Üç Psikolojik Soru Kadir ÖZER Agora Kitaplığı 270 sayfa |
Arka kapaktan; 'Duygularımızın
nedenleri nerededir? Duygu
yaşayan birine bu soru yöneltildiğinde genelde bir başka kişiye işaret edilir. Üç
Psikolojik Soru’da Kadir Özer üç temel soruyu işleyerek duygularımızı
sahiplenmenin önemini vurguluyor. Değişmemek,
değişmekten daha kolay göze alınan bir süreçtir. Değişmemek aynı kalmaktır.
Değişmek ise, bireysel varoluşun zenginliklerini ve seçeneklerini yaşama
geçirebilme cesaretidir. Duygularımız
sahiplenerek, değişimin gücünü kendi bahçemizde hissederek yaşamımızı anlamlı
kılmak bizim seçimimizdir.'
Kadir
Özer’in ‘Ben Değeri Tiryakiliği’nden sonra okuduğum ikinci kitabı. Ben Değeri
Tiryakiliği’nin aksine daha gündelik dilde bir kitap. Herkesin okuyabileceği, her
kesime hitap edebilen bir anlatımı var. Muhtevası ve anlaşılır dili ile tavsiye
edebileceğim bir kitap. Kitap içerisinde yer alan ‘Alıntı’, ‘Olay’ ve ‘Deney’ kısımları
kitaba zenginlik katan unsurlardan. Tartışılan konunun daha anlaşılır olmasını
ve okuyucunun deneyler ile farkındalık kazanmasını sağlıyor.
Kitap
üç psikolojik soru(ne değişenilir, ne değişemez; ne olabilir, ne olamaz; ne
ölçülebilir, ne ölçülemez?)çerçevesinde beş bölümden oluşuyor.
Birinci
bölüm ‘Neyi Değiştirebilir, Neyi Değiştiremeyiz’ konusunu tartışıyor. Bu
bölümde vurgulanan temel nokta, duygularımızın sebebinin olaylar değil,
olaylara yüklediğimiz anlamlar ve yorumlar olduğu. Duygularımız ‘kendiiç
bahçemizde ektiklerimizin bir sonucu iken ‘bir başkasının başkasının’ bahçesine
ektiklerinin sonucu olarak görülmektedir. Mesela öfke duygusunun yaşandığı anda
‘O beni kızdırdı’ deriz. Halbuki gerçeği ‘Ona kızdım’ olmalıdır.
İkinci
Bölüm ‘Düşünce Sürecinin Özellikleri’ni irdeliyor. Davranış ve duyguların
gerisinde bir mantık akışı vardır. Bu mantık akışı kendi içinde tutarlı olmakla
birlikte gerçekçi olmayabilir. Bu mantık akışı kişiyi otomatik pilota bağlar, olay,
düşünce, duygu şeklinde devam eder. Mesela; Kimse bana yan bakamaz şeklinde bir
mantığımız vardır. Birisi bize bakar.(Olay). Mantığımız otomatik olarak devreye
girer(düşünce). Öfkeleniriz(Duygu). Yürüttüğümüz mantığın gerçekliğini
sorgulamayı başarırsak duygularımız kontrol etmek kolaylaşır.
Üçüncü
Bölüm ‘Hayali Dil’imizi tartışıyor. Duygu ve davranışlar üzerinde ‘hayallerle
düşünme’nin etkileri vurgulanıyor.Bir olayı zihnimizde canlandırdığımız açı(Ben
ve O bakış açısı), olayın büyüklüğü-küçüklüğü(Gözde büyütme), olayı canlı ve
mat renklerle hayal etme, ışık düzeyi, olayı hareketli yada hareketsiz
açılardan görmek duygu ve davranışlarımızı etkiliyor. Verilen deneyler ile bu
etkilerin nasıl olduğunu gözlemek mümkün.
Dördüncü
Bölüm, ‘Ne Olabilir, Ne Olamaz?’ sorusunu ışık tutan tartışma ve misallere yer
veriyor. Hayatı Doğru-yanlış, haklı-haksız, olabilir-olamaz kutuplarına
hapsetmek duygularımız ekiliyor. Mesela; kırmızı ışıkta geçilemez şeklinde
kesin bir yargımız varsa kırmızı ışıkta geçen birini görünce öfke nöbetine
tutuluruz. Ancak yargımız kırmızı ışıkta geçmek yanlıştır, ancak yanlış yapan
insanlar her zaman olacaktır şeklinde düşünürsek öfke duygusu yaşamayız.
