Ana içeriğe atla

Yalan Haber Nasıl Üretilir? Yalan Haber Nasıl Yayılır?


Yalan haberlere muhatap olmayanımız yok. Hemen her gün yalan haberlere muhatap oluyoruz. Yalan ve doğru her haberin sosyal medyada hızla yayılması ile birçoğumuz anında yalan habere muhatap oluyoruz. Haberin gerçekliğini sorgulamadığımızda yalan haberi gerçek zannediyoruz. Bu yüzden haberin doğruluğunu teyit etmek önemli.

Peki yalan haber üretimi ne zamandan beri var? Bunu tespit etmek mümkün olmasa da insanın olduğu tüm çağlarda yalan haberin yayıldığını düşünüyorum. İnsan ve Hayat Dergisi’nin Temmuz 2018 sayısını okurken yalan haber üzerine bir yazı ile karşılaştım. Yunus Özen Beyefendi tarafından kaleme alınan yazıda İbn-i Haldun’a göre yalan haber üretilmesinin altı sebebine de yer verilmiş. İbn-i Haldun’dan alınan bu altı yalan haber sebebi şu şekilde:
  1. Taklit: İbn-i Haldun, üç farklı haberci grubu ile ilgili tespitlerde bulunur. Birinci grup gördüklerini kaydederek anlatanlardır. İkinci grup, bu haberlere yalan yanlış eklemeler yapan ve yayan insanlardır. Üçüncü grup ise kendilerine ulaşan haberlerin doğru olup olmadığını sorgulamadan ve araştırmadan aktaran habercilerdir. Taklitçiler adını verdiği bu son grubunda ikinci grup kadar kabahati vardır. 
  2. Taraflılık: Bir görüşe karşı taraftarlığı ya da önyargısı olan haberciler, kendi görüşlerine uyan haberleri hemen doğru kabul eder, diğerlerini ise göz ardı eder ya da reddeder. (Toplulumuzda en fazla karşılaşılan sebeplerden biri bu olsa gerek. Tuttuğumuzun tarafın yanlışlarını görmek istemiyoruz)
  3. Haberin aktarıcılarına aşırı güven: Haberci, haberin kaynağına duyduğu aşırı güvenden dolayı haberi sorgulamadan doğru kabul eder ve iletir. (Bu madde ile alakalı sık geçtiğimiz aylarda sıklıkla karşılaştığım bir durum var: TV ekranlarında yetkili biri çıkıp bir kaç defa olmak üzere falanca ayda öğretmen ataması yapacağız dedi. Fakat dediği ayların hiç birinde atama yapılmadı. Ramazan Bayramı’nda memlekette atama bekleyen bir öğretmen arkadaşım bu yalan haberle alakalı soruya muhatap oldu. Adamın biri, falanca aylarda şu kadar öğretmen atandı. Sen atanamadın mı, diye dordu. Arkadaşım o aylarda öğretmen alımı yapılmadığını söyledi. Soruyu soran adam TV’de duyduğu haberlerin doğruluğuna o kadar inanmıştı ki, arkadaşım ve ben durumu anlattık. Adam ne kadar anladı orası malum.)
  4. Habere olan aşırı güven: Haberlere yalan karışmasının sebeplerinden bir diğeri ise habere habere aşırı güvenmek, diğer metotlar çerçevesinde haberin doğru olup olmadığını kontrol etmemektir. 
  5. Haberdeki inceliği anlayamamak: İbn-i Haldun’un üzerinde durduğu bir diğer konu; aktarıcı durumunda olan olan kişinin ulaşmış olduğu haberleri anlayıp yorumlayabilme ve haberdeki inceliği ortaya çıkarabilme yeteneğidir. Haberci, bilgi ve kapasitesi ile olayın ilk andaki görüntüsü ve ilk algılanandan farklı boyutlarını görebilmeli ve ona göre yorum yapabilmelidir. 
  6. İnsani zaaflar: İbn-i Haldun haberlere yalan girme konusunda insanların bazı olumsuz taraflarının olduğuna dikkat çeker. Mal, makam, para vb. dünyalık şeyleri elde etmek için ortaya konan tutum ve davranışlar bunlardan birisidir. Ona göre her toplumda zengin, itibar sahibi, yönetici, hükümdar veya makam sahibi kişilerin yanı sıra dalkavuk insanlarda bulunur. Bu tür insanlar yüksek rütbe sahipleriyle çeşitli yollarla dostluk kurarlar. Bunu yaparken de makam sahiplerinin kötü yönlerini dile getirmez, onları överek sadece iyi yönlerini ön plana çıkarırlar. Bir nevi yalan haberci olurlar. 
Not: Bu yazı İnsan ve Hayat Dergisi Temmuz 2018 sayısından alınmıştır. Parantez içerisindeki yazılar benim yorumumdur. 

2018 © Arif Öztürk

Yorumlar

  1. Sorgulamadan inanmak çok tehlikeli bence. Para ve güç için insanların yapamayacağı şeyin olmadığı günümüzde uyanık olmak zorundayız.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Günümüzde yalan haberlerin çoğu para ve güç için yapılıyor zaten.

      Sil
  2. Keske insanlar sorgulamayi ögrenebilse...

    YanıtlaSil
  3. Birde yalan haberlerden nasıl korunulur? Bu haberlere neden inanmamalıyız konularına da değinseydiniz. Yalan haberlere artık alıştım da gerçekten onlara inanıp doğruyu bile yalan olarak yorumlayanlara bir türlü alışamadım.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Yalan haberlerden nasıl korunulur? Bu başlığı da ifade eeceğim inşallah :) Tavsiye için teşekkürler

      Sil
    2. Yazınız için biz teşekkür ederiz :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.