Ana içeriğe atla

Sadako ve Bin Turna Kuşu - KitapYorum(33)




En çok da çocuklar oluyor savaşın kaybedeni. Hayata ve geleceğe dair umutları sönüyor. Bazen kısa sürse de savaşlar, nasıl gelip gittiği bilinmese de, hayatımızdan götürdükleri ile uzun seneler yankısı sürüyor.

Sadako'nun hikayeside böyle bir hikaye: Hiroşima'nın atom bombasıyla yıkıldığı günlerde Sadako henüz iki yaşındadır. Toprak, hava, su; şehirler, köyler; çocuk, genç, yaşlı insanlar atom bombasından etkilenir. Fakat Sadako'ya bir şey olmamıştır.

Neşeli, sportif, koşmayı seven bir öğrenci olarak Sadako ortaokula başlar. En önemli uğraşı koşmak, en büyük arzusu okul takımına seçilmektir. Bunu başarır da. Fakat, günün birinde koşarken aniden bayılıverir. Herkesten gizlemeye çalışsa da sürekli olmaya başlayan bu durum duyulur. Artık o bir lösemi hastasıdır. Atom bombasının seneler sonra bile insanları hasta ettiği bu olayla görülür.
Hikaye, bundan sonra başlar. Yatan herkesin ancak cenazesinin çıktığı hastaneye yatırılan Sadako burada umutsuz beklemektedir. Ziyarete gelen bir arkadaşı elinde bir kaç parça kağıt ile gelir. Sadako'ya bin turna kuşu efsanesini, yani kağıttan bin turna kuşu yapan kişinin ölümsüz olacağını anlatır. Elindeki kağıtlar da bunun içindir. Sadako, bu efsaneyle yeniden umutlanır. Kardeşlerinin, ailesinin, arkadaşlarının getirdiği kağıtlardan turna kuşu yapmaya başlar. Kardeşi de yaptığı kuşları yatağının tavanına asar. Günler böyle devam eder... Sadako 1000. turnaya ulaşamaz. Ondan geriye umut ve efsaneleşen turna kuşu hikayesi kalır.

Eleanor Coerr '2. Dünya Savaşını sona erdirmek amacıyla, ABD Hava Kuvvetleri tarafından Hiroşima'ya atom bombası atıldığında küçük kız bu şehirde yaşıyordu. Atom bombasının yaydığı radyasyon sonucu Sadako on yıl sonra öldü. 

Sadako'nun gösterdiği cesaret, onu Japon çocukların gözünde kahraman yaptı. Bu Sadako'nun hikayesi...' önsözüyle yazdığı hikayesinde Sadako'nun hayatını ve mücadelesini anlatıyor.


***
Kidega.com'un kampanyası dahilinde bu kitabın elime geçmesini bir tevafuk olarak görüyorum. Çünkü bu aralar origamiyle ilgileniyorum. Ve turna kuşu yapmayı da öğrendim. Yapılışı basit değil. 

Takipte Kalın! 

Yorumlar

  1. Bitirdiğimde, gözlerimde yaş doluydu.

    YanıtlaSil
  2. Beni çok etkilemişti bu kitap. Umut olmuş binlercesine Sadako...

    YanıtlaSil
  3. Hiroşima 2. dünya savaşında yaşanan bir çok acı olaydan sadece biridir ve yüz karasıdır.

    YanıtlaSil
  4. Gerçekte o hastahameyi ziyeret edenler hala kağıttan kuş yapıp oraya bırakıyor . Trt Belgeselde bunu görmüştüm .

    YanıtlaSil
  5. harika bir kitap olduğunu düşündüm, tavsiyen için teşekkür ederim.

    YanıtlaSil
  6. Uzun zamandan beri aklımda olan kitaplardan...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.