Ana içeriğe atla

Motivasyon Nedir?

Motivasyon, biliş ve davranış boyutunda harekete geçiren, öğrenmeyi sağlayan itici bir güçtür . Kısaca, insanı harekete geçiren güç olarak tanımlanabilir. Bu güç insanda bir şeyler yapma arzusu ve gayretini ortaya çıkarır. Kendini tanıyan, ne istediğini bilen ve kendini yönetebilen insanların motivasyonu daha yüksek olmaktadır. Çünkü motivasyonu sağlayan en önemli şey, bir şeyi istemektir.

Motivasyon içsel ve dışsal motivasyon olarak ikiye ayrılır. İçsel motivasyon, kişinin kendi iç süreçlerinin etkisi ile biliş ve davranışı harekete geçiren güç; dışsal motivasyon dışsal faktörlerin etkisi ile insanı harekete geçiren güçtür. İçsel motivasyon kişinin gelişimine katkı bulunurken, dışsal motivasyon kısa vadede kişinin gelişimini olumlu etkilesede uzun vadede kişiyi dışa bağımlı hale getirir. Bu haliyle içsel motivasyon iyi iken, dışsal motivasyon iyi olmayabilir. Hatta hayatımıza yerleşen motivasyon eksikliğinin en önemli sebebi dışsal motivasyondur. Mesela, bir öğretmen sınavdan iyi puan alan öğrencisine bir hediye vermiş olsun. Öğrenci iyi puan ile ödülü ilişkilendireceği için her iyi puandan sonra ödüle ihtiyaç duyacaktır. Ödül verilmediği zaman iyi puan almanın bir önemi olmadığını düşünmeye başlayacaktır. İş hayatına atılan insanların teşvik/takdir görmeyince iş yapmamaları, motivasyonlarını kaybetmeleri de aynı sebeple alakalıdır.(Daha ayrıntılı bilgi için Özgür Bolat’ın Beni Ödülle Cezalandırma kitabını okuyabilirsiniz.) Oysa içsel motivasyonu yüksek olan bir öğrenci sadece başarıya odaklandığı için ödüle ihtiyaç duymadan, yeniden başarılı olmaya gayret edecektir. Başarılı olmak için hayatı boyunca kendi kendini motive edebilir hale gelecektir.

Motivasyonu iyi olan kişiler amaçlarına ulaşabilmek için duygularını yönetebilirler. Motivasyon ile başarma dürtüsü, girişimcilik, bağlılık, iyimserlik oluşur.
  • Başarma dürtüsü: kişinin sürekli gelişmeye yönelik çabası.
  • Girişimcilik: karşısına çıkan fırsatları değerlendirebilmek.
  • Bağlılık: yaptığı işlere uyum sağlayabilme.
  • İyimserlik: kişinin karşılaştığı zorluklara karşı kararlı ve inançlı olması. 

Motivasyonun üç boyutu vardır. 
  • Harekete geçme, bir hedef için başlangıç yapmayı ifade eder.
  • Devamlılık, bir şeye başladıktan sonra devamını getirmeyi ifade eder.
  • Yoğunluk, bir işi yaparken ne kadar odaklandığımızı ifade eder. 

Yorumlar

  1. Motive olmak işe başlamak ve devam ettirmek açısından önemli.Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  2. Ben, kendi motivasyonumun yeterli ve sürekli olduğunu düşünüyorum. İçsel, yani yapacağım işi isteyerek ve büyük bir sorumluluk duygusu ile yaparım. Ama bu takdir kazanma odaklı değil, benim karakterimde var sanırım. Örnek vereyim, tam otuz sekiz yaşımdaydım, eşim nefrit oldu ve diyaliz sürecimiz vefat edene kadar sürdü. Refakatçiden çok bir hemşire gibi yardımcı oldum ona ki, bir kaç yardımcının yetemeyeceği bir hastalıktır. Başardıkça, ona faydalı oldukça vicdanım da rahattı hep. Motivasyon eksikliği bence sorundur. Güzel bir mevzu idi. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Teşekkür ederim Ece abla. Allah rahmet eylesin. İçsel motivasyonu yakalayabilmek gerçekten çok önemli..

    YanıtlaSil
  4. ‘’İnsanlara ne istediklerini sorsaydım, daha hızlı giden at üretirdim.’’ Henry Ford

    İlham aldığım motivasyon sözleri: http://www.ebrubektasoglu.com/yazi/kendime-rehber-edindigim-10-motivasyon-cumlesi/

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...