Ayaklı Kütüphaneler
Dursun Gürlek
Kubbealtı Neşriyat
406 sayfa
Arka kapaktan;
‘Elinizdeki bu kitap, bilgi hazinelerinden birkaç pırlantayı sinesinde barındırıyor.
Okuyucuyu "yıldızları konuşturan alim"le, "kafasının içi,
müdürlüğünü yaptığı kütüphane kadar zengin olan hoca efendi"yle,
"ölüleri dirilten ve mezarlıklara hayat veren biyografi bilgini"yle,
"kahvelerde ders veren ünlü tarihçi"yle, "Osmanlı arşivi
belgelerini Bulgarların elinden kurtarmak için çırpınan, akmayan çeşmeleri
görünce gözyaşı akıtan muallim"le, "Fransız işgal komutanını
kütüphanesinden kovan Hafız-ı Kütüp"le, "kitapların ve kitapçıların
şeyhi kabul edilen sahhaf"la tanıştırıyor.’
Mükrimin Halil Yınanç Paris’te bulunduğu zamanlarda müzede
bir kitap görür. Osmanlı Devri’ne ait önemli kaynaklardan biri olan
Düsturname-i Enveri’dir, bu kitap. Tabii, kitabın tarihi ehemmiyeti
bilinmiyordur henüz. Yınanç, müzede kitabı görünce kitabın bir kopyasını almak
ister. Fakat kitabın kopyasını almak, kitabı müzeden dışarı çıkarmak yasaktır.
Durum böyle olunca Mükrimin Halil Yınanç her gün müzeye gelir, ezberleyebildiği
kadar ezber yapar, akşam ezberlediklerini yazıya geçirir. Bu şekilde kitabın
bir kopyasını yazar. Seneler sonra Türkiye’de Düsturname-i Enveri’nin bir başka
kopyası bulunur. Yınanç’ın yazdığı ile bulunan kopya incelendiğinde bir
farklılık görülmez. Bu olayı aylar önce duymuş, kaynak olarak belirtilen Ayaklı
Kütüphaneler kitabını not almıştım. Nihayet, kitabı okumak nasip oldu.
Kitap Osmanlı’nın son devirlerinden Cumhuriyet Türkiye’sine
uzanan 16 ayaklı kütüphane hakkında bilgiler veriyor. Kısa biyografilerin yanı
sıra şahısların hayatından anektodlar, kitaba ve kütüphaneye gösterilen hürmet
anlatılıyor. Ayaklı kütüphaneler, kütüphaneyi hafızasında taşıyanlar,
öğrendiklerini hayata tatbik edenler, daima kitapla içiçe yaşayanları insanları
anlatıyor.. Coğrafyamızda nice ayaklı kütüphane, nice ilim sevdalısı olduğu
muhakkak. Yazar Dursun Gürlek, bu ayaklı kütüphanelerden 16’sının hayat ve
hatıralarını tatlı bir analım ile bu kitaba sığdırmış. Kitabı okurken
karşınızda biri anlatıyormuş hissine kapılıyorsunuz.
Gelenbevi İsmail Efendi, Mütercim Asım, Ali Emiri Efendi,
Babanzade Ahmet Naim, Muallim Cevdet, İsmail Fenni Ertuğrul, Esmail Saib
Sencer, İbnülemin Mahmud Kemal, Mükrimin Halil Yınanç gibi isimler kitapta
anlatılan ayaklı kütüphanelerden.
Kitapta her bir şahsiyete dair düşündüren, ibretlik
anektodlar mevcut. Bunlar arasında bazılarını daha çok sevdim. Belki
sizin de ilginiz çeker:
- Ali Emiri Efendi’nin Divan-ı Lügatüt-Türk’ü tanıması,
- Muallim Cevdet’in Bulgarlara satılan arşiv vesikalarını kurtarma gayretleri,
- İbnülemin Mahmud Kemal tarafından reisicumhura verilen ders.
2018 © Arif Öztürk
Harika bir kitapmış hocam.
YanıtlaSilKesinlikle...
SilTürklerin kitap aşkını ortaya koyan bir kitap olmalı..
YanıtlaSilAynen o şekilde :)
SilO zaman listeye ekleyelim. Teşekkürler :)
YanıtlaSil