Ana içeriğe atla

Bilgi Cahilliği Nedir? İktibas#24

İnsanların olmayan şeyleri olmuş gibi, yapılmayan şeyleri yapılmış gibi anlatmalarını hayretle karşılıyor, bu durumun medyadan yanlış bilgi edinme olduğunu biliyordum. Fakat bu duruma bir isimlendirme/tanımlama yapmakta zorluk yaşadığım dönemler oldu. Ayrıca bu durumu izah etmek de zor oluyordu. Kısaca algı yönetimi deyip geçiyordum. Bugünlerde okuduğum kitapta bilgi cahilliği kavramını gördükten sonra bu durumu anlamam daha kolaylaştı. Bu durum bilgi cahilliği olarak tanımlanabilirdi. Bilgi cahilliği; kısaca bilginin arkasına saklanarak cahilliği örtme durumu. Hatta kişi cahilliğinin farkında bile olmayabilir. Mesela; ana haber bülteninin şok haberler kısmında bir fotoğraf karesi gösterilir. Fotoğrafta oturan iki kişi vardır: bir arada bulunma amaçları, nerede oldukları, ne konuştukları bilinemediği halde o haberi izleyen bilgi cahili insanların çoğu olayı bildiği hissine kapılmaktadır. Halbuki fotoğrafı kırpıp ekrana koyan muhabir ne söyledi ise izleyenler de onu duymaktadır. Burada fotoğraf karesinin arka planını düşünen, fotoğraftaki kişilerin fikri yapılarını sorgulayan, muhabirin söylediklerinin doğruluğunu araştıran kişiler olabileceği gibi bu zahmete girişmeyen kişiler de olacaktır. İşte bu zahmete katlanmayan kişilerin durumu bilgi cahilliği olarak ifade edilebilir. Televizyonun ve son yıllarda sosyal medyanın etkisinin artması ile bilgi cahili insanların oranı da artmaktadır. Öyle ki, herhangi bir kişinin 1 saatlik konuşmasında 10 saniyelik kesiti alıp o kişiyi kahraman zannetmek yada tam tersi hükme varmak mümkün. Cehaletini yenenler ise 1 saatlik konuşmayı dinler, konuşanın fikri yapısını göz önüne alır, hükmü ona göre verir.


Bir kareye bakarak olayları bilmenin mümkün olmadığını zannetmeye yukardaki görseller misal olabilir. Birinci resim ve benzerleri zaman zaman gündeme geliyor. Bu kare gösterilerek Amerika başkanının kendinden emin duruşunun yanında Ecevit'in güvensiz duruşu olduğu söyleniyor. Ancak ikinci görselde arkadaki bayan tarafından çekilen resim elimizde olsa muhtemelen bu yorumun tersi torumlar yapılabilir. Yani bir anın öncesini, sonrasını bilmeden anı değerlendirmek mümkün değildir. Herhangi bir an geçmişten etkilendiği gibi geleceği de etkileyecektir.

Gelelim haftalık iktibasımıza:

'Ancak asıl bilgi cahilliğinin dönemi gazeteden daha sonra başladı. Asıl bilgi cahilliği görsel medyanın, yani televizyonun, ilk defa hayata girmesiyle başladı. Çünkü gazete döneminde bilgi, az da olsa yazarlar ve editörlerin süzgecinden geçiriliyordu. Ancak televizyonda bunu yapmak mümkün olmadı. Neil Postman’ın, Öldüren Eğlence kitabında ‘Televizyonda gösterilen şeyler, özleri korunmuş olsun olmasın, oldukları halden başka bir şeye çevrilmiştir’, tespiti bilgi ile cehalet arasındaki ilişkiyi analiz etmemiz için önemlidir. Bilgi bir süzgeçten geçirilmeden ekranlara aktarıldığı gibi artık onun söze ve görüntüye aktarılma süreci de gerçekleştiği bir dönemdir televizyon dönemi.' Sizi Medyanın Elinden Kurtaracak Kitap & TV'siz Evler, Harun Özdemir, Syf-119.
2018 © Arif Öztürk

Yorumlar

  1. Bilgi cahilinden geçilmiyor o zaman ortalık hocam

    YanıtlaSil
  2. Televizyon döneminde durum öyleyken şimdiki sosyal medya döneminde daha da içler acısı. Herkes asparagas haberler oluşturabiliyor kolayca maalesef. :(

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Maalesef. Sosyal Medyada işler çığırından çıkmış durumda..

      Sil
  3. Bu düşünceyi açıklamak için iyi kareler seçilmiş. Son zamanlarda da youtuber'lar hakkında saçma sapan haberler ortaya çıkıyor. Kişiler amacının dışında kötüleniyorlar, 10 dakikalık videonun bir kaç saniyesini alıp insanlara öyle bir sunuyorlar ki, gören o kişiyi tam bir serseri falan sanıyor. Halbuki videoyu izleyen biri hiç öyle bir şey düşünmüyor. Haberi izleyenler de sunucu sayesinde negatif yorumlar yapıyor.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Katkı için teşekkürler... Bu tür şeyler algı oluşturmak için çokça yapılıyor...

      Sil
  4. ilginç bir düşünce ve güzel bir paylaşım..medya olayını çok iyi tarif etmişsiniz,gerçekten de etraf bilgi cahilliğinden geçilmiyo maallsef..emeğinize sağlık..🙂

    YanıtlaSil
  5. Televizyonda ya da sosyal medyada haber izlemiyorum.Objektif olduklarını düşünmüyorum.

    YanıtlaSil
  6. "Post truth" (hakikat sonrası) kavramı aslında tam da bu olayı açıklıyor.Medya sayesinde insanlar artık objektif hakikattense duygularını okşayacak iletileri,gerçekliğini sorgulamadan kabul etmeyi tercih ediyor.
    Bilgi cahilliğini ise ,benim için en güzel anlatan tanım "cehl-i mürekkep" Bilmediğinin farkına varmayıp biliyor zannetmek.

    YanıtlaSil
  7. Benim çevremde o kadar çok ki bunlardan artık şaşırmaktan şaşırdım. En sonunda şaşırmayı da bıraktım. Eğer bu davranışı sergilemezlerse o zaman şaşırıyorum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.