Köpek Gibi Büyütülmüş Çocuk I KitapYorum(18)




Bruce Perry özellikle travmatik yaşantıları olan çocuklarla çalışan bir psikiyatrist. Maia Szalavıtz ise bir gazeteci. Bruce Perry, yaptığı çalışmaları, çalışmalarından edindiği tecrübeleri anlatmış, Maia Szalavıtz yazmış. Bruce Perry birbirinden ilginç, insan aklını zorlayan ihmal vakaları ile karşılaşmış. 
Kitabı epey zamandır okumak istiyor, fakat baskısı olmadığı için okuyamıyordum. Nihayet 2017’nin son aylarında kitabın baskısı yapıldı ve okuma fırsatı bulduk. Kitabın ismine bakarak ihmal edilmiş çocuklarla alakalı olduğunu tahmin edebiliyor, ağır derecede ihmal edilen çocukları ‘köpek gibi büyütülmüş’ olarak tanımladığını düşünüyordum. Yanılmışım. Kitap ismini gerçek manada köpek gibi muamele gören bir çocuğun hikayesinden alıyor. Köpekleri olan biri tarafından, kafeslerin içinde büyütülen bir çocuk düşünün. Tuhaf değil mi?
Yazar, erken çocukluk dönemi yaşantılarının özellikle beyin gelişimi için çok önemli olduğunu vurguluyor. Öyle ki, beyin büyüklüğünün % 90’ı 4 yaşına kadar tamamlanıyor. Bu dönemde çocuğun maruz kaldığı şeyler beyin gelişimini etkiliyor. Erken çocukluk döneminde ihmal edilen, istismara uğrayan çocukların beyin gelişimi sorunlu oluyor. Mesela, gördüğü tek erkek tarafından istismara maruz kalan bir çocuk, bütün erkeklerin aynı olduğu fikriyle büyüyor. 
Doktor Perry’e göre beyin örüntülü ve tekrarlayan deneyimlere göre şekilleniyor. Empati, iletişim, saldırganlık, şiddet bir çok şey örüntü ve tekrarlar sonucunda öğreniliyor. Empatik bir ortamda büyüyen çocuğun beyni empatik nöronları geliştirirken, şiddet ortamında büyüyen çocuk, şiddetle alakalı nöronlar geliştirir. Tutarsız bir ortamda büyüyen çocukların beyninde ise gelişen bir nöron sistemi olmaz. Çocuk nerede nasıl davranacağını bilmez. En ufak bir şey için öfkelenirken, çok büyük bir duruma tepkisiz kalabilir.

Ne Yapılabilir?

İhmal ve istismara, yani travmaya maruz kalmış kişilere iyileştirici yardım sağlamak için neler yapabiliriz? Kitap bu konularda da öneriler sunuyor.İlk olarak onların kendilerini güvende hissetmelerini sağlamak lazım. Psikolojik, fizyolojik, biyolojik açılardan güvende oldukları hissi vermek. Tekrarlayan örüntüler ile doğru davranış geliştirmeleri hususunda örnek olmak. Bu yolla beyindeki nöronları etkilemek, yanlış davranışa ilişkin nöronları söndürürken, doğru davranışlarla alakalı nöronları güçlendirmek. Bunlar tabii ki bol tekrar ile olacaktır. Mesela, bir kişinin yeni tanıştığı kişi ile tokalaşması örüntüsü çok fazla tekrar sonucu oluşan bir durumdur.
Kişiye sosyal destek sağlanması da önemli olacaktır. Kişi olumlu sosyal çevre ile desteklenmelidir. Sarılmak, dokunulmak biyolojik bir ihtiyaçtır.(Yakın çevrenin sarılması) Aradaki güveni sağladıktan sonra kişiye sarılmak, dokunmak önemli olacaktır. Annenin travmaya maruz kalan çocuğuna sarılması olumlu etki sağlar. Travmanın şoku henüz atlatılmadan sarılmaya çalışmak ters tepebilir. Çünkü travmatik olaya maruz kalan kişi, dokunmayı olumsuz bir durumun habercisi olarak görebilir. Ayrıca sarılmanın beyni olumlu etkilediği görülmüştür.

Alıntılar

  • Ama bu teknolojiler, hatta bizleri bir araya getirmesi gerekenler bile giderek bizleri birbirimizden uzaklaştırıyor. Modern dünya insan sosyal hayatının en başlıca biyolojik birimini bozmuş ve birçok açıdan onu terk etmiştir: Bu birim, geniş ailedir. 
  • Artık yaşadığımız dünya biyolojik açıdan saygısız; en temel insan ihtiyaçlarımızı göz önüne almıyor ve bizleri sağlıklı aktivitelerden uzaklaştırıp zararlı olanlara doğru itiyor.
  • Zihinsel sağlık uzmanları insanlara senelerce sosyal destek olmadan psikolojik açıdan sağlıklı olabileceklerini, 'siz kendinizi sevmezseniz, kimse sizi sevmez' fikrini öğretmiştir. Kadınlara erkeklere, erkeklere de kadınlara ihtiyaçları olmadığı söylenmiştir. İlişkileri olmayan kişilerin çok ilişkisi olan kişiler kadar sağlıklı olduğuna inanılmıştır. 
© 2018 I Arif Öztürk
Arif öztürk
Arif öztürk

Psikolojik Danışma ve Rehberlik, Blog Yazarı

16 yorum:

  1. Ya vah vah dedim şu insan kadar vahşi, kötü canlı yok yeryüzünde, köpeği bile kafeste bakmak işkencedir, köpek mis gibi evde, tertemiz taze suyu, mis gibi taze yemeği veya mamasıyla bakılacak, sevgiyle, şefkatle, şımartarak, oyun oynayarak, bahçede gezecek, bağlanmaz, kafese kapatılmaz....değil ki bir çocuk:( böylelerinin yatacak yeri yok:(

    Ben sanırım okuyamam bu kitabı çok üzülüyorum çünkü.
    Eline sağlık, çok teşekkürler:)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Adam tamamen masumane ve bilinçsizce hareket ettiği için o şekilde davranıyor. Okuduklarımdan ben öyle anladım. Fakat bu durum adamı haklı çıkarmaz tabii. Bilinçsizliğin peşinden bir çok problem geliyor.

      Sil
  2. İnsana çok şey katacak bir kitaba benziyor. Alıntılarda çok doğru.

    YanıtlaSil
  3. Özeti okudum, kitabım yolda, elime geçtiğinde daha hazmederek okurum. Hevesim kaçmaz Arif, okumak istiyorum zira. Emeğine sağlık :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. insana farkındalık kazandıracak bir kitap. Okuyun Ece Abla.

      Sil
  4. Bu kitap farkındalık oluşturacak bir kitaba benziyor. Emeğinize sağlık...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mutlaka farkındalık oluşturacaktır. Teşekkürler :)

      Sil
  5. Önemli bir kitap olduğunu düşündüm.Ben de almalıyım :) Teşekkürler :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Önemli kitaplarım arasında yerini aldı. Siz de seversiniz bence :)

      Sil
  6. Ciddi bir merak uyandırdı...kitap yorumlarınız tam ayarında oluyor... teşekkürler

    YanıtlaSil
  7. Gerçekten de çok uç noktaları ele alan bir kitapmış, kesinlikle okunmalı, öneri için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  8. Böyle bir kitabı okumak... Çok da yüreğim dayanmak hassasım çocuklara karşı. Okuyanlara iyi okumalar...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yazar problemlere karşı çözüm olabilecek öneriler de sunuyor. Belki okumanızı kolaylaştırır. Teşekkürler :)

      Sil