım. Bazı zamanlarda değişiklik iyidir değil mi?

Yorumlar

  1. Ben de 9 aydır blog yazıyorum.Seni de aramızda görmekten gerçekten memnunum.Bir de hemşehriymişiz :) Kangal'lıyım ben de :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Hemşehri olduğumuz bilmiyordum. Bende sizi görmekten memnuniyet duyuyorum. Psikoloji ile ilgili biri olarak yazılarınızı takip etmeye çalışıyorum :)

      Sil
  2. Ben şaşırdım şu an 1 sene az bir zaman ve gerçekten çok başarılı olmuşsunuz. Ben kendimi bildim bileli bu işteyim ve bu yaşta buralara gelmemin sebebi bu işe verdiğim zamandır. Gerçekten başarılısın Arif abi Allah yolunu açık etsin :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim Samet iyi dileklerin için. Henüz başarılı olduğumu düşünmüyorum ama kendimi geliştirme gayretim devam ediyor. Lise çağında biri olarak bende seni oldukça başarılı buluyorum.
      Allah cümlemizin yolunu açık eylesin :)

      Sil
  3. Daha nice güzel yıllara diyelim öyleyse. Ben blogunuzu yeni keşfetmiş olsam da çok sevdim. Başarılarınız daim olsun.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Cümlemizin başarıları daim olsun.

      Sil
  4. Yazmayı bırakma sakın

    YanıtlaSil
  5. İlla ki bloğa sırtımızı döndüğümüz ya da dönmek zorunda kaldığımız zamanlar olabiliyor..
    Nice yıllar boyu yazarsınız umarım ^^

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Hepimizin blogdan uzak kaldığı zamanlar olabiliyor maalesef.

      Sil
  6. Birinci yılınız kutlu olsun, nice senelere. :)
    Sizin blogunuza pek uğramıyormuşum ama çok güzel yazılar varmış, şu günlerde zamanım az olduğu için çok az blogu takip edebiliyorum ama sizinkine ağırlık vermeye çalışacağım. :) Başlıklar ilgimi çekti, zaman buldukça okuyabilirim umarım. :))

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.