Ana içeriğe atla

Senenin İlk Çeyreğinde Okuduklarım


Senenin ilk çeyreğini ulaştığımız şu günlerde okuduğum kitaplardan bazılarını buraya ekliyorum. 

Hayat Nedir? l Mehmed Ali Ayni
Yazar, iki öğrencisinin hayatın ne olduğu sualine cevap olarak kitabı kaleme almış. Hayat
nedir? suali etrafında filozofların fikirlerini, hayatın ve ölümün batıda ve bizde ne anlamlar ifade ettiğini anlatıyor. Ölüm bahsinden olarak intiharı anlatmaya çalışıyor. Son olarak tavsiye niteliğinde mutluluk bahsini anlatıyor. Mutlu olmak için şart nedir? diye soruyor ve ‘mutluluğu aramamak, kendine kendine yetebilmek’ cevaplarını veriyor. 

Beynin sırları l Pelin Çift - Sinan Canan
Beyin üzerine yazılan en anlaşılır kitaplardan bir tanesi olsa gerek. Aşk, şiddet, uyku, zihin kontrolü ve daha fazlası… beyinde nasıl gerçekleşir? Bu konuları okuyucuların rahatlıkla anlayacağı bir dille sunuyor. Pelin Çift’in soruları, Sinan Canan Hoca’nın bilgi ve tecrübeleri ile anlatılıyor.


Beş Şehir l Ahmet Hamdi Tanpınar

Senelerden beri okumak istediğim, okuduktan sonra da okumak için geç kaldığı düşüncesine kapıldığım bir kitap. Yazarın Ankara, Erzurum, Konya, Bursa ve İstanbul’da yaşadıklarından hareketle oluşan düşünceleri kitabın içeriğini oluşturuyor. Yazar, bu şehirleri kullandığı kelimeler ve tasvirleri ile ilmek ilmek işlerken, bir şehrin insanları, tarihi ve kültürü en iyi nasıl anlatılır sualinin cevabını veriyor.

Dokuzuncu Hariciye Koğuşu l Peyami Safa
Peyami Safa’nın sevilen romanlarından bir tanesi. Okurken çok fazla etkilendiğimi söylemeliyim. Aşkın, bedenin bir uzvunu kaybetme endişesinin, yoksulluğun verdiği acılar insanın gözünde film şeridi gibi canlanıyor.


Ünlü Rus yazar Tolstoy’un Hz. Muhammed’in(sav) bazı hadisi şeriflerini bir araya getirdiği, gene Tolstoy’un din ve İslamiyete ilişkin düşüncelerinin yer aldığı kitap. Tolstoy’a itimadı olan bir aile mektup yolu ile çocuklarının hangi dine mensup olmalarının iyi olacağını soruyor. Tolstoy da İslamiyet’in daha sağlam temelleri olduğunu vurguluyor.

Dikkat Psikoloji l Theodule Armand Ribot
Dikkat nedir? Kontrol edilebilir mi? Yazar, anlık ve gönüllü dikkat ayrımı yapıp iki konu başlığını da örneklerle ifade ediyor. Anlık dikkatin öğrenme yolu ile geliştirilerek, gönüllü dikkatin sağlanabileceğini ifade ediyor. Gönüllü dikkatin de başarı için çok önemli olduğu vurgusu yapıyor.

Felatun Bey ile Rakım Efendi l Ahmet Mithat Efendi.
Biri batı özentisi olarak, diğeri ise gerçek manada çağdaş ve gerçekçi biri olarak yaşayan iki kişinin, Felatun ve Rakım Efendilerin, hayatlarından kesitler anlatılıyor. Çok tartışılan ve iki konu, batı hayranlaığı ve çağdaşlık kavramları irdeleniyor. 

Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat l Şemsettin Sami
Türk Edebiyatının ilk romanı olarak bilinen kitap adından anlaşıldığı üzere Talat ile Fitnat’ın aşkını anlatıyor. Aşkı için kadın kılığına giren Talat, istemediği adamla zorla evlendirilen ve evlendiği Ali Bey ile kader birliği tuhaf tesadüflere denk düşen Fitnat. Sevdaları uğruna canlarına kıyan iki genç aşık, kaderin cilvesi karşısında deliren Ali Bey. Duygu dolu bir hikaye. Günümüzde gençler arasında kısa soluklu sevdalar ile kıyaslayınca tuhaf gelebiliyor insana. 

Sergüzeşt l Sami Paşazade Sezai
Gene Tanzimat Dönemi Osmanlısında geçen bir aşk hikayesi. Aşkın yanısıra esir ticaretinin, esir kızların gözünden hayata bakışın yansıtıldığı bölümler… Esir bir kız ile efendisi arasında filizlenen aşkın hikayesi.

Ben Bana Güveniyorum l Rüya Turna
Günlerimiz sınavdan sınava koşturmaca içerisinde, daha yüksek puanların peşinde koşar bir durumda geçiyor. Seçme - yerleştirme sınavları hayatımızın her aşamasında varlığını gösteriyor. Böyle olunca seçilip seçilememeye dair kaygılar insanların hayatlarını önemli oranda etkiliyor. Rüya Turna’nın bu kitabı yoğun sınav kaygısı yaşayan öğrencilere yönelik hazırlanmış. Sınav kaygısı ile baş etme ve azaltma üzerine etkili olabilecek düşüncelere yolculuğa davet ediyor; sınava hazırlanan bir öğrencinin yaşadıkları üzerinden. 

Yorumlar

  1. ağırlıklı olarak sağlam klasikleri okumuşsuun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen klasikleri tekrar hatırlamak istedim :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.