Ana içeriğe atla

Herkes Bana mı Bakıyor?


Genç Kız sabah uyanır uyanmaz aynanın karşısına geçti. ‘Off ya yeni bir tane daha çıkmış’ dedi yüzündeki sivilcelere dokunurken. İçinden, ‘Herkes sivilcelerimin çok kötü durduğunu görecek’ diye bir düşünce geçse de annesinden başka kimsenin sivilcelerini fark etmediğini, fark etseler bile üzerinde durmadıklarını biliyordu. Fakat, içini kemiren kuruntulara karşı koyma gücü bulamıyordu kendinde. Sivilceleri giderdiği söylenen kremini tek tek yüzündeki sivilcelere sürdü, saçlarını topladı. Sonra hayalinde kendini izlemeye başladı: Sivilcelerin üstü krem ile örtülmüş, yeni saç stili ile çok güzel olmuştu. 
Biraz sonra sokağa çıktığında attığı her adıma azami dikkat ediyordu. Zira dikkatler üzerindeydi ve üstü başı düzgün durmalı, görenler onu beğenmeliydi. Evden okula gidinceye kadar herkesin bakışlarının üzerinde olduğunu düşündü. Okul bahçesinden içeri adım atarken bahçedeki tüm öğrencilerin kendini süzdüklerini gördü. Kendi hayali de öğrenciler arasında yer alıyordu. Aynı durum okulda da devam etti. Gün boyu bozulmamış saçlarını düzeltmeye, sivilcelerin üstünü örtmeye çalıştı.
* * *
Delikanlı yeni terlemiş bıyıklarını okşadı iki eliyle. Favorileri de çıkmış ve uzamaya başlamıştı epeydir. Hayalinde kendi vücudunu seyretmeye başladı: uzamaya başlayan bıyıklarını, kuvvetlenmeye başlayan pazularını. ‘Pazularım da kocaman olmuş’ diye geçirdi içinden. Hemen ardından sağ kolunu pazusunu ortaya çıkaracak şekilde gerginleştirdi. Sol eliyle de sertleşen pazularına dokundu. ‘Sokaktakiler de görecek artık pazularımın kocaman olduğunu’ dedi kendi kendine. Okul yolundaki yürüyüşü bu düşüncesini doğrulamak ister gibiydi: gömleğinin kollarını dirseklerin yukarısında toplamış, iki yana açık kollarını sallayarak yürüyordu. Ara ara gayriihtiyari bıyıklarına giden elleri pazularını ortaya çıkarıyor, bu anlarda bakışların üzerinde daha fazla toplandığını düşünüyordu. Bu düşünceyle yoluna devam ederken, biri dese ki; ‘aslında herkes kendi işinde, pazuların kimsenin umrunda değil’, şüphesiz pazularının gücünü denemeye hazırdı.
* * *
Bu misallerde anlatılan davranışlar ergenlik döneminin tipik özelliği olan davranışlar. Ergen, benmerkezci bir düşünce yapısı ile herkesin kendisi ile ilgilendiğini, tüm gözlerin kendi üzerinde olduğunu düşünür. Hayalinde kendini izler; uzaktan bir kişi gibi attığı her adımı, yaptığı her davranışı süzer, beğenilip beğenilmediğine kanaat geliştirir. Bunun sonucunda uzaktan seyrederken beğendiği davranışlara ağırlık verir. Hayalinde kendisini izlediği gibi herkesin de kendisini izlediği hissini taşır. Muhtemelen bu hissin etkisi ile(farkında olmadan) davranışlarına dikkat eder, etrafındakilerce onaylanacağını düşündüğü şekilde davranır. Ya da ilgi odağı olması gerektiği düşüncesi ile aşırı hareketlere başvurur. Bu şekilde dikkat çekmeye çalışır. Tüm gözlerin kendi üzerinde olduğu düşüncesi ile ergen, kıyafetlerindeki küçük bir bozulmayı, saçlarındaki küçük bir dalgalanmayı takıntı haline getirebilir. 
Bu özellikler ergenlik döneminin tipik özellikleri olsa da bazı psikolojik rahatsızlıklarda da bu tür özellikler görülebilir.  Mesela her hareketinin izlendiği düşüncesi taşıyan obsesif(takıntılı) kişiler olabileceği gibi; herkesin kendisini izlediğini ve yaptıklarının beğenilmeyeceğini düşünen, bu sebeple bir şey yapmaktan kaçınan sosyal fobi hastaları da olabilir. Psikolojik tanı kriterlerine uymasa da bazı yetişkinlerde de 'herkes bana bakıyor’ düşüncesi hakim olabilmektedir. Bu durum çeşitli faktörlerin etkisiyle ergenliğin bitiş yaşının(bilişsel anlamda) ilerlemesi ile alakalı olabileceği gibi, günümüz toplumunda mükemmeliyetçiliğin ön plana çıkmasıyla da alakalı olabilir. Zira moda gündemi, sezonun modası, yeni imaj gibi söylemler ile fotoğraf, video imkanlarının artması insanları belli davranış kalıplarını yapmaya itmektedir. 

2018 © Arif Öztürk

Yorumlar

  1. Çok değerli bir paylaşımda daha bulunmuşsunuz Arif Bey. Teşekkür ederiz. Emeğinize sağlık :))

    YanıtlaSil
  2. Bilgilenderici ve faydalı bir paylaşım. Teşekkürler.

    YanıtlaSil
  3. Gerçekten de bunlar yakınlarımızda gördüğümüz (hatta eskilerde benim de yaşadığım) ergen halleri. Tespitler çok yerinde. Farkındalığı arttıracak bir yazı olmuş. Emeğine sağlık Arif :)

    YanıtlaSil
  4. Güzel tespitler, çok güzel bir yazı olmuş. Emeğinize sağlık.

    YanıtlaSil
  5. En son dediğiniz "moda gündemi, sezonun modası, yeni imaj gibi söylemler ile fotoğraf, video imkanlarının artması insanları belli davranış kalıplarını yapmaya itmektedir. " yazınızın bir özeti olmuş..Çok doğru tespitler..Emeğinize sağlık..✔😊

    YanıtlaSil
  6. Çok güzel bir yazı olmuş Arif... Malum bizim evde de durdurulamayan bir ergen var :)
    Emeğine sağlık ♥

    YanıtlaSil
  7. Bence bu takıntı sadece ergenlerde görülmekten çıktı 😊

    YanıtlaSil
  8. Bu konuyu hep düşünmüşümdür, faydalı bir içerik olmuş. Tebrikler...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.