Ana içeriğe atla

Mahur Beste - Tanpınar I KitapYorum(15)



Mahur Beste, Tanpınar'ın ilk roman denemesi olarak gösteriliyor. Yazarın musiki ile irtibatının göstergesi niteliğinde bir kitap. Daha önce Tanpınar'ın Beş Şehir'ini okumuştum. Mahur Beste, okuduğum ikinci kitabı. Yazarın anlatım tarzına, kelimeleri seçmekteki maharetine, insanı yormayan tahlillerine, edebi gücüne hayran kalmamak mümkün değil.

Özet

2. Abdülhamit devri İstanbul'unda, Behçet kalemde çalışan bir memur. İsmail Molla'nın oğlu, Ata Molla'nın damadı. 2. Abdülhamit'in iradesiyle Ata Molla'nın kızı Atiye ile evlenir. Behçet Bey'i ne babası sever, ne kayınpederi Ata Molla, ne de Atiye. Behçet Bey'de eksiklik hissiyatı, insanlardan kaçma çabası göze çarpıyor. Bu haliyle Behçet Bey, daha çok eve hapsolmuş vaziyette günlerini geçiriyor. Saat tamiri ve mücellitlik(kitap bakım ve tamiri) en önemli uğraşı. Olaylar Behçet Bey ve karısı Atiye etrafındaki kişiler üzerine kurulu. Bu bağlamda olaylar çok eskilere gidip geliyor. Atiye'nin aile efradı, Behçet Bey'in aile efradı. Liste kalabalıklaşıyor. Kitaba ismini veren beste ise, Atiye'nin eniştesi Lütfullah Bey'in babasına ait.

Yorum ve değerlendirme

Tanpınar, kalemi kuvvetli, muhteşem bir yazar. Her cümlesi ayrı bir güzelliğe sahip. Her cümlede şiirsel bir ton, kulağa hoş gelen bir beste intibaı uyanıyor insanda. Edebi kişiliğinin yanında bir siyaset bilimci, bir psikolog, bir sosyolog gibi. Her romancı biraz psikolojiden, biraz sosyolojiden anlar tabi. Ama Tanpınar'da bu seviye hayli yüksek. Mahur Beste'de bu özellikler rahatlıkla görülüyor.

Kitaptaki kişiler 2. Mahmud Devri'nden, 2. Dünya Savaşı'nın sonuna dek uzanıyor. Bu haliyle tarihi, bir panaroma gibi gözler önüne seriyor. O devirlere ait siyasal gelişme ve değişimler, toplumun sosyolojik yapısı ile insanların psikolojik yapısı usta bir dille okuyucuya ulaştırılıyor. Devrin en önemli problemlerinden biri haline gelen batı hayranlığı ile doğulu kalma tartışmaları da anlatılıyor.

Alıntılar

  • Kafası, tersine işleyen bir saat gibi , geçmiş zamanı yaşamaya başladı.
  • İnsan hayatta yapmak istediklerinin birçoğunun evladı tarafından yapılmasını isterdi.
  • Ona göre esas olan ,zaman dediğimiz şeyi insan ruhunun benimsemesi, bir meyve ısırır gibi,kendi izlerini ona kuvvetle geçirmesiydi.
  • Onun için erkek olan insan, sevdiği kadını yakalayıp o zamana kadar ölçmediği, düşünmediği bir takım tepelere taşımalıydı. Sonunda imkânsız bir yerde, güçlükle nefes alınan bir uzlette bıraksa bile o yükseklikleri bir kere olsun geçmiş olmanın hazzı yeterdi.
  • Oğlum Behçet, sen bir medeniyetin iflası nedir, bilir misin? dedi. İnsan bozulur, insan kalmaz; bir medeniyet insanı insan yapan manevi kıymetler manzumesidir. Anlıyor musun şimdi derdin büyüklüğünü?… Cahilsin, okur öğrenirsin. Gerisin, ilerlersin. Adam yok, yetiştirirsin, günün birinde meydana çıkıverir. Paran yok, kazanırsın. Her şeyin bir çaresi vardır. Fakat insan bozuldu mu, bunu çaresi yoktur.

Yorumlar

  1. Behçet beye üzüldüm :( Sevgisiz bir ortamda günler nasıl geçsin?

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Behçet Bey farklı bir karakter. Çoğunlukla yalnız.

      Sil
  2. Bu yorum yazar tarafından silindi.

    YanıtlaSil
  3. tanpınar çok severim. bunu da duydum ama okumadım ama okurum tamam :)

    YanıtlaSil
  4. Okumadıklarımdan. Okunası ama belli :)

    YanıtlaSil
  5. Yıllar once okuduğum Huzur romanında öyle yorulmustum ki okurken..belki de ödev baskısıyla okuduğum için zorlanmistim..
    Alıntı yaptığınız son paragraf mükemmel..
    Teşekkürler paylaşım için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Son paragraf o devrin durumunu gözler önüne seren bir cümle.
      Mahur Beste'de tahliller fazlaca yer aldığı için yorucu hale gelebiliyor. Huzur da öyledir muhtemelen.
      Teşekkürler :)

      Sil
  6. Uzun yıllar önce Ahmet Hamdi Tanpınar'ın Mektuplarını okumuştum. Fırsat bulunursa okunası bir kitap sizin tanıttığınız.

    YanıtlaSil
  7. eski türk yazarları birer felsefeci,birer filozof edasıyla yazılarını yazarlardı..gayet de başarılıydılar bu konuda..ahmed hamdi tanbınar'da bunlardan biriydi..ayrıca tanbınar okul zamanlarında türk edebiyatından en çok okuduğum yazarlardan biriydi..Allah mekanını cennet eylesin..yazınız bilgilendirici olmuş,elinize sağlık.. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkürler. Hakikaten eski yazarlar çok farklı alanları bir arada harmanlayabilen kişiler...

      Sil
  8. Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü okumuştum Tanpınar'dan, diğer kitaplarını da okumam lazım :))

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bende, Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ne başlayacağım önümüzdeki günlerde...

      Sil
  9. Behçet, beni kendine çekti. Mutlaka okuyacağım. Çok teşekkür ederim bu eserle tanıştırdığınız için.

    YanıtlaSil
  10. Çok kıymetli bir yazarımız gerçekten, öneriniz için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.