Ana içeriğe atla

Sosyal Medya Bazen Girdap Gibidir

Sosyal medyayı bazen girdaba benzetiyorum. Bu benzetmeyi yeni yapmış da değilim. Benim açımdan girdap kelimesi sosyal medya uygulamalarını en iyi tanımlayan kelimelerden biridir. 
Neden mi böyle düşünüyorum? Birlikte baklım. 
Birçok mahiyetiyle sosyal medya, girdaba benzer. Öncelikle uygulamalara girince çıkılması güçleşiyor. Bir fotoğrafa bakıp çıkmak, eski bir tanıdıktan haber almak yahut bir arkadaşa selam vermek için(sebepleri çoğaltmak mümkündür) girersiniz... Fakat uygulamadan zamanın akıp gittiği, amaçladığınız şeyin dışında onca şeyle meşgul olduğunuz şikayetiyle çıkarsınız. Bazense bunları fark etmeden çıkamadığınız olur. Seyrettiğiniz videolar yeni videolara dikkatinizi çeker, laf lafı konu konuyu açar, ekranınız sürekli yenilenir, güncellenir. Bu hal içinde doğal olarak uygulamadan çıkmak istemezsiniz. 
Benzer şeyleri yaşadım. Bazen yaşamaya devam ediyorum. Bu bakımdan da sosyal medyayı girdaba benzetiyorum. 

Epey zamandan beri sosyal medya kullanmak yada kullanmamak kafamı kurcalayan bir mesele. Çok vakit tüketmesi, zihnimi sürekli meşgul etmesi(alakalı alakasız onlar bilgiye maruz kalmak zihni meşgul eder.) ve yorması, odaklanma konusunda zararlı olduğu düşüncesiyle sosyal medyadan uzak durmak istiyorum. Gel gör ki, hayatın iyiden iyiye sosyal medyaya kaymaya başlamış olması, bu uygulamaları kullanmak istemeyenlerin işini zora sokuyor. Mesela, yaptığınız işle alakalı gelişmeler, değişmeler vb. şeyler sosyal medya üzerinden ilerliyor. Yahut işinizin önemli bir kısmını sosyal medya oluşturuyor. Benimki daha çok birinci kısımla, yani yaptığım işle ilgili bazı gelişmeleri sosyal medya üzerinden takip etmekle alakalı. Sosyal medyayı girdaba benzetirken bu noktanın da etkisi oldu. 

Neticede bu girdaptan kurtulmayı arzuladım. Sosyal medyadan bir anda uzaklaşacaktım. Ne yazık ki, sosyal medyayı bir anda atmak mümkün olmuyor. Belki sağlıklı da değil. Böyle olunca sosyal medyayı tamamen terk etmek yerine, kontrol etmek yahut kontrollü kullanmak şeklinde hedefimi güncelledim. Bu doğrultuda ilerliyorum. Bu süreçte yaşadıklarımı, öğrendiklerimi de buradan sizinle paylaşacağım. İnşallah.


GİRDAB-GİRDAP
1. Suyun kendi etrâfında fırdolayı burgu gibi dönmesi ve döndüğü yer, su çevrintisi, çevrinti, burgaç, eğrim: Halka-i zülfün hayâl ettim ruh-ı pür tâbda / Keştî-i dil oldu sergerdan yine girdâbda (Fıtnat Hanım). O canavar ağızlı girdapların önünden / Gemilere selâmet yollarını açarsın (Mehmet E. Yurdakul). At kalbini girdâba, açıl engine rûh ol (Yahyâ Kemal).
2. mec. İçinden çıkılmaz tehlikeli veya zor durum: Halka-i zülfün çıkılmaz bir belâ girdâbıdır (Muallim Nâci). Câhil geziyor zevrak-ı ikbâl-i safâda / Ârif yüzüyor merkez-i girdâb-ı belâda (Mehmet Âkif’ten). Millet hayâtının içtimâî ve insânî bakımdan içinde döndüğü girdap dâimîdir (Hâlide E. Adıvar).

Yorumlar

  1. Selam.
    Dönem dönem benzer duygular içinde oluyorum. Çünkü sizin de dediğiniz gibi, bir bakmaya başlayınca zaman nasıl geçmis anlamihieim. Bir de bir sayfa başka bir sayfayı doğuruyor resmen. Ben özellikle İg'de çok zaman geçiriyorum. Sebebi ise beğendiğim kitap sayfalarına bakarken bi bakıyorum öyle çok zaman geçmiş ki... Yapacağım bir çok şeyi; önce nete bakıp sonra yapiuorin 😬
    Arada kontrol iyi oluyor...
    Zamanın getirisi sanırım....

    YanıtlaSil
  2. Ben sadece iş kullanımı ile sınırladım. Yoksa insan zamanı kontrol edemiyor.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.