Kitleler Psikolojisi yayınlandığı 1985 yılından bu yana güncelliğini yitirmeyen bir kitap. Defalarca baskısı yapılan, Türkiye'de birçok yayın evi tarafından basılmış durumda. Benim okuduğum kitap Say Yayınlarından çıkma. Kitap uzun zamandır okuma listemde. En son Yurdagül Çelik'in kitap hakkındaki yazısını okuyunca kitabı okuma listemde önlere aldım. İlgilenirseniz onun yazısı da şurada.
Kitleler Psikolojisi
Gustave Le Bon
Çev: Elif Kanur
Say Yayınları

Kitap üç kısımdan oluşuyor: Kitlenin Ruhu, Kitlenin Düşünce ve İnançları, Farklı Kitle Kategorilerinin Sınıflandırılması ve Tanımlaması.


İlk kısım olan Kitlelerin Ruhu kısmında Gustave Le Bon, Kitlenin genel özelliklerini açıklamakla işe başlıyor. Tutarsızlık, anonimlik gibi özelliklerin kitlelerin genel özellikleri arasında sıralarken, meclisler vb. toplulukların kitle olmaktan öteye gidemediğini iddia ediyor. Bu özellikleri sıraladıktan sonra yazar sırasıyla kitlenin duygularını, fikirlerini ve kitlenin inançlarını tartışıyor. Burada vurguladığı en önemli nokta bana göre kitlenin telkine açıklığını ifade etmiş olması. Bu noktada vurguladığı şey şu: kitleler duyguları çok aşırı halde ve telkine açık olarak yaşar; çünkü akıl yürütme becerisi büyük oranda devre dışı kalmıştır.

İkinci kısımda Gustave Le Bon, Kitlenin Düşünce ve İnançlarını doğrudan ve dolaylı yönden etkileyen faktörleri sıralıyor. Bu faktörler arasında ırk önemli bir yer tutuyor. Le Bon, 'kitlenin çoğunlukla yaşadığı yanılsamalar ise kitlenin düşünce ve inançlarını doğrudan ve önemli oranda etkiliyor', diyereke kitlenin inançlarında yanılsamlarını etkisine değiniyor. Akabinde kitle önderleri ve ikna etme yöntemleri ile kitlenin sabit ve sabit olmayan inançları tartışılıyor.
Son kısım Farklı Kitle Kategorilerinin Sınıflandırılması ve Tanımlamasına ayrılmış. Gustave Le Bon bu kısımda önce kitleleri sınıflandırıyor: Homojen ve heterojen kitleler olarak. Ardından Mücrim (suçlular) kitleleri, jürileri, seçmen kitleyi ve nihai olarak parlementer meclisleri tartışıyor. Le Bon bu kitlelerin tanımını yapıyor, niye kitle olduklarını açıklıyor. Ona göre bu topluluklar meclisler de dahil olmak üzere kitle olmaktan başka bir işleve sahip değil.

Kitabı okurken ülkemiz birçok açıdan gözlerimde canlandı. Özellikle tartışmalı bir seçimin yaklaştığı şu günlerde seçmen kitle, ikna etme yolları gibi konularda Le Bon'un ifade ettiği şeylerin yaşandığını, uygulandığını gördüm. Bu noktada seçmenin yaşadığı veya seçmene sunulan yanılsamalar çok dikkatimi çekiyor. Le Bon'un parlementer meclisleri kitle olarak görmesine de kesinlikle katılıyorum. Zira Le Bon, meclisleri de kitle olarak görmekle orada bulunan insanların akıl yürütme yetisini kullanmaktan uzaklaştığını ifade ediyor. Ülkemiz meclisini, bazen başka ülkelerin meclisini, oyladıkları tasarı hakkında, 'oy verdim ama öyle bir madde olduğunu bilmiyordum' diyen vekillerin varlığına şahit olunca Le Bon'un meclislerde kitledir tespitine katılmamak mümkün değil. 

21 yorum:

  1. Özellikle son paragraftaki yorumunuz çok iyi .👍👍
    malesef ki durum öyle.

    YanıtlaSil
  2. Ülkemize dair de son paragraftaki yorumun çok hoşuma gitti.Benim kitap yorumu için linkimi paylaştığın için de çok teşekkür ederim Arif :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben teşekkür ederim. Kitap okumayı öne almam senin yazın sayesinde oldu.

      Sil
  3. Tavsiyen için teşekkürler :)

    YanıtlaSil
  4. güzel bir yazı olmuş,elinize sağlık kitabı listeme ekledim.

    YanıtlaSil
  5. Yeni yazın var mı diye bakınıyorum,yokmuş.Yaz geldi,artık daha sık yazsana :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Not defterime yazı yazıyordum. Bu yorumu yaptığın sıralar. Bloga geçeceğim inşallah yazıları :)

      Sil
  6. Listeme ekleyeceğim, teşekkürler. :)

    YanıtlaSil
  7. Bu çağın en önemli özelliği kitleleri yönlendirmek. Bunu yapan istediğini elde ediyor. Böyle inceleme kitapları çok güzel oluyor hocam 👍

    YanıtlaSil
  8. Telkine açık kitlelerin muhakeme becerileri genellikle zayıf oluyor. Kitap tanıtımı için teşekkürler...

    YanıtlaSil
  9. Sosyoloji, Psikoloji ve iletişim bilimleriyle ilgilenenler için baş ucu kitabı.Okurken altını çizmekten ,kitap yamalı bohçaya dönmüştü.Tespitlerin günümüzle de bunca uyumu şaşırtıcı...

    YanıtlaSil
  10. Sosyoloji okuduğum yıllarda bir çok ders kitabında denk gelmiştim. Hakkında parça parça bilgim olsa da kitabı henüz okumadım. Son paragrafta belirttiğiniz gerçekler ise maalesef çok can sıkıcı ...

    YanıtlaSil
  11. Kitleler psikolojisini ben de Yurdagül de görüp not almıştım, belki kütüphanede de bulurum. Bu tarz kitaplar ilgimi çekiyor.

    YanıtlaSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.