Dikkat Çekmeye Çalışanlar



Hepimizin gözlemlediği bir durum var. Günlük hayatta çokça şahit olduğumuz, hayat var oldukça şahit olacağımız bir durum. Belli bir döneme gelmeye başlayan bebekler kendileriyle ilgilenilsin isterler. Yaptıkları her şeyle ilgilenilmesi, her hareketlerinin tepkiyle karşılanması onlar için önemlidir. Hatta bu vesileyle bir çok şeyi keşfederler. Bir misafirlikte yahut benzer durumlarda bebek kendiyle ilgilenilmediği hissine kapılır. İlgiyi yakalayabilmek için de önce makul isteklerde bulunur. Daha sonraki adım olarak farklı yollarla ilgiyi üstüne çekmeye çalışır. Bu yol genelde ebeveynlerin istemediği yollardır. Çocukluk sürecinde de bu böyle devam eder. Çocuklar bir şekilde kendileriyle ilgilenilsin isterler. Kendilerini rahat bir şekilde ifade edemedikleri, baskı altında oldukları ortamlarda ilgi ihtiyaçları farklı şekillerde göze çarpabilir. İstemsiz gibi gözüken alt ıslatma, karın ağrıları gibi. Okullarda özellikle anaokulu ve ilkokulda sık görülen bu tür davranışların sebeplerinden biri de ilgi eksikliği olabilir. Okula gelinceye kadar evde sürekli ilgi odağı olan çocuk, okulda görmediği ilgiyi bir şekilde üstüne çekmek ister. Kardeşi dünyaya geldikten sonra yeniden bebeklik dönemi yaşıyormuş hissi veren çocuklarda da aynı durum vardır. Onlar da kendilerine olan ilginin yeni doğan kardeşlerine kaydığını görüp o kardeş gibi davranmaya başlayabilirler.

Bebeklik döneminde ilgi ihtiyacı karşılanmayan çocuklar veya yetişkinler daha farklı ve sıkıntılı şekillerde ilgi arayışına girebilir. Saldırganlık, uyumsuzluk gibi problemlerin sebepleri arasında ilgi eksikliği bir etken olabilir. Bunlar günlük hayatta karşılaşabileceğimiz örneklerden. İlgi ihtiyacının bu tür durumlarda karşımıza çıkabileceğini biliyoruz.

Bu yazıyı kaleme almama sebep olan bir durum da var ki, bir çeşit ilgi çekme durumu olarak yorumluyorum. Bir şekilde ünlü olmuş kişilerin durumu. (Ünlülerin hepsini kastetmiyorum tabii..) Haberlere her baktığımda ünlüler arasında tartışmalara dair, ünlü bir kişinin yaptığı alakasız eyleme dair tartışmalar görüyorum. A ünlüsü, B ünlüsüne sert çıkmış; C ünlüsü hiç alakası olmayan bir konuda tartışılacak sözler sarf etmiş, vs.. Bu tür haberleri son zamanlarda çok fazla görmeye başladım.

