Ana içeriğe atla

Nice 100'lere


Zaman ne çabuk geçiyor. İçindeyken yavaş geçtiğini düşündüğümüz her an, ötelerden bakınca bir çırpıda tükenmiş hissi uyandırıyor insanda. Bloggerde geçen günlere uzaktan bakıyor, bir çırpıda geçiveren anlar olarak görüyorum.
Blog dünyasına acemi adımlarımı attığım günler epey geride kaldı. Bazen yazacak bir şey bulamadan, bazen kağıda dökülen kelimeler bombardımanında günler geldi, geçti. Blogda 99 yazıya ulaştım, ve şu an 100. yazımla sizlerleyim. Acemice geçen ilk günlerden sonra,  blogda usta olmasak da(ustalık gibi bir niyetim de yok gerçi) kendi halimde bir şeyler karalamaya devam ediyorum. Kendi işimi görecek kadar, kendime yetecek kadar bloggerim. Okuyorum, yazıyorum, paylaşıyorum. 

100. yazıya kadar neler oldu? 

Bloğa deneme ve şiirle başladıktan sonra minik hikayeler ile devam ettim. Psikoloji ve eğitim alanında çalışıyor olmanın getirisi olarak psikoloji ve eğitim konularında yazılarım blogda kendine yer bulmaya başladı. Kitap yorumları blog için olmazsa olmazlardan. Hal böyle olunca kitap yorumlarımı da ekledim. Daha sonraki dönemlerde kitap kategorisini güncelledim. Okuduğum kitapları KitapYorum bölümünde yorumlarken, okuyup başka insanlara da faydalı olacağını düşündüğüm kitapları tavsiye olarak Kitap Önerileri bölümüne ekledim. Ve gene blog yazmaya başladıktan sonra okuduklarımı Kitap Listesi olarak bloğuma ekledim. Tabi eksikler var, ilk baştan itibaren liste tutmadığım için.

Kırk yıllık Kani, olur mu Yani’ sözünün hikayesi bloğumda TarihveKültür kategorisini ekleme vesile oldu. Sonrasında tarih ve kültüre dair etkisinde kaldığım şeyleri, yaşadığım ve gezdiğim yerlerdeki tarihi ve kültürel gözlemlerimi bu bölüme ekledim.
Çok sık film izleyen biri değilim. Ama bloglarda paylaşılan film yorumları dikkatimi çekiyor. Böylelikle film izlemeye de başladım. Genellikle haftada bir defa film izliyorum. İzlediklerimi de Film Yorumları bölümünde sizlerle paylaşıyorum. Tabi bütün filmleri değil. Her ay bir film paylaşmayı düşünüyorum. Şimdilik böyle. Belki fikrim sonra değişir.  İlk film yorumu olarak Sineklerin Tanrısı'nı ekledim. Sonrasında Daha Mutlu Yaşam'ın önerisi ile İhaneti izledim. Çok beğendim filmi, ama film hakkında yazmayacağım. Merak edenler buradan Daha Mutlu Yaşamın filmle alakalı kısa tanıtım yazısını okuyabilir. 

An itibariyle blog yayın planım şu şekilde: ayda bir defa olmak üzere KitapYorum yazısı, ayda bir defa Kitap Öneri yazısı ve gene ayda bir defa Film Yorum yazısı yazmayı planlıyorum. Diğer konulardaki düşüncelerimi ise aklıma estiği an paylaşıyorum zaten.

Psikoloji ve eğitim ile ilgilendiğimi söylemiştim zaten. Psikoloji konusunda ‘şunu da yazsam’ dediklerimin sayısı artmaya başlayınca yeni bir blog açmaya karar verdim. Çünkü kişisel blogum psikoloji yazılarıyla dolacaktı. Önceliğim gene kişisel blogum olacak. Psikoloji yazılarını ise ağırlıklı olarak YazarPsikoloji blogumda paylaşacağım. Psikolojik yorumlarım ise kişisellik taşıdığı için gene kişisel blogumda olacak.


