Ana içeriğe atla

Ağustos'ta Neler Okudum? 2018


Ağustos Ayı çeşitli yoğunluklarla geçiverdi. Yoğunluğun olmadığı vakitlerde ise tembellik ettim sanırım. Bu süre zarfında bloga yazı eklemediğim gibi, kitap okumayı da ihmal ettim. Sadece iki kitap okudum Ağustos Ayı boyunca.

Bir Bilim Adamının Romanı: Mustafa İnan: Oğuz Atay’ın kaleme aldığı biyografik ağırlıklı bir roman. Atay bu romanında hocası da olan bir mühendisin, Mustafa İnan’ın hayatına ışık tutuyor. Mustafa İnan’ın mühendislik alanına katkıları, sosyal hayatı, düşünceleri talebelerinin, arkadaşlarının dilinden anlatılıyor. 3/4

Kişilik Gelişiminde Cezasız Eğitim: Ara ara çocuk gelişimi ve eğitime dair kitaplar okumaya özen gösteriyorum. Adem Güneş’in kitabını bu sebeple okudum. Çocuk Gelişiminde cezanın zararları artık bilinir olsa da yazarın tecrübelerinden süzerek verdiği misaller kitaba farklılık katıyor. Kitabın en güzel tarafı ise neler yapılması gerektiği üzerine verilen öneriler. 4/4


2018 © Arif Öztürk 

Yorumlar

  1. yazın sıcaklarından mıdır nedir ben de bu yaz neredeyse hiç kitap okuyamadım elimde bir kitap var onu bitirmeye uğraşıyorum :) soğuk kış günleri gelse de battaniye-kahve-kitap üçlüsüyle birlikte kar yağışının keyfini çıkartsak :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Kıl ayları okuma yapmak için daha iyi oluyor gerçekten :)

      Sil
  2. Her ikiside okumadığım ancak çokça denk geldiğim kitaplar. Özellikle "Cezasız Eğitim"e dair tavsiyeniz alanınızdan dolayı daha da bir önem kazanıyor. Kitap tanıtım yazısı için teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Oğuz Atay’ın bu romanını beğendiniz mi hocam? Ben, Tutunamayanlar’ı anlamamıştım mesela.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Beklentiyi yüksek tuttuğumdan mıdır, nedir? Çok fazla beğenmedim kitabı :(

      Sil
  4. eylül ayı daha bereketi olur umarım... her iki kitabı da okumadım , görüşlerinizi not aldım... sevgiler.

    YanıtlaSil
  5. Oğuz Atay'ın diğer kitaplarını okudum da bunu okumadım,beğendiniz mi?
    Diğer kitapla ilgili olarakta ceza sistemi çocukları korkutmaktan başka bir işe yaramıyor diye düşünüyorum.Tavsiyeler için okunabilir 🖒

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Oğuz Atay'dan okuduğum ilk kitap buydu... Okurken bazen karmaşık buldum kitabı :)

      Sil
  6. Ağustos gibi ayda iki kitabı azımsama Arif..üstelik tırı vırı değil nitelikli güzel seçkilerin olmuş

    Neyse artık yaz bitti daha düzenli yazarız hepimiz sanırım :-)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Aynen öyle :) Yaz bitti yeniden okumaya, yazmaya başlama vakti.

      Sil
  7. Adem Güneş'in yazım dilini merak ediyorum.İkinci önerin ilgimi çekti.Ben de ağustosta 4 kitap civarı okudum,çok daha fazla olamıyor bende...

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Tecrübelerinin de yer aldığı konuşma dilinde bir anlatımı var yazarın..

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.