Ana içeriğe atla

Muhsin Başkan-İktibas#11


Ölüm her an kapımızı çalabilir. Ne zaman çalacağını kestirmek mümkün değil. Muhsin Yazıcıoğlu bu hakikati, ölüm hakikatini, çok güzel ifade ediyor aşağıdaki dizlerde. Muhsin Yazıcıoğlu'nun vefatının sene-i devriyesinde onun sözlerini paylaşmak istiyorum. Desteklediğimiz partiden olsun-olmasın bir siyasetçinin, gazetecinin yahut bir insanın bu şekilde ölüme terk edilmesini kabullenmekte zorluk yaşıyorum. Muhsin Yazıcıoğlu 25 Mart 2009'da bir helikopter kazası(?) sonucu hayatını kaybetti. Aradan 9 sene geçmişken olayların hala açıklığa kavuşmaması ise ülkemizdeki adaletin boyutunu gözler önüne seriyor.

Muhsin Yazıcıoğlu, Gül'in Şavkı, Alperen Yayınları

Şimdi bakın! Yoldan geliyoruz.

Şimdi yine yola gideceğiz.

Hiç birimizin garantisi yok. 
Şurada ayakta duranın da, 
oturanın da garantisi yok. 
Ruh, bir saniyeliktir. 'Püf', dedi mi bir soluktur.
Bunun da nereden geleceği, nasıl geleceği,
ne şekilde yakalayacağı belli değil.
Bir saniyenize bile hâkim değilsiniz. 
Bir saniyesine bile hâkim olamadığımız, 
hükmedemediğimiz bir hayat için, 
bir dünya için fırıldak olmanın 
anlamı yoktur. 
Düz yaşayacağız, düz duracağız.
Düz yürüyeceğiz. 
Dik duracağız. 
Doğru gideceğiz. 
Allah'ın izniyle hayatım boyunca hep böyle gittim.
Bundan sonra da böyle gideceğiz.

Yorumlar

  1. Muhsin beyin (Allah ona merhamet eylesin inşallah)çok güzel bir sözü vardır..
    "Bir dakika sonrasına garantimiz olmayan hayat için pervane olmaya gerek yok" sözü yıllarca aklımdan çıkmadı..
    Kaybettiğimiz bir güzel adam daha..

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Her an hatırda tutulması gereken bir söz hakikaten :)

      Sil
  2. Vefat ettikten sonra değeri anlaşılan bir devlet büyüğü. Ölümünde parmağı olduğunu düşündüklerim hâlâ aramızda sanki...

    Rabbim ona ve bize merhametiyle muamele eylesin...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben de sizin gibi düşünüyorum. Ölümünde parmağı olanlar hala aynı yerdeler :)

      Sil
  3. Türkiye her zaman ilginçliklerini koruyarak devam edecek sanırım; işe yarayan ilginçliklere ulaştığımızda bir şeylere benzeriz sanırım. :)

    YanıtlaSil
  4. Ölüm yokmuş gibi hareket ediyoruz. Dünya gözümüzü boyuyor.

    YanıtlaSil
  5. evt aradan 9 sene gecmiş Allah rahmet eylesin,mekanı cennet olsun..

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...