Ana içeriğe atla

Sevme Sanatı - Erich Fromm I KitapYorum(1)



Erich Fromm, Sevme Sanatı


"Büyük çoğunluk sevme sorununu sevmekten, kişinin kendi sevme yeteneğinden çok sevilme sorunu olarak kabul eder. Bu nedenle onlar için önemli olan nasıl sevilecekleri, nasıl sevimli olabilecekleridir. Bu ereğe varmak için türlü yollara başvururlar.
Özellikle erkeklerin gittiği yollardan biri, başarılı, o toplum içinde olunabileceği kadar güçlü ve paralı olmaktır. Kadınların seçtiği yol vücuduna, giyimine bakarak alımlı olmaktır. İnsanlar sevmeyi hiç de önemsiz bir şey olarak düşünmezler. Onun açlığını çekerler, mutlu mutsuz sayısız film görür, sevgi üzerine söylenmiş yüzlerce değersiz şarkı dinler, yine de sevgi hakkında öğrenilmesi gereken birçok şeyin bulunduğunu pek azı düşünür." syf,11

Oysa sevgi zorunluluk altında değil, yalnızca özgürlük içinde gerçekleşebilecek bir eylemdir; insanca güçlerin ortaya dökülmesidir. syf, 29

Sevgi vermektir, almak değil. syf, 29

Bir insan başka birine ne verir?
Kendisinden verir; sahip olduğu en değerli şeyden, “yaşamından” verir. 
Bu, o kişinin yaşamını diğer insan için feda ettiği anlamına gelmez aksine kendi içinde yaşattıklarından veriyordur; Sevinçlerinden, ilgi duyduğu şeylerden, anlayışından, bilgisinden, mizahından, üzüntüsünden- içinde canlı olan her şeyden.
Ve bazen bir şeyler vermek için bir bakış bile yetebilir. syf, 30

Sevgi olmasaydı, insanlık bir gün bile yaşayamazdı. syf, 31

Bize çiçekleri sevdiğini söyleyen bir kadının, çiçekleri sulamayı unuttuğunu görürsek, onun çiçek 'sevgisi'ne inanmayız. Sevgi, sevdiğimiz şeyin yaşaması, gelişmesiiçin gösterdiğimiz 'etken ilgi'dir. syf, 32

Saygı, korkmak ve çekinmek değildir. Sözcüğün kökenine göre, bir insanı olduğu gibi görebilme yetisini, onu özgün bireyselliği içinde fark edebilmeyi belirtmektedir. Saygı, diğer kişinin, dilediğince büyüyüp gelişmesine duyulan ilgi anlamına gelir.syf,34

Çocuk sevgisi, "seviyorum çünkü seviliyorum" ilkesine dayanır. Büyüklerin sevgisinin ilkesi, "seviliyorum çünkü seviyorum'dur. Olgunlaşmamış sevgi 
"Seni seviyorum, çünkü sana gereksinimim var" der. Ol gunlaşmış sevginin söylediği ise "sana gereksinimim var, çünkü seni seviyorum'dur. syf, 45

Gerçek sevgi ancak bir amaca hizmet etmeyen insanların sevgisinde göstermeye başlar kendini. syf, 51

Birbirine aşık olan iki insanın başkalarına karşı sevgi duymadıklarını sık sık görürüz. Bunların sevgisi aslında iki kişilik bencilliktir; bu iki kendilerini sevgilileriyle bir sayar, yalnızlık sorununu tek bireyi iki kişiye yayarak çözmeye çalışırlar. syf,57

Birisini sevmek yalnız güçlü bir duyguya kapılmak değildir; bir karardır, bir yargıdır, bir söz vermedir. syf,58

Çağımızın insanı işleri çabuk yapamadığında bir şeyi -zamanı- yitirdiği sanısına kapılır hep; oysa kazandığı zamanı ne yapacağını bilemez-yalnızca öldürmeyi bilir. syf, 104

İnsanda bilinçli bir sevilmeme korkusu varken, gerçek ama çoğunlukla bilinçsiz olan korku, sevme korkusudur. syf, 120

Yorumlar

  1. Ergenlik ve gençlik yıllarımın yazarı desem abartılı olmayacak galiba bana göre; rüya tabirleri dahil seksenli yıllara kadar çıkan yayınlarını okumuştum. :)

    YanıtlaSil
    Yanıtlar
    1. Ben psikoloji alanındaki görüşleri için okuyorum daha çok.

      Sil
  2. Birkaç kere okuduğum bir kitap ama hala zaman zaman okuduklarımı hatırlamam lazım diye düşünüyorum. Alıntılar çok güzel, bu kitaba dair birşeyler okumaktan memnuniyet duydum.

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Anadolu'nun Üç Şems'i

Şems güneş manasını ifade eden bir kelime. Arapça kökenli bir kelime.   Uzun zamandan beri kültür coğrafyamızda kullanılan isimlerimiz arasında yerini almış: Şems, Şemsi, Şemseddin vesaire. Şems ismi ile müsemma olan üç Şems var ki, bunlar tarih ve kültürümüzde yeni ufuklar açan şahsiyetler. Bu üç şahsiyetten Şems-i Tebrizi’yi Mevlana Celaleddin Rumi ile, Akşemseddin’i Sultan Fatih ile irtibatından biliriz. Fakat bir Şems daha vardır ki, O’nu bilenlerimizin sayısı azdır. Bu kişi Şemsi Sivasi Hazretleridir. Şu anda Sivas’ta medfun olup 4. Mehmed devrinde yaşadığı bilinmektedir. Bu yazıda Anadolu’nun üç Şems’i hakkında kısa bilgi verilecektir.   Şemsi Tebrizi Hazretleri Çoğumuzun Hz. Mevlana Celaleddin Rumi ile dostluğundan bildiği bir şahsiyet Şemsi Tebrizi hazretleri. Asıl ismi Mevlana Muhammed olan Şemsi Tebrizi hazretleri bugün İran hudutları içinde olan Tebriz’de dünyaya gelmiştir. Küçük yaşlardan itibaren din ilimlerinde gösterdiği kabiliyetle dikkat çekmiş,...

Dikkat! Derin Anlam İçerir

Yaklaşık iki senedir takip ettiğim bir facebook sayfası var: Pawel Kuczynski. Pawel Kuczynski bir çizer, bir sanatçı. Hicivsel çizimler yapıyor. Yaptığı çizimleri facebook sayfasında paylaşmaya devam ediyor. Sayfada birbirinden güzel, birbirinden anlamlı çizimler mevcut. Çizimlere hem hayran kalıyorum, hem de çizimler üzerinde derin derin düşünüyorum. Derin anlam içeren çizimler. Mükemmel tespitlere vesile olan bir gözlem yeteneği çizimlerde hissediliyor. Buyrun, çizimlere yakından bakın.

Yolgeçen Hanı Nerede?

Yolgeçen Hanı/Hasankeyf Günlük hayatta sürekli kullandığımız, anlamını tam anlamıyla bilmediğimiz/düşünmediğimiz bir tabir var: Yolgeçen hanı. Geleni gideni çok olan, sürekli misafiri olan yerler için kullandığımız bir tabir. Kimi zaman ‘ birader burası yol geçen hanı mı?’ şeklinde öfkemizi ifade ederken, kimi zaman ‘bizim mahallenin yolgeçen hanı burası, bu yoldan geçen buraya uğramadan gitmez’ şeklinde espirili bir dille kullandığımız tabir.  Anlamından dolayı kafelere, lokantalara özellikle de yol güzergahında bulunan tesislere verilen isimlerden biri.