Beklenen gün geldi. Çocukların, ebeveynlerin, öğretmenlerin beklediği gün geldi ve okullar pazartesi günü açılıyor.
Eğitimle alakanız varsa veya takip ediyorsanız duymuşsunuzdur: eğitim müfredatları güncellendi, bu seneden itibaren yeni müfredat uygulanacak. Kimilerince eleştirilen, kimilerince takdir gören yeni bir müfredat var. Bakalım, nasıl olacak?
Eğitimle alakalı konu açılınca bir çoğumuz sistemden, uygulamalarda şikayet ediyoruz. Bu konuda ne kadar haklıyız? Kesin bir şey söylemek mümkün değil? Başarısızlığımızda tek sebep sistem midir? İşin içinden çıkmak zor.
Takip ettiğim İnsan ve Hayat dergisi Eylül sayısında dünyadan eğitim uygulamalarına misaller vermiş. O uygulamaları kısaca paylaşmak istiyorum.
1. Nijerya: Yüzen Okul
Eğitim problemine bir çözüm olarak, yüzen okullar uygulamaya konulmuş. Bu sayede daha fazla öğrenciye ulaşma imkanı var.
2. Güney Kore: Okulunu temizleyen öğrenciler
Öğrenciler okullarını kendileri temizleyerek sorumluluk kazanıyor, hayata alışıyorlar. Temizliği kendisi yapan öğrenciler kirletme ve kirletmeme arasındaki farkı da öğreniyorlar.
3. Japonya: ayakkabı ile girilmeyen sınıflar
Öğrenciler temizliklerini zaten kendileri yapıyor. Ayakkabısız okullar ile hem temizlik sağlanıyor, hem evdeymiş hissi veriliyor.
4. ABD: Teknolojisiz okul
Slikon vadisinde öğrenciler tamamen teknolojiden uzakta eğitim-öğretim görüyorlar.
5. Norveç: Karnesiz ve sınavsız okul
Öğrencilere sınav yapılmıyor, karne olayı yok. Öğrenciler sadece öğrenmeye odaklanıyor. Her öğrenci başarılı.
6. Finlandiya: Derssiz öğretim
Eğitim denilince akla gelen ilk ülke durumundaki Finlandiya eğitimde devrime giderek tüm dersleri kaldırdı. Derslerin günümüz eğitim anlayışına uymadığından hareketle dersler yerine, olaylar üzerinden disiplinlerarası öğretim yapılıyor. Mesela 'Kafede Çalışmak' etkinliği ile öğrenciler İngilizce, ekonomi ve iletişim konularını bir arada öğreniyor.
Finlandiya ülke şartlarına, ülkede yaşayan insanların durumlarına uygun bir eğitim sistemi benimsemiş gidiyor ve her şey mükemmel işliyor. devlet vatandaşlarına güvenmiş, vatandaşları devlete güvenmiş...bizdeki durumla ilgili malesef öyle çok şey var ki söylenecek...sadece şunu düşünüyorum...bir sistemin işe yarayıp yaramadığı uzun yıllar sonra anlaşılabilir eğitimde. biz o kadar sık sistem değişikliğine gidiyoruz ki verimli olup olmadığı anlaşılamadan tekrar sistem değişiyor. Belki en fazla verim sağlayacak en uygun eğitim sistemini yıllar öncesinden tükettik. kim bilir...
YanıtlaSilFinlandiya'da sistemin iyi olmasında nüfus oranlarının falan da olumlu etkisi var bence. Bizle alakalı değindiğiniz nokta ise çok önemli: sürekli sistemi değiştiriyor, faydasını zararını analiz edemeden yeniden değiştiriyoru.
SilTEOG da kalkacakmış. Yarın ne olacağını kimse bilemiyor bu ülkede...
YanıtlaSilÖyle bir söylenti var evet. İnşallah daha iyi şeyler olur diyelim.
SilBizim zamanımızda din kültürü ve ahlak bilgisi diye bir ders vardı. (Şuan nasıl geçiyor bilmiyorum.) Genelde din dersi denirdi. Çünkü hiç ahlak kısmına geçikdiğini hatırlamıyorum.
YanıtlaSilHep ezber ve sınav kaygısı. Okuldan hiçbir şey öğrendiğimi düşünmüyorum. Bize ahlak, edep dersleri de verilmeliydi. Toplum içinde nasıl davranmamız gerektiği öğretilmeliydi.
Adabı Muaşeret diye bir ders var galiba şimdi. Seçmeli bir ders. Tam emin değilim.
Silİnşaallah onu da ezberletmezler.
SilGençler yolda nasıl yürüyeceğini bile bilmiyor. İnsanın üstüne üstüne geliyorlar. Gereğinden fazla özgüvenleri var. Kendilerinden büyüklerle nasıl konuşmaları gerektiğini de bilmiyorlar.
İnşallah. Hakkı ile öğretileceğiniz zannetmiyorum. Adan-ı muaşeret için en önemli nokta olumlu model olmak. O da bizde pek yok gibi.
Silmalesef cahil bir nesil yetişiyor çok üzülüyorum
YanıtlaSilsadece test çözme ve başarısına göre
kültür sanat spor hiç konuşulmuyor bile
kitap okumak yok sürekli bir ezber
umaırm eğitim sistemimiz bir an önce silkinip kendine gelir
Eğitimimizin güzel olduğu günleri dört gözle bekliyoruz...
SilGeçen bir belgesel izledim.Belgeselin adı Okul Yolunda.Nepal'de kilometrelerde yürüyerek zorlukla okula giden minik çocukları anlatıyorlardı.Bu öğrencilerden kız olanlar kendilerini şanslı hissediyorlardı çünkü o bölgede kız çocuklarının çoğu okula gönderilmiyormuş :(
YanıtlaSilDünyanın her yerinde farklı şartlar, farklı hayatlar var...
SilEnçok Japonya ve Norveç'i sevdim. Ayakkabısız tertemiz olur sınıflar, zaten evlerine de bizim gibi terlikle geziyorlarmış. Norveç'in sınavsız, karnesiz eğitimi de harika. Bizde çocukların pırıl pırıl yaratıcılıkları, hayal güçleri, yetenekleri okulla birlikte köreltiliyor ben kendimden biliyorum. :( Dünyanın en zeki, en parlak çocuğunu koy okula burada, 10 sene sonra vasat, ezberci, korkak, (otoriter psikopat öğretmenler de oluyor arada)ne yapacağına karar veremeyen biri olup çıksın. :(
YanıtlaSilEmeğine sağlık arkadaşım. Çok önemli bir konu...
Norveç'i bende sevdim. En önemlisi de çocuklar çocukluklarını yaşıyorlar :)
SilEğitim sistemimizi bir oturtamadık. En büyük sorunumuz bu. Sürekli değişen uygulamalar aileleri çaresiz çocukları kararsız bırakıyor.
YanıtlaSilSürekliliği yakalamak önemli. Teşekkürler :)
SilÇocuklarım ilk ve ortaokulu Kıbrıs'ta okudular.Türkiye ile karşılaştırdığimızda Kıbrıs'ta eğitim düşük deniyor,aslında eğitim yeterince veriliyor çocukları biktirmadan,sosyal aktivitelere daha çok önem veriliyor.Turkiyede de uygulansa çocuklar yarış atı gibi birbirleriyle yaristirilmasa daha iyi olurdu.
YanıtlaSilTürkiye'de çocuklar çocukluğunu unutuyor maalesef.
Sil