Beşinci
Bölüm kişiliğimizin tartışıldığı bölüm: ‘Ne Değerlendirilebilir, Ne
değerlendirilemez?’ Yazar ölçülebilir ve ölçülemez şeylere misaller verirken,
gene uygulamalardan/deneylerden yararlanıyor. Esasında kişiliği ölçmenin tam
manası ile mümkün olmadıı vurgusu yapılıyor.
Kitabın
Özeti niteliğindeki son bölüm ise şiirlerden oluşuyor. Kitapta anlatılanların
şiirselleştirilmiş hali güzel bir özet niteliğinde:
‘Dürüstlüğü
önemsiyorum
Yalan
söyledikçe, söylendikçe…
Başarıyla
tanışıyorum
Yere
düştükçe…’ (Sayfa-270)
"Dürüstlüğü önemsiyorum,Yalan söyledikçe, söylendikçe…Başarıyla tanışıyorum,Yere düştükçe…" ✔Bu söz bana "İnsan,hata yaptıkça ustalaşır.." sözünü hatırlattı..✔ Kitabı okumadım ama ilginçmiş..Elinize sağlık.. ✔😊
YanıtlaSilTeşekkürler..
SilGüzel bir kitapmış, yani yorumdan bunu anladım:) Ya da ilgimi çekeen konular olduğu için güzel buldum diyebilirim.
YanıtlaSilKonular hemen herkese uygun diye düşünüyorum.
SilTeşekkürler..
Hayatı Doğru-yanlış, haklı-haksız, olabilir-olamaz kutuplarına hapsetmek duygularımızı etkiliyor. Ben sanırım bunu yapıyorum Arif, ancak "yanlış yapan insanlar her zaman olacaktır şeklinde düşünürsek öfke duygusu yaşamayız." İşte böyle düşünebilirsem ancak kurtuluşum olacak hayatımdaki bir olaya dair. En iyisi kitabı alıp okumak. Çok teşekkürler tavsiyen için :) Sağlıcakla kal :)
YanıtlaSilTeşekkürler Ece Abla.Hayatı kutuplara ayırmak birçok anlamda yoruyor insanı.
SilBöyle kitaplar ilgimi çekiyor ama hiçbir zaman açıp okumuyorum. Daha çok kurgusal romanlar okuyorum ama bunları okumanın da vakti geldi sanırım çünkü değişmek istiyorum, hiç olmadığım kadar değişmek.
YanıtlaSilZaman zaman bu tür kitapları da okumak lazım bence :)
SilOlumlu bir degisim yasanacaksa zahmete deger diye düsünüyorum. Bazi temel özelliklerimiz sabit kalsa da hep bir degisim icinde degil miyiz? 😊
YanıtlaSilAynen öyle. Sürekli değişim içerisindeyiz!
SilAlışkanlıkların devam ettiği değişmeyen bir hayat, konforlu gibi görünürken aslında günden güne tüketiyor insanı.Değişim yeniliyor tazeliyor.Bunun nasıl yapılacağını anlatan eserleri önemsiyorum.Emeğinize sağlık ...
YanıtlaSilZaman zaman tazelenmek lazım :)
SilDeğişmeyen tek şey değişim sanırım..İnsan ne yaşarsa yaşasın sonuçta kendine dönüyor..Kitap içerik olarak bana çok hitap etti.Alıp okumayı düşünüyorum.Teşekkürler:)
YanıtlaSilTeşekkürler..
SilNot aldım,okumalıyım bunu...
YanıtlaSilYazınıza bakarak hepimizin okuması gereken bir kitap diye düşündüm. Hep suçu başkalarına atıp, çoğunlukla duygularımızla hareket ettiğimiz ve öfkelendiğimiz bir gerçek.
YanıtlaSilTeşekkürler :)
Siliyiymiş aklımda olsuuun :)
YanıtlaSilDeğişmektense, değişmemek evladır düşüncesi var bizde.
YanıtlaSilMaalesef, her konuda değişmemek taraftarıyız.
SilÖzelikle son bir yıldır kendimce duygu, düşünce ve davranışlarımda kalıpların ötesindeki denge üzerinde yoğunlaştım. Kitap çok ilgimi çekti. Teşekkürler tanıtım için.
YanıtlaSilDuygu, düşünce ve davranış kalıpları üzerine odaklanan biri için faydalı olacağına şüphem yok.
Sil