Zarifoğlu, okuması anlaşılması zor bir şair ve yazar. Daha çok şairliğiyle bildiğimiz biri. Ancak şiirleri yanında deneme, hikaye, günlük gibi nesir çalışmaları da var. Şiirlerini ve hikayelerini okurken imge yüklü kelimelerin ardındaki anlamı yakalamak zor oluyor. Bu haliyle Zarifoğlunun kendine has bir üslubu var.
Kitap içerisinde 11 hikaye var. Hikayeleri okurken zihin yoğunluğu artıyor insanın. Yoğun ve derinlikli bir anlatım, insanın zihnini her an canlı tutmaya zorluyor. Bir yandan olayları anlamlandırmaya çalışırken, bir yandan uzun ve karmaşık betimlemelerin güzelliğine hayran olmakla meşgul oluyor zihniniz. Hikayelerin ustalıklı gözlemlerin neticesi olarak ortaya çıktığını anlamak, hikayelerin vermek istediği mesajı anlamaktan çok daha kolay. Paragraflar şiir gibi cümleler ile dolu. Bu da okurken insanı zorlayan, düşündüren bir durum olarak karşımıza çıkıyor.
Kitabın son sayfasını okuyup, kapağını kapattıktan sonra düşündüm. Bu kitaptan ne anladım? Bir yandan hiç bir şey anlamamışım gibi, bir yandan düşünce dünyam genişlemiş gibi bir hisse kapıldım. Biri sorsa ‘ne anladın’ diye, anlatacak bir şeyim yok gibi. Aynı zamanda anlatmakla bitmeyecek kadar çok anladıklarım.
Arka kapak yazısı yazarın üslubu hakkında kısa ve öz bilgi veriyor: ‘Cahit Zarifoğlu'nun Hikâyeleri, özellikle İns anlatısı, edebiyatımızda kendine özgü, özgün bir çizgidir. Sanatsal olgunun, anlatı türünde bu denli yoğun öne çıktığı nadirdir. Bu tatla okunabilen eser sayısı da sınırlıdır. Şiirin hemen yanıbaşında yer alan öyküleri de, şiiri gibi güç anlaşılır. Okundukça intibak edilen ve sevilen bir tarzı vardır.’
Alıntılar
İnsan kendi formundan, kalıbından bir iki milimetre yana kaymış, yeni çehre, yeni gök algısı, yeni yaşama olanağı belirmiştir. (syf-33)
Az az ölüyoruz her gün. Yağmurdan havadan söz eder gibi, insanın her gün az az öldüğünü görüyorum, her yanda gördüğüm insanların.(syf-84)
Bindokuzyüzyetmiş sonbaharındaotobüsü durdurunca bir ağaayakkabılar ayağımızdapeşipeşinealnımızda olankabul edenve öpen serinlik. (syf-127)
Anlasilmayan şiirler mi yoksa anlasilmasi kolay siirler mi bizlere güzel gözüküyor...
YanıtlaSilAslında insanoglu merakli oldugu icin anlasilmayan siirler daha zevkli geliyor sanki.. Anlamak icin cabaliyor ve buluyor mutlu oluyor.
Blogunuz yeni kesfettim. Edebi bloglar vazgeçilmezimdir.
Tarih paylasimlari yaptigim bloguma sizleri de beklerim. ( Savas antlasma yok merak etmeyin .) )
Şiir dediğin biraz anlaşılmaz olmalı zaten. İnsan her okuyuşunda farklı anlamlar yakalamalı.
SilNe şiirlerini ne de yazılarını okudum yazarın, bir ara okumak lazım. Güzel bir inceleme olmuş, eline sağlık :).
YanıtlaSilTeşşekür ederim. Okumanızı tavsiye ederim. Zarifoğlu okumak iyi gelecektir :)
SilAnlaşılması zor gibi görünen ama anladığında da ayrı bir tat aldığın bir yazar. Emeğinize sağlık güzel yorumlamışsınız.
YanıtlaSilCahit Zarifoğlu, okudukça anlaşılan, anladıkça sevilen biri.
SilFaydalı bir inceleme olmuş..Daha önce okumadım Cahit Zarifoğlu'nu ama okuyasım geldi..
YanıtlaSilOkumanızı tavsiye ederim. Denemeleri, hikayeleri, özellikle de şiirleri...
SilCahit Zarifoğlu; Adını çok duyduğum ama okumakta geç kaldığım bir yazar.
YanıtlaSilYorumunuz da okuma isteği uyandırıyor.
Yorum için teşekkürler... Umarım okuma fırsatı bulursunuz.
SilAlıntılar ilginçmiş.Biraz daha alıntı yapsaydın keşke :)Teşekkürler :)
YanıtlaSilTeşekkürler.. Alıntının az olduğunu sonradan farkettim.
Silhiç okumadığım bir yazar. okumalıyım evet :)
YanıtlaSilokumak lazım :)
Sil