Çok eski zamanlarda, fakirlerin odunlarını değerinden çok daha düşük fiyata alan bir zalim vardı. Ounları değerinden aşağı almak için kıyasıya bir pazarlığa girişir, odunu satıp köyüne dönmeye mecbur olan fukara da onun pazarlığına çok direnemez, düşük fiyata odunlarını satmak zorunda kalırdı. Oduncu, böylece çok ucuza aldığı odunları kışın da yüksek miktarlara zenginlere satardı. Bu zalim yüzünden hem fakirlerin hem zenginlerin canı bir hayli yanmaktaydı.
Bir gün yine zavallı bir fakirin odunlarını çok ucuza kapatmak üzereydi. Fakir, elini gökyüzüne doğru açarak huşu içinde dua etmeye başladı: 'Ya rabbi çaresizlere senin dergahından başka sığınak yok. Geceleyin gönlündeki ateş sebebiyle gözyaşı döken kullarından yüz çevirme. Gariplerin gönlünü acımasız zulümlerle harap etme.'
Fakirin ettiği duayı işiten oduncu, kibirle yüzünü ekşitti ve: 'İhtiyar! Buradan git de daha fazla başımı ağrıtma. İki yüz tane masalı bir arpaya bile almam, diyerek zavallı adamın duası ile alay etti.'
Fakir, oradan ayrılıp evine döndü. Aynı günün gecesi, oduncunun ambarına büyük bir ateş düştü. Evi de ambarın hemen üstünde olduğu için nesi var nesi yok hepsi yandı. Yumuşak yatağı, alev alev yanan bir hamam külhanına döndü. Çaresiz bir şekilde evinin yanıp kül olmasını seyretti.
Ertesi gün, aynı fakir çarşıda dolaşıyordu. Zalim oduncuyu gördü. Oduncu etrafındakilere şöyle dert yanıyordu: 'Bu ateş evime nereden geldi bilmiyorum.'
Bunu duyan fakir dedi ki: 'Fakirlerden aldığın ah ateşinden.'
Zalim başını önüne eğdi ve kendi kendine dedi ki: 'Adaletten vazgeçmemek gerekirdi. Zulüm eken tabi ki zulmü biçer.' Kelile ve Dimne’den Seçmeler, Beydaba, Haz: Ozan Yılmaz, syf:171-172
2018 © Arif Öztürk
Harikaydı gerçekten.
YanıtlaSilTeşekkürler..
Silİlahi adalet...
YanıtlaSilAynen :)
SilAlma mazlumun ahını, çıkar aheste aheste diye boşuna dememişler.
YanıtlaSilZulmeden elbet cezasını çeker ama burada ama öbür tarafta
YanıtlaSilBu devirdeki mazlumların ahının hemen çıkmayışı dua silâhını iyi kullanamamasından mı kaynaklanıyor acaba? :(
YanıtlaSilEn iyisini yine Rabbimiz bilir...