Ana içeriğe atla

Gerçek Tıp Kitabı ve Hastalık Sebepleri



"İnsanlar neden hasta olur?" Modern tıbbın, tedavi etmeye odaklanırken(kimilerine göre modern tıp tedavi de etmez, ilaçlar vasıtasıyla sadece semptomları ortadan kaldırır.), hastalık sebeplerini ihmal ettiği yönünde eleştiriler yapılır. Hastalık sebeplerini bilip bunları ortadan kaldırmak suretiyle tedavi mümkündür. Bu sebepler giderildiğinde vücut normal/doğal formuna kavuşacak, sağlıklı hale gelecektir. Alternatif tıp uygulamalarının hastalık ve sağlığa bakış açısı bu şekilde özetlenebilir.

Tartışmalı bir isim olarak Aidin SALİH, alternatif tıp uygulamalarını anlattığı kitaplarıyla bilinmektedir. Bu kitaplardan biri olan "Gerçek Tıp"ı fikir sahibi olmak adına okudum, kendime katabileceğim hususları not aldım. 


"Gerçek Tıp" isimli kitabında  Aidin SALİH, hastalık sebepleri üzerine bir bölüm ayırmış. Bazen dikkat etmediğimiz, bazen bilmeden uyguladığımız, bazense kendimizi mecbur hissedip yaptığımız bu sebepleri şöyle sıralamış:


Fazla yemek: Bir çok hekimin söylediği, tecrübelerimizin de gösterdiği gibi ihtiyaçtan fazla yemek süreklilik arz ettiğinde hastalıklara davetiye çıkarıyor.


Karışık yemek: Aynı anda karışık yiyecekleri yemek, midede çok sayıda enzimin salınımına yol açar. Birbiriyle farklı, bazen birbirine zıt şekilde çalışan enzimler midenin işleyişini bozar.

Sık yemek: Mide sindirim işlemini tamamlamadan, yeni yiyeceklerin mideye gelmesi anlamına gelir ki, mideyi zorlayacağı için bir süre sonra patlak verir. 

Sıraya dikkat etmemek: Rasgele, sıralamaya uymadan yenilenler de midenin dengesini bozar. Kolay hazmedilen yiyecekler önce, midenin zor sindirdikleri sonra tüketilmelidir. Aksi takdirde yediklerimiz midede uzun süre kalır.


Bayat/Isıtılmış yemek: Bayat yiyecekler bozulacağı için mideye ve dolayısıyla vücuda zarar verir. 


Katkılı yiyecekler: Katkısız yiyecek bulmak güçleştikçe, seçme şansı azalıyor. Bir bakıma mecburen katkılı yiyecekleri tüketiyoruz. 


Kimyasal ilaçlar: Giydiğimiz, yediğimiz, içtiğimiz şeylerin çoğunluğu kimyasal maddelerden oluşuyor. 


Az Çiğnemek: Az çiğnemek yiyeceklerin mide tarafından sindirimini zorlaştıracağı için mideye zarar verir. 


Nefes alıp vermenin bozulması: Psikoloji ve özellikle stres araştırmalarında da duyduğum bir şey bu. İnsan doğuştan sahip olduğu sağlıklı nefes alıp verme halini bozarsa hem psikolojik hem fizyolojik anlamda hastalıklara daha kolay yakalanıyor.


Zararlı/Yanlış düşünceler: Düşünceler her halimizi etkilemeye muktedir, sihirli güçlerimiz. Olumlu düşünme, motivasyon burada devreye giriyor. İyileşeceğimize inancınız az veya hasta olacağımıza dair düşünceniz fazla olursa gerçekten hasta olma ihtimaliniz vardır.

 

Yanlış oturma: Oturma şekli, pozisyonu gibi faktörlerde sağlığı etkiliyor. Öncelikle omurganın bozulması, -bazen- buna bağlı olarak iç organların durumu hastalığı artırabiliyor. Aidin Salih, bu noktada çoğunlukla yanlış pozisyonda oturduğumuz vurguluyor.


Tarım ilaçları: Tarım ilaçları herkesin bildiği, bazen kendimizi çaresiz hissettiğimiz, bazense görmezden geldiğimiz bir konudur. Malum tükettiğimiz tarım ürünlerinin tamamına yakını ilaçlı, dolayısıyla hastalığa davetiye çıkarıyor. 


Kozmetik/deterjan: Kullandığımız kozmetik vb. ürünler de barındırdıkları kimyasal ürünler/kanserojen maddeler ile hastalıkların sebepleri arasında yer alıyor. 


Yorumlar

  1. Aldığınız notlar önemli. Bu konulara dikkat edersek daha sağlıklı olacağımız kesin.

    YanıtlaSil
  2. Aydınlatıcı bir yazı olmuş, teşekkürler..

    YanıtlaSil
  3. Teşekkürler. Yazınıza ben de bakayım.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.