Ana içeriğe atla

Keşfet Kendini

Projemizde kullandığımız tanıtım afişinden

Bahar aylarında okullarda TÜBİTAK Bilim Fuarları yapılıyor. Dün itibariyle okulumuzda bilim fuarını gerçekleştirdik. 4006 Tübitak Bilim Fuarı olarak isimlendirilen etkinlik Rehberlik ve Psikolojik Danışma Servisi olarak biz de bir çalışma yaptık. Herşeyin başı kendini bilmek olduğundan hareketle insanların kendini daha iyi tanıyabilmeleri, hayata dair farkındalıklarını artması amaçlı bir çalışma hazırladık. Bu çalışmada insan ve hayata dair 33 soru hazırladık. Bu sorular etrafında düşündük, araştırma yaptık, küçük bir kitapçık oluşturduk. Kitapçığımız 33 soru etrafında kişilerin düşünmelerini ve farkındalık kazanmalarını sağladı. ‘Rüyalar ne anlama gelir?’, Hayat yük müdür, imkân mıdır?’, ‘Renklerin dili ne söyler?’, ‘Hayat nedir?’ gibi sorular cevap aradığımız sorulardan bazıları idi.

Kitapçığımızın giriş bölümü bölümü aşağıdaki cümlelerle başlıyor:

Kimileri dünyada en zor şeyin kendini bilmek olduğunu söyler. Herkes ve her şey hakkında çok şey bilen, söyleyecek onca kelamı olan insanoğlu, mesele kendisi olunca sus pus olur. Bilinenler hafızadan silinir, hatırda kalanları da kelama dökmek zorlaşır. İnsanın kendini bilmesi bir miktar acıyı da beraberinde getirdiğinden yahut biraz zahmet istediğinden olsa gerek kendimizi bilmek işimize gelmez. Öyle ki, kendini bilen insan bir saniye sonrasına erişemeyeceğinin bilincindedir. Bu bilinçlilik endişeye boğar insanı. Durum böyle olunca da insan kendine yönelmek yerine dışarıya yöneltir bakışlarını. Başkalarını görür, başkalarını bilir. Başkalarına baktıkça da kendine dair bildiklerini unutur.

Gerçeğin verdiği acıları göze alarak kendini bilme uğraşı veren kişiler de olmuştur. Kimi kendini bilmek/bulmak maksadıyla inzivaya çekilmiş, kimi Mecnun olup çöllere düşmüş, kimisi de halk içinde hak ile yaşama gayreti gütmüştür. Fakat kendini bilme arayışı süreklilik gösterir bir durumdur. Zira kişi bildikçe bilmediklerinin çokluğunun farkına varır. Böylece bu arayış artarak devam eder. Âşık Veysel bir şiirinde bu durumu çok güzel izah etmektedir:

2018 © Arif Öztürk

Yorumlar

  1. İnsan kendini bildikçe eğilir. Kendini bilen haddini bilir. Haddini bilen olgunlaşır. Allah Kendini bilenlerden eylesin. Kaleminize sağlık çok güzel yazmışsınız. Sevgiler 😊

    YanıtlaSil
  2. Ölene kadar da devam edecek sanırım kendini bilme arayışı.Aşık Veysel hemşerimiz de güzel ifade etmiş :)

    YanıtlaSil
  3. Kendini, ne bildiğini bilmek en değerli şey bence de Arif

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.