Şimdilik bu kadar. 100. yazıya gelene kadar bu şekilde geçti blogdaki  değişimlerim. Buraya gelmemde katkısı olanlara ve tüm bloggerlara teşekkürler…

Yorumlar

  1. Her şekilde destekliyorum seni :) İnşallah,çok büyük kitlelere de ulaşırsın.Yazının içeriğinde bana yer vermen de günün jesti oldu benim için :) Sen,benim yüzümü gülümsettin umarım senin de yüzünü gülümsetecek güzel bir gün geçirirsin :) Sevgilerimle :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Teşekkür ederim. Her daim gülümseyebilmek dileklerimle...

      Sil
  2. 100. yazınız ve blog maceranız hayırlı olsun. :) Umarım daha uzun yıllar buralarda olur ve bizi aydınlatmaya devam edersiniz. Şahsen keyifle takip ediyorum.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah uzun soluklu devam edebilirim. Çok teşekkürler...

      Sil
  3. Daha nice yüzlerce yazılarınız olsun. Bizler de okuyalım...

    YanıtlaSil
  4. Yayinlarinizi faydalı buluyorum daha nice 100lere inşallah.

    YanıtlaSil
  5. Daha nice 100'lerce yazılara, tebrik ederim sizi :))
    "Yazar Psikolojisi" blogu fikri de çok iyi bir karar bence.
    Takip etmeye çalışacağım :))

    YanıtlaSil
  6. Daha yüzlerce güzel paylaşımlar yapın bizlere inşallah:) tebrik ediyorum... emekleriniz için de teşekkür ediyorum..

    YanıtlaSil
  7. 100. yazınız hayırlı olsun :)

    YanıtlaSil
  8. Ben yazılarınızdaki üslup ve hissiyattan keyif alıyorum.
    Umarım yıllar yılı yazma etkinliğinde bulunursunuz.
    Sevgilerimle, nice senelere...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. İnşallah uzun seneler devam ederiz. Çok teşekkürler...

      Sil
  9. 100 tane yazı
    Hepsinde bir emek
    Hepsinde bir caba gayret

    Ben blogu günlük olarak görüyorum. Ama topluma yarar sağlayan bir günlük.

    Yazılarınız fikirleriniz muhakkak okuyan kesim için birer örnek rehber olmuştur.

    Bu babta elinize sağlık.

    YanıtlaSil
  10. Nice yüzlerce yazılar dilerim

    YanıtlaSil
  11. 100. yazınız hayırlı olsun, daha nice yüzlere diyelim. Keyifle takipteyim :)

    YanıtlaSil
  12. Ne güzel. :) ayrıca yok yok, film, kitap, tek tek saymıyorum çok zengin içerikli bir blog, nice 100 yaşlara, sağlıkla, huzurla. Kutlu olsun.:)

    YanıtlaSil
  13. Dalya dediniz yani.Nice 100 sayılara..Yazarpsikoloji blogunuzu merakla bekliyorum..

    YanıtlaSil
  14. Daha nice nice 100.yazılarınız,olsun:)
    Çok güzel ve doğru şeyleri kaleme alıyorsunuz.
    Zevkle okuyup, takip ediyorum.
    Sevgiler

    YanıtlaSil
  15. 100 demek kolay ama kimbilir ne emek var o yazıların herbirinde...
    Daha nice 100'lü yazılara diyelim o zaman :)

    YanıtlaSil
  16. Buraların müdavimi olursunuz inşallah. Yzarpsikoloji blogunuz takip ediyor, elimden geldiğince buralara uğramaya çalışıyorum. Bloğun içeriği çok güzel. Yüzler bin olsun inşallah. :)

    YanıtlaSil
  17. oleeey işallah bininci yazıda da böyle bişi yazarsııın :)

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.