Ana içeriğe atla

Ne Kadar Hatırlayabiliyoruz? İktibas#16


Öğrenme konusunda yapılan bir araştırma, ortalama bir öğrencinin, okuduğunun ancak %20’sini hatırlayabildiğini ortaya koyuyor. Eğer malzeme önce okunur sonra da dinlenirse hatırlama düzeyi %40’a çıkıyor. Okunduktan sonra dinlenen malzeme, aynı zamanda yazıldığında bu oran %60’a çıkıyor. 
Hayatımızın her anında yeni bilgilere  ulaşırız, aklımıza yeni fikirler gelir. Bunları düzenli olarak not edersek unutulmalarını engelleriz, gerektiğinde de o bilgilerden yararlanabiliriz. Başka bir araştırmaya göre de:
İşittiklerimizin %20’sini
Gördüklerimizin %40’ını hatırlıyoruz.
Gördüklerimizin ve işittiklerimizin %60’ını hatırlıyoruz. 
Yaptıklarımızın yani söylediklerimizin ve yazdıklarımızın ise %80’ini hatırlıyoruz.
Öyleyse  not almak; hatırlamanın ve unutmamanın altın anahtarıdır.
İnsan ve Hayat Dergisi, Sayı:99, Mayıs, 2018

2018 © Arif Öztürk

Yorumlar

  1. Son cümlede bir "ma" eksik kalmış hocam. İnsan ve Hayat candır...

    YanıtlaSil
  2. Gerçekten not almak çok işe yarıyor.😊

    YanıtlaSil
  3. Söz uçar, yazı kalır. Not almakta fayda var.

    YanıtlaSil
  4. Ben de sürekli notlar alırım.Gerçekten de kalıcı oluyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Not almayınca bir şeyler eksik kalıyor gibi gelir bana da :)

      Sil
  5. Not almadan ne yazı yazabildim ne de ders çalışabildim sanırım. Gerçekten de doğruymuş. Çok teşekkürler bu faydalı bilgiler için

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tecrübe yoluyla bu durumu biliyormuşsunuz zaten :)

      Sil
  6. Bütün eğitim hayatım boyunca not alarak çalıştım ve öğrendim. Bu nedenle yazdıklarınıza katılıyorum. Yazmadan ve tekrar edilmeden öğrenilen bilgiler hızlı bir şekilde uçup gidiyor akıldan.

    YanıtlaSil
  7. Okulları amel edilecek yerler haline getirebilsek eğitimde iyi bir seviye yakalanmış olacak zaten. Öğrenilen bilgi hayata dönük olmayınca çabuk unutuluyor.

    YanıtlaSil
  8. Not almazsam hatirlamam cok zor 😊

    YanıtlaSil
  9. Yaşım ilerledikçe daha çok unutuyorum:)Not almak en güzeli,ama not almayı da unutmamak lazım değil mi😊

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Not almamayı unutmamanın en iyi yolu erteleme yoluna başvurmadan, anında not almaktır :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

İlmi sima Nedir? Fizyonomi Nedir?

Geçtiğimiz günlerde ilmi sima hakkında okumalar yaptığımı ifade etmiştim. İlmi sima nedir? Bu sorunun cevabını ve tarihsel sürecini mümkün olduğunca kısa bir şekilde izah etmeye çalıştım.  İlmi sima kısa tanımıyla vücut yapısından hareketle karakter analizi yapılmasını ifade eder. Vücut yapısı ve karakter arasında doğal bir irtibat olduğu inancı ile ortaya çıkan ilmi sima batıda ve bilimsel terminolojide fizyonomi, doğu terminolojisinde ise ilmi feraset, ilmi kıyafet gibi isimlerle bilinir. Bilimsel temelden yoksun olduğu eleştirileri yapılsa da özellikle istihbarat ve güvenlik, satı ve pazarlama alanlarında ilmi sima verilerinden faydalanılmaktadır. Filozoflar bu alana ilişkin açıklamalar yaparken, İslam âleminde bazı ulema ilmi sima bilgilerini kullanmışlardır. Erzurumlu İbrahim Hakkı Hazretleri Marifetname isimli kapsamlı eserinde ilmi sima konusuna da temas etmiştir: ‘Allah insanı en güzel şekilde süsleyip nurlandırmıştır. Bunun yani sıra, insanlari şekil ve ka...

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Fareler Olmasaydı!

Bilim insanları bazı araştırmalarda insan denekler kullanamazlar. Çeşitli etik ilkeler gereği insanlar araştırmada kullanılmaz. Araştırmanın ne sonuca ulaşacağı belli değildir; deneye katılan kişi psikolojik, sosyal ve fiziki açıdan zarar görebilir. Araştırmalarda dikkat edilmesi gereken etik ilkeler gereği bazı araştırmalarda insanlar yerine hayvanlar kullanılır. Elde edilen sonuçların insanlarda da geçerli olacağı iddia edilir. Araştırmalarda kullanılan hayvanlar arasında fareler önemli bir yer tutar. Farelerin kullanıldığı çok sayıda araştırma yapılmıştır, yapılmaya devam etmektedir. Bu çalışmada farelerin kullanıldığı bazı psikoloji araştırmaları hakkında bilgi verilecektir. 1. Watson'un Albert Deneyi Etik ilkeler açısından tartışmaları hala devam eden çalışmada fareler araştırmada arka plandadır. Araştırmanın asıl deneği 1-2 yaşlarındaki küçük Albert'tir. Watson'un amacı Albert'in fareden korkup korkmayacağıdır. Fare Albert'in yanına bırakılır ve aynı z...