Ana içeriğe atla

TavsiyeKitap: Sözün Doğrusu(14)

Sözün Doğrusu(2. cilt)
Yavuz Bülent Bakiler
Yakın Plan Yayınları

Yavuz Bülent Bakiler, kültür ve edebiyat alanında gayretli çalışmalarıyla bilinen, şiirleriyle edebiyatımızı zenginleştiren bir ilim adamımız. Cebeci İstasyonunda Bir Akşamüstü, Bir gün Baksam ki Gelmişsin gibi şiirleriyle şiir severler tarafından bilinen bir isim. Edebiyatımızda anne şiirlerini derlediği çalışması ile de önemli bir boşluğu doldurmuş. Şiirlerinin yanında dil alanında gayretli çalışmaları olan Yavuz Bülent Bakiler Türkçe sevdalısı bir zat. Üsküp'ten Kosova'ya, Türkistan Türkistan gibi kitaplarında Balkanlar, Orta Asya ve Türkiye arasındaki kültür ve dil ortaklığını gözler önüne sererken; hatırlarını yazdığı kitaplarla da yakın tarihe ışık tutuyor. Fakat en önemli çalışma gayretleri dil üzerine. Türkçe'nin doğru kullanımı, Türkçesi mevcut yabancı kelimelerle mücadele etmek gibi mevzularda gayretli çalışmaları olmuş. Bu çalışmalardan biri de televizyon programı olarak hazırlayıp sunduğu Sözün Doğrusu programı. Bu yazının esasını da Sözün Doğrusu oluşturacak.


Yavuz Bülent Bakiler, TV'de sunduğu programı 2 cilt olarak kitaplaştırmış. Geçtiğimiz günlerde kitabı okumak nasip oldu. Gördüm ki, okuduğum kitap ilmek ilmek Türkçe sevdasıyla işlenmiştir. Her cümlede, her sayfada Türkçe'nin doğru kullanımı hakkında yeni bilgiler öğrendim. Bazen kullandığım hataları fark ettim, bazen Türkçemizin güzelliğine şehadet ettim. Bazen de Türkçemizin kıymetini idrak edemeyişimize hayıflandım.

Yavuz Bülent Bakiler kitabında Türkçe'nin doğru kullanılması için mücadele ediyor. Bu mücadelesini edebiyatımızın usta kalemlerinin yazılarıyla destekliyor. Gene Yavuz Bülent Bakiler, medeniyetin gerisinde kalışımızı dilimizin bozulmasına ve buna bağlı olarak düşünce dünyamızın fakirleşmesine bağlıyor. Bu durumu şu şekilde ifade ediyor: 'Batı dünyası neden önde, biz neden gerideyiz? Evvel emirde, Batıyla dil ve eğitim ufkumuz çok farklı: İngiltere'de ve Almanya'da ilk eğitim seferberliğinden geçen çocukların kitaplarında 71. 000 kelime var. Bizi ülkemizde ise ilk eğitim için yazılan kitaplarda 6. 000 - 7. 000 kelime bulunuyor. Çocuklarımız da bu sayının yüzde 10'u ile düşünüp konuşuyorlar. Bu büyük bir facianın işareti… Bin kelimeyle düşünüp konuşan nesiller elbette Avrupa seviyesinde eser veremezler. Meselâ, elinde bin tuğlası olan bir adamla kırk bin tuğlası olan bir kimse aynı ölçülerle ev yapabilir mi?'

Özetle Yavuz Bülent Bakiler 2 ciltlik kitabında hepimizin Türkçe'yi doğru şekilde öğrenmemiz gerektiğini, kelime dünyası zenginleşmeden ülkemizin zenginleşmeyeceğini ifade ediyor. Son olarak Oktay Sinanoğlu'na atıfta bulunarak -Türkçe'yi doğru şekilde öğrenmeden- yabancı dil eğitiminin Türkiye'yi sömürge ülkesi gibi gösterdiğini ifade ediyor.


Takipte Kalın! 

Yorumlar

  1. Yavuz Bülent Bakiler, ne önemli bir konuda yazmış, yorumlarınızı okudukça ne kadar hak verdim anlatamam. Bu açılardan bakmamıştım hiç. Mutlaka okumam gerekenler arasına aldım yazarı. Tanıtımınız için teşekkür ediyorum :)

    YanıtlaSil
  2. Ne kadar az kelimeyle konuşuyoruz hocam. İlk başta hemen ilk eğitim kitaplarındaki kelime kıtlığına el atılsa ne güzel olur.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.