Ana içeriğe atla

Zihin Donar mı? İktibas#40


İnsan ve Hayat Dergisi, Kasım sayısında yer alan bir yazı önemli gördüğüm bir hususu dile getirmiş. 'Zihin Donar mı?' alt başlığıyla sunulan yazıda sürekli korkuya maruz kalan beynin düşünme bölgelerinin donduğu ifade ediliyor. Daha önce farklı kitaplarda okuduğum bu bilgiyi dergi vesilesiyle tekrar hatırlamış oldum. 


'Araştırmalar, düşünme anlama öğrenme bölgesine hitap eden çocukların; panikletilmiş, korkutulmuş, çocuklara göre daha başarılı, sağlıklı, güçlü ve mutlu bir hayat sürdürdüğünü gösteriyor. Devamlı korkudan beslenen ve korku ile süslenen medya ve TV, çocukların ve gençlerin düşünme bölgelerini adeta dondurabiliyor. Reflekslere tepki vermeyen neslin zihin yapıları böyle şekillendiriyor.Geleceğe sağlıklı nesiller bırakmak adına çocuklara ve öğrencilere mesajları, onları panikletecek şekilde değil, anlamaları ve idrak etmesini sağlayacak şekilde iletmek gerekiyor. Bu onların zihnini açacaktır. Öğrenmeye açık beyin her şeyi daha doğru anlayacak ve insanı korkutmaya çalışan her çeşit şeye karşı daha akılcı çözümler üretecektir.' İnsan ve Hayat Dergisi, Kasım-2019

Yorumlar

  1. Zihin öğrenmeye veya çevreye kendini kapatabilir
    Bunun en iyi örneği otizm.
    Düşünme alanını kapatan olgular üzerinde çalışmalar yapılıyor.Bir çok araştırma bu durumun beslenmeye bağlı(bağırsak geçirgenliği) olduğunu savunurken bazı araştırmacılar ise psikolojik etkilerden kaynaklandığını söylüyorlar.
    Umarım her iki yoldan biri bu konuda net olan bilgiye ulaşır.
    Çevremizde otizm ve içe kapanma rahatsızlıkları son bulur.

    YanıtlaSil
  2. donar ve tutulur eveeet alıntıdaki durumdaa :)

    YanıtlaSil
  3. herkesin zihnini bir dönem kapattığına eminim :) kalemine sağlık

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. bu özellikle çocukluk yaşlarda,ergenlik dönemlerinde veya ciddi hayal kırıklığında olabiliyor

      Sil
  4. Şu beynimizin neleri var be hocam.

    YanıtlaSil
  5. Kendilerine cok buyuk kötülük, taciz yapan insanlara karşı da korkanlar eline fırsat geçse de karşı gelemiyor diye okumuştum.

    YanıtlaSil
  6. Şuan bizim toplumumuz kapatmış gibi sanki

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.