Huzursuz Bacak-KitapYorum(26)


'İçimde yıllar sonra memlekete dönmenin sevinci, ellerimde bavullar, havaalanının kalabalık telaşından kurtulup bir taksiye doğru yürürken azıcık terlemiş alnıma huzurun sessiz, sakin, ama garip bir şekilde ürpertici eli dokunuverdi.' cümlesiyle başlıyor hikayemiz. Bu girizgahtan sonra doktorasını tamamlayıp Türkiye'ye dönen Ömer Faruk'un yaşadıklarını adım adım takip ediyoruz. Günün akşamında bu değişime isyan edercesine bir bacak ağrısı başlıyor kahramanımızda. Esasında ağrı da değil, bir huzursuzluk. Huzursuz bacak.
Attığı her adımda Ömer Faruk, bizlere kişilerin ve kurumların nasıl değişime uğradığını gösteriyor.
Gençlik yıllarında ortak emeller taşıdıkları arkadaşlarını ziyaret ediyor bir bir. Her biri bir iş tutmuş, herkes yolunu almış. Birçoğu gençlik emellerini çoktan unutmuş.
Çocukluğunuzun geçtiği mahalleye uzun bir aradan sonra gelirsiniz de hatıralarınız depreşir ya hani. Eski lezzeti yakalayacağınız düşünürken derin bir hayal kırıklığı gelir adımlarınızın peşinde. Ömer Faruk da aynı şeyi yaşar huzursuz bacağıyla. Bu hayal kırıklığının ardında sosyal ve ekonomik değişimi, kültürel yabancılaşmayı görürüz. Ulvi amaçların yerini günübirlik hevesler, üretimin yerini tüketim, liyakatin yerini kayırmacılık almıştır. Vaziyet böyle iken kahramanımız Ömer Faruk biraz insanlardan kaçmak, biraz kendiyle baş başa kalmak ümidiyle babadan kalma çiftliğe gider. Ömer Faruk'a çiftliğe kadar eşlik eden huzursuz bacağı burada huzura kavuşur. Lezzetini tattığı bir doğal çilekten sonra çiftlikte kalıp çilek yetiştirmeye karar verir. Kitabın son sürprizi olarak da Kanaat Ekonomisi adında bir kitap yazmaya başlar. Fakat endişelidir: 'Herkes kanaatin önemini bilecek ama  kim uygulayacak ki!' 
Bireysel ve sosyal hayata dair tespit ve tahlilleriyle, kanaat ekonomisi gibi önemli bir vurgusuyla Huzursuz Bacak kitabını kısaca özet geçtik. Şimdi, kitaptan birkaç iktibasla devam edelim.


"İnsanoğlu unutkan ve nankördür. Elindekinin kıymetini bilmez, kaybedince mızıldanır. " (syf-50)
"- Ee, sen neler yapıyorsun? Hâlâ aynı fikirlerde misin? 
Hiç duraksamadım:
- Evet. Hâlâ zenginlerin servetinden fakirlerin hakkını nasıl alabiliriz, bunun formülünü arıyorum.
Hiç duraksamadım:- Evet. Hâlâ zenginlerin servetinden fakirlerin hakkını nasıl alabiliriz, bunun formülünü arıyorum. " (syf-95)
Marka insanların şahsiyetini siler, onları tek tip yapar. İmza çeşitliliktir. Şahsiyetin muhafazası, kimliğin ispatıdır. (syf-99)
" Nereye bir gökdelen dikilmişse, orada paganist gücün paradan başka ilah tanımayan kanunu geçer. " (syf-119)
Buralardan uzaklaşmak lazım ama nereye gidebilirim? Her yer aynı.. (syf-158)

25 Yorumlar

  1. Son cümleye katılıyorum. Herhalde ahirete intikal en büyük değişiklik olacak bizim için.

    YanıtlaSil
  2. bu yazarı hiç okumadım daha saol okuyciim :)

    YanıtlaSil
  3. Kitap tam benlik. Görür görmez heyecanlandım, sanırım ben de de var ama baktım kitap ismiymiş ama çok ilgimi çekti. Tanıtım için teşekkür ederim :)

    YanıtlaSil
  4. Alıntılara ve anlattıklarınıza göre güzel bir eser
    not aldım okuyacağım

    YanıtlaSil
  5. Huzursuz Bacak kitabını ilk defa görüyorum ve mutlu oldum. Özellikle şu cümle ne kadar çok şey anlatıyur "Eski lezzeti yakalayacağınız düşünürken derin bir hayal kırıklığı gelir adımlarınızın peşinde."

    YanıtlaSil
  6. Mustafa Kutlu'nun sade ve dingin dilini severim.Bu eserini ilk sizden duydum.Listeme alıyorum :)

    YanıtlaSil
  7. Tanıtım için teşekkürler, ben ne yapacağım bakalım doktora bitince :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Bakalım. Buradan takip ederiz neler olacağını :)

      Sil
  8. Huzursuz bacak sendromunu benim bir yakınım yaşadı ama gerçekten çok kötü bir durum. Ben psikolojik olduğunu sanıyorum, ablamın anlatımıyla.
    Alıntılar çok doğru tespitlerden oluşmuş. Teşekkürler Arif kardeşim :)

    YanıtlaSil
  9. Senin önerdiğin kitapları çok önemsiyorum da o kadar kitap var ki okunacak,ne yapacağız yaaaa :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Gerçekten o kadar çok kitap var ki.. Yetişmiyor.

      Sil
  10. Toprak insanı kendine çekiyor . Yaşanmışlıklar ve ortak tarih

    YanıtlaSil
  11. ben ilk önce bir bilim kitabı sandım ama değilmiş sadece bacaklarımız huzursuz değil gerçi de :) tanırım için teşekkürler arif bey

    YanıtlaSil
  12. Huzursuz Bacak okuyup beğendiğim bir kitap. Huzursuz Bacak kitabındaki dönüşümü farklı açılardan "Sır" ve "Ya Tahammül Ya Sefer" adlı kitaplarda da işliyor Mustafa Kutlu.

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Mustafa Kutlu birçok kitabında benzer temaları işliyor zaten.

      Sil
  13. Kutlu'nun yeri benim için çok özeldir. tüm hikayelerin yeri ayrı... onu okumak anlamak, başlı başına bir uğraş bence.. paylaşımınız için teşekkürler

    YanıtlaSil