Ana içeriğe atla

Zihin Kontrol Yöntemleri

Algılarımız yönetiliyor mu? Zihin kontrolü gerçek mi? Çok konuşulan, tartışılan mevzular. 

İnsanların geniş kitleleri kontrol altında tutmak, toplumu yönlendirmek, isteklerini gerçekleştirebilmek hususunda en önemli silahlarından biri zihin kontrolü. Eğitim programları(müfredat) ile, televizyonki reklam ve programlar ile, basın-yayın yolu ile zihin kontrolü yapılabiliyor.  İlaçlar, kimyasal maddeler insan vücuduna/beynine etki ederek zihin kontrolünde kullanılabiliyor. Tabi bu yöntemlerin hiç biri tek başına kitlelerin Zihnini kontrol etmek için yeterli değil. Ancak bir arada kullanıldıkları takdirde geniş kitlelere etki edebiliyorlar. 
Pelin Çift ile Prof. Dr. Sinan Canan’ın hazırladığı Beynin Sırları kitabında zihin kontrol yöntemlerinden bazıları şu şekilde:

  1. Grup Baskısı: Ait olunan grubun değerleri övülürken, diğer grupların değerleri kötü gösterilir. Grup üyeleri, başka grupları kötü olarak algılamaya başlar.
  2. Eski Değerlere Saldırı: En fazla kullanılan zihin kontrol yöntemlerinden biridir. Eski değerlere, kişiliklere, sistemlere, toplumlara ağır eleştiriler şeklinde tezahür eder. Yeni bir fikri kabul ettirebilmek için eski fikirleri değersizleştirerek gözden düşürmek; düzen ve rejim değişikliklerini kolaylaştırmak gibi durumlarda kullanılır. Özellikle siyasilerin kendilerinden önceki dönem ve kişilikleri değersizleştirme çalışmaları bu şekilde zihinlerin kontrolüne misaldir.
  3. Meta iletişim: Konuşma ve yazma esnasında sürekli belli bir kelime grubunu ya da jargonu kullanarak karşı tarafa içerikten bağımsız telkinler verme durumu. Alışveriş yaparken, bu ürünü al-ırsanız… gibi, oyunuzu bize ver-irseniz gibi telkinler verilebilir. Meta iletişimde bende sizdenim, sizden değilim gibi üstü örtülü mesajlar da verilebilir.
  4. Lisan(Dil) suistimali: Lisanın kasıtlı olarak kötüye kullanılması ile insanların lisan yeteneklerini, dolayısı ile düşünme ve algı melekelerini sekteye uğratma durumu. Televizyon programlarında, dizilerde, sosyal medya aracılığı ile çokça kullanılan bir zihin kontrol yöntemi. İnsan lisan ile düşünür, lisan bozulmaya başlayınca düşünce sistemi de bozulur.
  5. Celp edilmiş söz yitimi (Afazi): Kelimelerin anlamlarında karmaşa yaratarak ve aslı olmayan kelimeler üreterek, iletişim yeteneklerini baltalamak ve insanları birbirini anlamaz hale getirmek. Birbiriyle konuşan ve dinleyen iki insanın aynı kelimelerden farklı şeyleri anlaması. Televizyon programlarında çok kullanılabilir. 
  6. Giyim kodları:  Giysilerde belli biçim ve işaretler kullanarak mesajlar verilmesi. Giysilere farklı anlamlar yüklenerek, ,nsanların etkilenmesi durumu.
  7. Slogan atma: En fazla kullanılan yöntemlerden biri. Kalabalıkların beyni yoktur sözünden hareketle, kalabalıkların düşünmeden ve sorgulamadan kabul ettiği bilinciyle kullanılan bir yöntem. Topluluğa ait düşünsel kalıplarının bireyler arasında bilinçsizce ve sorgusuzca kabul edilmesine yönelik sloganların atılması. 
  8. Parasal Bağlılık: Mali kaynaklar üzerinden yönlendirme yapma. İnsanları parasal yönden etki altına alıp, yönlendirebilme durumu. 
  9. Sosyal yalıtım: Tehlikeli veya riskli düşünce sahibi birey ve toplulukların genel topluluktan izole bir yaşam sürdürmesi. Canlı bombaların kimse ile irtibat kurmadan sadece aynı düşüncelerin empoze edilmesi durumu.
  10. Kontrollü Korku: Toplumu ve bireyi sürekli gergin, korkulu, bir halde tutmak üzere senaryolar üretmek. İktidarlar ve yönetimler tarafından halka karşı uygulanan bu yöntemdir. 
  11. Zihin dumuru / Limbik ateşleme: Beyinde, cinsellik, iştah, zevk gibi duyularla ilişkili bölgelerin aşırı olarak uyarılmasını sağlayarak, beynin zihinsel işlevlerini dumura uğratmak, bireyleri zevkperest robotlara dönüştürerek düşünme potansiyelini bertaraf etmek. Yazılı ve görsel medyada cinsellik ve eğlence temasını işleyen programlar.

Yorumlar

  1. heeey merhabaa, bugün son yazımı yazarken senin blogunu da tanıtcaktım aslında, blogunda dolaştım da anlayamadım yazılarının tarihlerini yaa yanda baktım martta üç yazın var ya, en son zihin yazının yazılış tarihini çözemedim sorcaktım sana sona sen gelmişsin son yazıma yoruma, seni de tanıtcam artık bir dahaki yazımda yazarım, yazılarının tarihleri var mı bi deee. ama iyi yazıyon zaten o başkaa :) görüşürüüz :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Merhabalar... Tarihleri eklemekte sıkıntı yaşıyorum. Bir kaç defa denedim ama olmadı :( İlginize çok teşekkür ederim :) Yazılarınızda blogumu görmek çok iyi olacaktır benim açımdan. Tarihleri de en kısa zamanda eklerim. Görüşmek üzere...

      Sil
    2. yok sorun değil tarihler ya yanda arşiv var nasıl olsa. tanıtcam tabii iyi yazıyon. görüşürüüz :)

      Sil
    3. teşekkürler.. görüşürüz :)

      Sil
  2. Bu kitabın ismini sık sık duyuyorum be sıralar, iyice merak ettim. Bu konular hep ilgimi çeker, bunlarla ilgili bir kitap almıştım ancak henüz okuyamadım. Listeye bu kitabı da ekleyeyim. 😊
    Her maddenin toplumlar üzerinde nasıl uygulandığını biraz düşünürek görebiliriz aslında ve yazıyı okurken aklım istemdışı 1984'e kaydı durdu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu yazıyı yazıp okuduktan sonra benim de aklım sürekli 1984'e gitti. Maalesef her madde bilerek bilmeyerek toplumları etkiliyor. Kitabı tavsiye ederim: beyin hakkında anlaşılır açıklamak mevcut

      Sil
  3. Bu konu çok ilgimi çekiyor benimde ve Sinan Canan Hoca'yı çok severim. Teşekkürler paylaşım için.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Sinan Canan hocayı Yeni keşfetmiş biri olarak bende takibe aldım :)

      Sil
  4. yararlı paylaşımın için teşekkür ederiz.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.