Ana içeriğe atla

Medyayı Anlamak İçin 5 Kitap Önerisi

Gazete, radyo, televizyon ve nihayet internet... medya var olduğu günden beri hayatımızda önemli bir yer tutuyor. Özellikle herkesi kendine çeken, her zaman ve mekanda ulaşılabilir sosyal ağlar medya içerisinde önemli bir yer edinmiş durumda. 
Nüfusun önemli bir kısmının sosyal medya hesabı var. Hemen herkes akıllı telefonu üzerinden sosyal ağları takip ediyor, herhangi bir konuda paylaşım, yorum, beğeni yapıyor. Sosyal medya bu haliyle geleneksel medyanın tahtını ele geçirecek gibi görünüyor. Buna karşılık geleneksel medya - özellikle Televizyon- sosyal medyaya karşı ayakta durma mücadelesinde başı çekiyor. 
Hayatımıza olan etkileri, fayda ve zararları, tartışılan konuları ile medya hayatın olmazsa olmazlarından. 
Bu yazıda medyayı anlamak, medyanın faydaları\zararları hakkında derinlemesine düşünmenizi sağlayacak kitap tavsiyeleri bulacaksınız.

1. Dikkat Tacirleri - Tim Wu

Kapsamlı, tarihi bir araştırmanın sonucu ortaya çıktığı anlaşılan kitap medyanın dikkat çekme çabalarını ele alıyor. Bir Amerikan gazetesinde yayınlanan ilk reklam, sonraki yıllarda radyo, TV, İnternet ve her mecrada yayınlanan reklamlar. Bu gazetenin sahibi ilan şeklindeki bu reklamları daha çok kişiye ulaştırmak amacıyla hareket etmektedir. İlk adım olarak, gazeteyi maliyetinin altında satışa sunar. Zira gazetesi çok satarsa reklamdan daha fazla para kazanacaktır. Bunu sağlamak için ucuz olmak tek başına yetmez. İnsanların dikkatini çekmesi lazımdır. Daha sonraki her dönemde kullanılacak olan şiddet ve cinsellik unsurları da bu şekilde keşfedilmiş olur. İlk gazetenin üzerinden uzun yıllar geçmiş, gazete İnternete kaymaya başlamış olsa da bu yöntem halen kullanılmaktadır. Bedava yahut ucuz fiyata sunulan radyo-TV programları, mobil uygulamalar vs. insanların dikkatini çekmek, bu dikkati reklamcılara satmak uğraşındadır.

2. Televizyon: Öldüren Eğlence

Neil Postman bir iletişim kuramcısı ve medya analisti. 'Gösteri çağında kamusal söylem 'alt başlığı ile yayınlanan Televizyon: Öldüren Eğlence kitabında televizyonda sunulan her türlü yayının arka planını inceliyor. Televizyonda yayınlanan/sunulan gerçekliğin, aslında doğru müzik, ses ve görüntü kullanımı ile inandırıcılığa büründüğünü ifade ediyor. Bir film izlerken mesela, sahne gelmeden çalmaya başlayan müzik, izleyiciyi belli bir duyguya yönlendiriyor. (Bunun bir örneğini kahkaha efekti çıkınca drama dönüşen komedi filmleridir.) 
Kitabın önsözünde ve son bölümünde Orwell(1984) ve Huxley'in fikirleri(Cesur Yeni Dünya) arasında mukayese yapan Postman, neticede Huxley'in öngördüğü distopyaya daha yakın olduğunu söylüyor. 2018 yılındaki bir yazımda daha fazlası mevcut: https://arifozturkk.blogspot.com/2018/01/tavsiyekitap-televizyon-olduren-eglence.html

Dijital Mahremiyet

Hayatın süratle dijitalleşmesine şahitlik ediyoruz. Hafızamız, hatırlaramız hemen her şey dijitalleşiyor. Medyada dijitalleşmiş durumda. Gerçek hayatta birçoğumuz mahremiyete dikkat ederiz. Sadece kendimize sakladığımız mahremlerimiz olur. Fakat, sanal alemde mahremiyet göz ardı ettiğimiz bir husustur.
Dijital Mahremiyet bu konuyu ele alıp, bu konuya hassasiyet göstermeyi amaçlayan bir kitap. Dijital verilerin güvenliği, veri hırsızlığı gibi konular tartışılıyor. Dijital medyada gizlilik ve güvenliğimi düşünmeni sağlayan bir kitap oldu. 

Sizi Medyanın Elinden Kurtaracak Kitap

'Eğer bir çocuk, medyanın verdiği kavga ve gürültü ile yaşarsa, kavgacılığı öğrenir. Ve bir çocuk sanal da olsa medyanın korkuları içinde yaşarsa, her şeyden korkmayı öğrenir. Bir adam, global medya aktörlerinin aşağılamaları, kendisine acıyarak bakmaları ile büyümüşse, kendini zavallı hisseder. Bir kadın, dizilerden kıskançlıkla yoğrulursa, kendinden ve çevresinden nefret etmeyi öğrenir.' Arka kapaktaki bu yazıyla kitap, medyanın verdiği mesajları analiz ediyor. Medyanın çekici, insanı bağımlı hale getiren, müptela edici etkisinden kurtulmayı vaad eden' Sizi Medyanın Elinden Kurtaracak Kitap' oldukça iddialı.

Rüya Körleşmesi 

İletişim ve medya uzmanı Nurdoğan Rigel tarafından kaleme alınan medyatik afaziden, lobicilik faaliyetlerine; seçim propagandasından, imaj yönetimine; bilinçle yetinmeyip bilinçdışını(mesela rüyaları) dahi körleştiren medyanın etkilerine dair araştırmaları içeriyor. Ayrıca medyanın hafıza ve söz yitimine olan etkisini incelediği bölümler ile Gandhi'den örnekle pasif şiddeti anlattığı bölümler çok iyi. 

Yorumlar

  1. İyi Bayramlar, en güzel bayram mesajlarını okumak ve değerli yorumlarınızı almak üzere sizi blogummda görmekten mutluluk duyacağım.

    YanıtlaSil
  2. Güzel öneriler için teşekkür ederiz👍

    YanıtlaSil
  3. Televizyon ciddi bir uyuşturucu maalesef :(
    Bu arada blogunu yeniden düzenlemişsin sanırım.Hayırlı,uğurlu olsun :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Evet bir takım değişiklikler yaptım. Teşekkürler :)

      Sil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.