Ünlülerin birbirleriyle atışmaları, birilerine sataşmaları, üstüne vazife olmayan konularda yorum yapmaları, özel hayatlarına dair absürd sayılacak bilgileri ulu orta söylemeleri bir çeşit dikkat çekme çalışması olabilir. Sanatı ile dikkatleri üzerine çekemez olunca yahut yaptıkları sanatın yeterince ses getirmediği düşüncesinden hareketle farklı şekillerde kendileri hakkında konuşulsun istiyorlar. Halbuki, birbiriyle edebi ve sanatsal şekilde atışan, söylemek istediğini edebi bir dille ifade eden nice sanatkarlarımız var. Hicivleriyle ünlü divan şairi Nef’i, birbiriyle atışma hikayesi anlatılan Fuzuli ile Baki gibi.
Dönemin divan katibi Tahir Efendi, Nefi'ye kelp (köpek) diye saldırmış. Ozanımız şu dörtlükle cevap vermiş:"Bize kelp demiş Tahir Efendiİltifatı bu sözde zahirdirMaliki mezhebim, ziraİtikadımca kelp, tahirdir"Tahir, temiz anlamına geldiğinden Nefi, bu sözcüğü, tevriyeli (çift anlamlı kullanarak; köpeğin, tahir (temiz) olduğunu belirtirken aynı zamanda rakibi Tahir'in köpek olduğunu da söyleyerek intikamını alıyor.
İki büyük şair Fuzuli ve Ruhi sarayda bir davete icabet etmişler. Dostlukları uzun soluklu iki arkadaş sarayın bahçesinde dolaşırlarken; Şair Ruhi'nin aklına muziplik gelmiş;Ruhi: -Ya Fuzuli dostum, şu cennet gibi bahçenin, şu güzel çiçeklerin içinde, şu göz alıcı işlemeli duvarların dibindeki o uyuz iti görüyor musun?Fuzuli:-Görüyorum ya Ruhi?Ruhi:-İşte o it bu sarayda Fuzuli!Atılan taşı tekrar gediğine koymak için bir an düşündükten sonra;Fuzuli: -Doğru söylersin ya Ruhi...Sıkacaksın şu itin boğazını çıkacak içinden Ruhi!


Arif öztürk
Arif öztürk

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Blog Yazarı

14 yorum:

  1. Çok haklısınız, ünlü olmak için veya ününü artırmak için çok farklı şekillerde dikkat çekmeye çalışanlar var. Bu insanlara ne sanatçı diyebiliriz ne de yaptıklarına sanat; zira sanatın özünde önce edep yatar.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. O yüzden sanatçı tabirini kullanmayıp ünlüler diye ifade ettim. Teşekkürler :)

      Sil
  2. Bu Nefi,Fuzuli gibi insanlar gerçekten kıvrak zekaya sahip ve çok zekiler :)

    YanıtlaSil
  3. Çocuklarda sempatik gelen bu davranışlar yaş ilerledikce itici bir hal aliyor. Büyüklerin özellikle hep kendisiyle konusulmasini istemesi durumu ondan uzaklasmaya kadar götürüyor olayi. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüz insanları hep kendisiyle alakalı konuşulsun istiyor. Kendisiyle lakalı konuşulsun isteyenlerin sayısı artmaya devam edecek gibi gözüküyor :)

      Sil
  4. Fuzuli ile Ruhi çok güzelmiş 😀

    YanıtlaSil
  5. Güzel bir yazı ve yerinde bir konu olmuş. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  6. Çocukken normal karşılamak lazım bebekler fıtrat gereği böyledirler ama yaş biraz büyüdükçe durum gitgide komik bir haş almaya başlıyor. Çocuklardasaygı duyulabilir bir şey ama bir çocuk kadsr olamayanlar var malesef ki bu konuda. Özellikle dediğiniz gibi ünlülerin medya organlarını veya sosyal platformları kullanarak yapmaya çalıştığı ilgi çekme çalışmaları çoğu zaman nefretle karşılanıyor. Öyle saçma çabalar içine giriyorlar ki kendilerini yerin dibine sokuyorlar. Öyle kaliteli isimler bile kendini bozdu ve vu toplara girdi ki artık kaliteden eser kalmadı. Günümüzün önemli sorunlarından birine öok güzel değinmişsiniz. Bunu çocuklarda normal karşılanan durumla kıyaslayarak yapınca cideen güzel bri mesaj verdiğinizi düşünüyorum elinize kaleminize sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkınız için teşekkür ederim. Dikkatimi çeken bir durum. Tesadüfen haber sitelerinde karşılaştığım şeyler, görünce bende hemen sinirleniyordum. Sonra artık boş vermeye başladım. Düşündüm ve ilgi çekme çabası diye yorumladım.

      Sil
  7. 2 yaşinda çocugu olan bir baba olarak söylediklerine katılıyorum. Yazının sonundaki anektodlar da yazıya renk katmış elinize sağlık.

    YanıtlaSil