Mahrem Macera - Şeyh Hamidu Kan I KitapYorum(14)


Kitap ve Yazar Hakkında



Yazar: Şeyh Hamidu Kan
Çevirmen: Saim Akmehmet
Yayınevi: Özgün Yayıncılık
Sayfa: 184 sayfa

Şeyh Hamidu Kan Senegalli bir yazar. Medrese usülü eğitim gördükten sonra Fransa'da felsefe eğitimi almış. Mahrem Macera'da eğitim sürecinde yaşadığı çatışmaları, içsel bunalımları anlatmış. Kitap bu haliyle otobiyografik roman özelliği taşıyor. Kitabın başkahramanı Samba Diello yazarın şahsını yansıtıyor.

Özet ve Yorum

Yer Afrika’nın Dillobe ülkesi. Olaylar çoğunlukla Samba Diallo’nun etrafında cereyan ediyor. Diallobe ülkesi Samba’nın yaşadığı devirlerden iki asır evvel beyaz adam tarafından işgal edilir. Diallobeliler ne olduğunu bile anlayamadan işgal edilmiştir memleketleri. İlk zamanlar halkı yıldıran savaş aletlerinin yerini batı emperyalizmi ve materyalizmi alır. Samba Diallo işte bu devirde iç dünyasında madde ile mananın savaşıyla karşı karşıya kalır. 
Samba, atalarının kültürünü yaşatmaya devam eden, Allah’a kuvvetli bir iman ile bağlı ve medresede eğitim gören bir genç. Modernizm ile beraber Diallobe halkı birer ikişer medreseyi bırakıp yeni okullara gitmeye başlarlar. Samba Diallo’da gidenlerin kervanına kapılır. İsteksiz ama gayretli bir şekilde yeni okulda öğrenime başlar. Yeni okula giderken ve sonraki süreçte asıl amacı teyzesinin öğüdünü gerçekleştirme isteğidir. Diallobe ülkesinin prensesi olan teyzesi Samba’ya şöyle demişitr: ’Git ülkelerine, haklı olmadan insan nasıl yenebilir onu öğren!’  Samba sonra Fransa’da felsefe eğitimi alır. Yeniden ülkesine döndüğünde kafası karmakarışık durumdadır. 

Temelde doğu ile batının fikir dünyasında  meydana gelen değişimler, ağır ağır batılı hale gelen bir toplumun geçirdiği sancılar anlatılır. Yazar bunları Samba Diallo özelinde anlatır. Samba Diallo’nun iç dünyasında meydana gelen çekişmeler, bir yandan gönlünün Allah’a yakınlığının huzuru, diğer yanda gittikçe hayatını manasız hale getiren maddeye endeksli hayat. Samba, bu gelgitler arasında kendini kaybetmeye başlar. Ne tam olarak batının materyalizmini benimseyebilmiştir. Ne de İslam’ın manaya verdiği değeri koruyabilmiştir.

Alıntılar

‘Biliyorsunuz, biz siyah öğrencilerin yazgısı, bir bakıma biraz da posta tatarınınkine benziyor. Evimizden çıkarken, kesinlikle geri dönüp dönemeyeceğimizi kestiremiyoruz. Yolun sonunda kendi maceramıza yeniliyor, tutsak düşüyoruz. Birden anlıyoruz ki, tüm yolculuğumuz boyunca durmaksızın değişmiş ve sonunda bir başkası olmuşuz... Kimi kez de değişim tamamlanmaz, bizi ikircikli bir duruma sokar ve şaşkınlıkla olduğumuz yerde kalakalırız. O zaman yüreğimiz utanç dolu, saklanacak yer ararız!..’


‘Bizim ilk hareketimiz onların yaptığı gibi yenmek değil sevmektir.’


‘Tüm bunlar bir yana, insan, durmadan mal biriktirdiği şu günümüzdeki kadar mutsuz olmamıştır hiç. Dünyanın hiçbir yerinde, şu biriktirmeye meylettiği yerdeki kadar düşmemiştir. Bu da bana Batı tarihinin, insanın yekdiğerine verdiği güven duygusundan yoksun olduğunu gösteriyor. İnsanın mutluluğu için ancak Allah'ın varlığı ve güvencesi gerekir.’


Arif öztürk
Arif öztürk

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Blog Yazarı

8 yorum:

  1. İlgi çekici bir kitap :) Hep diyorum biraz daha fazla alıntı olsaydı ne güzel olurdu :) Alıntılar,çok hoşuma gidiyor valla :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkürler... Sizin için alıntılara daha çok yer vereceğim bundan sonra :)

      Sil
  2. Woww bu kitabın yorumu özeti cok hoş kitabı tamamen okuma istegi uyandırdı takipteyim takipte kalacagim

    YanıtlaSil
  3. Teyzesinin söylediği söz gerçekten çarpıcı.

    YanıtlaSil
  4. konusu da yazarı da ne kadar ilginçmiş yaaa :)

    YanıtlaSil