Ana içeriğe atla

Türkiye’nin % 99'u Müslüman mı?


MAK Danışmanlık tarafından Haziran ayı içerisinde yapılan bir araştırmada toplumun dine ve dini değerlere bakışı incelendi. Yapılan açıklamada; toplumun sosyo-kültürel yapısına uygun denek belirlendiği, likert tipi ölçeklerin kullanıldığı, hata/yanılma payının % 1,3 olduğu belirtiliyor.

Çıkan sonuçlara göre, ‘Türkiye’nin % 99’u müslümandır’ kalıp yargısının gerçeği yansıtmadığı görülüyor. 'Allah’ın varlığına, birliğine bizi yaratıp yaşattığına inanıyor musunuz'? sorusunda % 86 oranında ‘evet’ cevabı, % 6 oranında sadece bizi yarattığına inanıyorum cevabı, % 4 oranlarında da ‘hayır’ ve ‘kararsızım’ cevapları verilmiş.
Araştırma sonuç raporuna göre;
  • Meleklere inananların oranı, % 75
  • Kuran-ı Kerime inananların oranı % 76
  • Peygamberlere inananların oranı % 83,
  • Kadere(hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine) inananların oranı % 55
  • Ahiret gününe inananların oranı, % 73 olarak görülüyor. 
  • Peygamberimiz Hz. Muhammed'in (SAV) hayatını okuyanların oranı, % 23,
  • Vakit namazlarına camiye gidenlerin oranı % 13, 
  • Bayramdan bayrama camiye gidenlerin oranı % 12,
  • 5 vakit namaz kılanların oranı % 22,
  • Oruç tutanların oranı % 45 olarak görülüyor.
  • Siyasi bir seçimde adayın dinine düşkün biri olması ve eş seçiminde eşin dinine düşkün olması toplumun % 51’i tarafından çok önemli görülüyor.


Araştırma sonuçlarına bakıldığında, Türkiye’nin inanç sisteminde bir erozyon etkisinin olduğu, İslam inancının zayıflamakta olduğu söylenebilir. İnanç ile yaşantı arasında bir mukayese yaptığımızda durum daha da vahimleşiyor. Araştırma sonucunda İslam’a uygun yaşama oranı hayli düşük. Bu sonuçlara göre Türkiye’nin % 99’u müslüman olmayabilir. Müslüman olmayanların oranı artış gösteriyor olabilir.
Raporun tamamını okumak için buraya tıklayın.



Kaynak: Türkiye’de Toplumun Dine ve Dini Değerlere Bakış Açısı

Yorumlar

  1. Kadere(hayır ve şerrin Allah’tan geldiğine) inananların oranı % 55

    Olarak görünüyor. Ozaman müslüman oranı da % 55'e düşüyor bizim inancımıza göre. Zira itikadi meselelerden birine inanmadığınızda, hiçbirine inanmamış sayılırsınız.

    Tabii diğer maddelere inanmayanları da hesaba katarsak bu oran iyice düşebilir.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet. Gerçek manada düşündüğümüzde müslüman oranı çok daha aşağılara düşüyor.

      Sil
  2. hım çok ilginçmiş evet valla.

    YanıtlaSil
  3. Kendimizi kuran-ı Kerim'e göre değil de, Kuran-ı Kerim'i kendimize göre uyarlıyoruz. Durum bundan ibaret.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Herkes kendince yorumluyor maalesef Kuranı Kerim'i.

      Sil
  4. İlginç veriler ama bazen istatistiklerin gerçekleri tam olarak yansıttığından emin değilim :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oranları tam olarak gerçeği yansıtmasa da müslüman oranında düşüş olduğu kesin gibi gözüküyor.

      Sil
  5. Yaşadığımız dönemlerin bu konudaki erezyonu artıracağını düşünüyorum. Çok önemli bir geçiş aşamasındayız; ağır sancılar yaşayacağımız kesin olmakla birlikte bir süre sonra bazı şeyler daha da yerli yerine oturacaktır. :)
    Yzınız önemli. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Dediğiniz gibi kritik zamanlardan geçiyoruz. Bu zamanda erozyon etkisi çok gazla. Bir kaç sene içinde her şey daha da netleştirecektir.
      Yorum için teşekkürler

      Sil
  6. Bundan on yıl önce 'Müslüman olmamak' çok büyük bir ayıp olarak görülüyordu. Fakat yıllar geçtikçe hızlı bir değişim geçirdik eskisi kadar tepki görmüyor artık bu konu. Ben bunun iyi olduğunu düşünüyorum çünkü yıllarca bazı insanlar istemedikleri halde toplumsal baskı yüzünden İslam dininin mensubu olmak zorunda bırakıldılar. Şimdi ise bilgi çağındayız insanlar araştırıyor okuyor. Kendi fikirlerini, düşüncelerini ve patikalarını belirliyorlar eskisi kadar korkmuyorlar. Herkesin Müslüman olması yerine farklı dinlere inanmasını fakat birbirlerinin görüşlerine saygı göstermesini tercih ederim. Birde etrafta dolaşan 'kim daha Müslüman?' diye bir yarış var o konuya hiç değinmemek en iyisi.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kim daha müslüman yerine, herkesin kendisi ile yarışması lazım. Farklı görüşlere saygı göstermek de önemli bir nokta.

      Sil
  7. Bu arada çok ilginç bir araştırmaya yer vermişsiniz. Emeğinize sağlık. Bana da beklerim.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.