13 Eylül 2017 Çarşamba

Bir Zamanlar Midyat'ta


Askerlik için Midyat’a ilk ayak bastığım günler; hüzünlü, tedirgin, şaşkın, heyecanlı, yorgun, umutlu, meraklıyım… Belki de ilk defa bu kadar çok karmaşık duyguyu bir arada yaşıyorum. Bir şehirle tanışmak elbet biraz karmaşık oluyor.  İki uçlu değerlendirmelerin arasında beynimiz bir insanı süzer ya biz farkında olmadan, gönlüm işte öyle süzmeye başladı Estel ile Midyat’ı.
Minibüs ağır ağır Estel’den Midyat’a ilerlerken yüzümü bir sağa bir sola çevirerek düşüncelere daldım. Arapça bir türkünün sözleri düşüncelerimin arka planını oluşturuyordu. Türkünün verdiği hissiyattan olsa gerek çok dinlemediğim ama ‘her nereden duydumsa’ zihnime yerleşmiş bir türkünün sözlerini hatırladım: 

Estel Midyat Arası
Sevdan Başım Belası
Senin Bayan Gözlerin
Melhem Yürek Yarası….

Türkünün sözleri zaman zaman kulaklarıma gelirdi bir yerlerden. Estel neresi, Midyat neresi bilmezdim, merak etmezdim. Bana ne idi ki, Estel’den, Midyat’tan! Kaderin cilvesi yolumu Midyat ile birleştirene dek hiç düşünmedim. Şimdi öylesine aklıma gelivermişti. Estel ile Midyat’ın orta yerinde. Yaklaşık 9-10 ay boyunca Estel’den Midyat’a gittim, geldim. Ömrümün bir 10 ayı da orada tükeniverdi.
Estel Midyat’a bağlı bir semt gibi. Daha evvelinde farklı bir köy iken, Midyat ilçe olunca oraya dahil edilmiş. Estel ve Midyat, her ikisi de kendine has çarşı, pazara sahip. İki semtin orta yerinde Midyat Hükumet Konağı. Hükumet Kadın filmlerinde görülen konak da burası aynı zamanda. Midyat, kesme taştan yapılan konakları ile güzel. Sayıları her geçen gün azalan ya da tahribata uğrayan konaklar ilçenin görünümüne şiirsel bir hava katıyor. Midyat’ta Sıla’nın Konağı adıyla bilinen konak, Estel’de müze olarak kullanılan konaklar görülmeye değer. Özellikle, konaklarda toprağın altına doğru ilerleyen oda ve depolar ilgimi çeken yerlerden. Serin oldukları için çoğunlukla depo olarak kullanılıyor. Estel’deki Kültür Evi de, duvarlarını süsleyen yüzlerce dokuma fotoğrafları ile farklı bir yer. Bu fotoğraflarda Adile Naşit’ten, Yılmaz Güney’e Yeşilçam'ın yüzleri; Deniz Gezmiş’ten, Alpaslan Türkeş’e her görüşe mensup kişileri görmek mümkün. Siyasetçilerin, sarkıcıların, film yıldızlarının, bir şekilde tanınan herkesin fotoğraflarını halıya dokunmuş olarak duvarlarda görebilirsiniz. 
Midyat’ta Araplar, Süryaniler, Kürtler ve Türkler yaşıyor. Estel bölümünde daha çok Araplar, Midyat kısmında ise Kürtler yaşıyor. Süryanilerin de kendilerine has bir kültürü ve yaşam tarzı var. Kiliseleri ve özel kıyafetleri ile çarşı-pazarda dolaşan papazları ile onlar da bu memleketin insanı. 
Arapça, Türkçe, Kürtçe ve Süryanice kelimelerin aynı cümle içerisinde kullanıldığı, Arapça bir kelime ile başlayan cümlenin Kürtçe bir kelime ile neticelendiği Midyat’ta; en çok duyduğum cümlelerden biri, ‘Başım gözüm üstüne’ idi. Berberde traş olurken, manavda meyve alırken, çay ocağında çay yudumlar iken. İnsanlar sevecen ve hürmetkar bir tavır ile bütün taleplerinize ‘başım gözüm üstüne’ kelamı ile karşılık verirler. Bir zaman sonrasında yabancısı olduğunuz Arapça, Kürtçe kelimelere aşina hale gelirsiniz. Midyat, Ulu Camii ve Cevatpaşa Camii ile, konakları ile, üzüm bağları ve kavunları ile, kahve ve badem şekerleri ile, Arap, Kürt, Süryani insanları ile ülkemizin görülmeye değer yerlerinden. 

26 yorum:

  1. Her memleketin ayrı bir çekiciliği vardır. Benim de sen yazana kadar aklıma gelmezdi Mardin/Mityat. Sevgiler :)

    YanıtlaSil
  2. Ne ilginç, kozmopolit bir yermiş, 'başım gözüm üstüne' ne kadar büyük misafirperverlik taşıyan bir deyim, çoktan rahmetli olmuş bir komşumuz da, "başımla beraber" i çok kullanırdı bize de ondan geçmişti hatta. Dikkat ediyorum başka ülkelerde böyle deyimler yok.Eline sağlık. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bu söyleyişler bizim memlekete özgü olsa gerek:)

      Sil
  3. Ne güzel bir şehrimizmiş. Gidip görülesi :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gidip görülesi bir yer. Teşekkürler...

      Sil
  4. Güneydoğu, Doğu gezisi yapmak hep aklımızda. Kesme taş konakların şiirselliğini ya bir belgeselde ya da nerdeyse dizilerin hepsinde görmek mümkün ancak gerçekten gidip, görüp dokunmak çok farklı. Umarım kısmet olur bir gün. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yakından görebilmek, hissedebilmek güzel olacaktır. Umarım gitmek nasip olur bir gün :)

      Sil
  5. Turla gitmiştim oralara :) Etkilenmemek mümkün mü?

    YanıtlaSil
  6. Başımın gözüm üstüne söylemini biz de kullanılırız yörece ama daha çok başımın üstünde yerin var, deriz. :)
    Beni Doğu bölgesine salsınlar hele Midyat`a süper olur. Envai çeşit insan var. Hepsini de tanımış olurum. Kültürel farklılıklar sentezlenebilir olsa da bazen beni yoruyor.Kalacağım bir haftayı geçmez maalesef.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kalıp, görüp, gezip, öğrenmek en iyisi yani :)

      Sil
  7. Her ilin kendine has kültürü ve güzellikleri var. Bu güzellikleri duygularla ifade edebilmekte güzel. Başım gözüm üstüne, ne büyük bir kabulleniş:)

    YanıtlaSil
  8. Mardin' in çok güzel olduğu söyleniyor. Bir gün görmek istiyorum oraları.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mardin, Midyat, Hasankeyf görmeye değer yerler...

      Sil
  9. Benim ve eşimin çok gitmek istediğim,z bir yer. Umarım bir gün gidebiliriz.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah görürsünüz birgün :)

      Sil
  10. Memleketimin heryeri ayrı güzel yaa. Ama o taş evleri merak etmiorda degilim. :)

    YanıtlaSil
  11. Koyduğunuz resimden resmen antik bir kent gibi gözüküyor. Tarihten kaçıp gelmiş gibi.

    YanıtlaSil
  12. ne değişikmiş her yönden yaa :)

    YanıtlaSil
  13. Merhaba.Mardin'e bir kaç sefer gittim ,hayranım o şehre.Ama oraya kadar gidip te Midyat'a gidememiş olmak benim için bir kayip.Bir daha nasip olurmu bilmem.

    YanıtlaSil